kurak topraklar üzerinde…

kurak topraklar üzerinde…

Birçok yazarın romanlarına ve öykülerine konu olmuş, “Taş eksen oda biter bereketli Adana topraklarında” diye methiyeler düzülen Çukurova toprakları, susuzlukla kıvranıyor.



Birçok yazarın romanlarına ve öykülerine konu olmuş, “Taş eksen oda biter bereketli Adana topraklarında” diye methiyeler düzülen Çukurova toprakları, susuzlukla kıvranıyor.
Kışın yağmayan yağmur, sulama alanlarının azalması ve yeraltı sularının bitme noktasına gelmesi, Adana’da üreticiyi ne yapacağını bilmez hale getirdi. Yaşanan kuraklığa karşı kendi çapında bir dizi önlem alan üreticiler, su sorunu bu şekilde devam ederse önce tarımın biteceğini, daha sonra Adana’nın çöl olacağını dile getiriyorlar.

Buralar hep çöl olacak
Son yıllarda bulundukları köyde birçok yerin çoraklaşmaya başladığını anlatan Taner Çökük, “Artık havalar bu şekilde gideceğe benziyor. Biz de kendi çapımızda önlemler aldık. Damlama sulama yapıyoruz. Ama bunun için devletten destek alamadık” diyor. Yaşanan kuraklık yüzünden toprağın istediği suyu alamadığını aktaran Çökük, “Biz bir şekilde sulamaya çalışıyoruz ama doğanın kendisinin verdiği ile bir olmuyor. Bu arada kuyu suyunun ne zaman biteceğini de bilmiyoruz” diye konuşuyor. Bazı üreticilerin buğdayı bile sulamak zorunda kaldığını vurgulayan Çökük, ilk kez böyle bir olayın yaşandığına dikkat çekiyor. Çökük, tehlikeye şu şekilde dikkat çekiyor: “Önlem alınmazsa buralar hep çöl olacak.”

‘Yağmur duasına bile gittik’
Yaşanan kuraklık yüzünden ekilen ürünlerin artık eskisi gibi olmayacağını söyleyen üretici Yusuf Şahbudak, “Bu kuraklığı nasıl çözeceğimizi bilmiyoruz. Bir devlet baba vuruyor, bir Allah baba vuruyor. En son yağmur duasına bile gittik ama o da çözüm olmadı” sözleriyle çaresizliğini dile getiriyor. Su sorunu yüzünden artık çoraklaşan arazilerini kullanamayacağını belirten Şahbudak şöyle devam ediyor: “Kimse artık ucuza bir şey yiyemeyecek. Çiftçi artık korkarak iş yapar duruma geldi. Eskiden 600 kilo verim veren tarla, şimdi 300 kilo vermiyor. Üretici eskiden kendini ancak dengeliyordu. Şimdi de zararına çalışıyor.”

Topraklar kurudu
Ektiği her üründe, yaşanan hava koşulları yüzünden zarar gördüğünü dile getiren Mustafa Teksöz, “Su sorunu da buna tuz biber ekti. Toprak kurudu. Devamlı su ister duruma geldi. Sulama yapmadığımız zaman ürün kuruyor, toprak çatlıyor” diyor. Ektiği buğdayın kışın kurak geçmesinden dolayı erken hasat ettirdiğini anlatan Teksöz, yaşadıklarını anlattı: “Buğday ektim yağmur yağmadı. Bahar gelmeden gelen sıcaklar narenciyeyi bitirdi. Karpuzlar yağan doludan çürüdü. Havaların bu kadar dengesiz olması, en çok bizi etkiliyor. Elden de bir şey gelmiyor.”

Su savaşları yakın
Uzun zamdır çiftçilerin sorunlarının çözümü için Adana’nın çeşitli köylerini dolaşan Ziraatçılar Odası Adana Şube Yöneticisi Ali Duman, 2006 yılınında Ekim ayı ile başlayan kuraklığın, son ayda etkilerini göstermeye başladığını belirtiyor. Bitkilerin hava koşullarında yaşanan dengesizlik ve su sorunu yüzünden çeşitli hastalıklara kapıldığını vurgulayan Duman, bunun da üründeki verimi azalttığını ifade ediyor. Bundan en çok buğday ve narenciye üreticisinin etkilendiğini aktaran Duman, mart ve nisan aylarında yağmayan yağmurlar yüzünden buğdayların arzulanan gelişimi göstermediğini anlatırken, dekar başına 500-600 kilo beklenen hasadın 200 kiloya kadar düştüğünü belirtiyor.
Küresel ısınmanın, bitkilerin dengesini bozduğunu anlatan Duman, şunları dile getiriyor: “Yaşanan hava koşulları toprak su rezervlerini de azaltmıştır. Gelecek yıllarda su sorununun savaşlara neden olacağını da tahmin ediyorum.”

Erman Koçak
www.evrensel.net