Fotoğraf: Evrensel

Türkiye olağanüstü ortama sürüklenmek isteniyor

Polisin elini güçlendirmek için AKP’li milletvekillerinin Meclis Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifinin, “Türkiye’de insan hak ve özgürlükleri, demokrasi ve barış hiçe sayılıyor” şeklinde yorumlanırken kitle örgütü temsilcileri teklifin geri çekilmesini istediler


Polisin elini güçlendirmek için AKP’li milletvekillerinin Meclis Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifinin, “Türkiye’de insan hak ve özgürlükleri, demokrasi ve barış hiçe sayılıyor” şeklinde yorumlanırken kitle örgütü temsilcileri teklifin geri çekilmesini istediler. İnsan hakları temsilcileri, ‘AB’ye uyum’ adına daha önce yapılan düzenlemelerin de göstermelik olduğunun ortaya çıktığını belirttiler. Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili AKP Adıyaman Milletvekili Faruk Ünsal ise tekliften haberinin olmadığını iddia etti.
Demokratik haklar engellenecek
Yasa teklifini gazetemize değerlendiren İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Yusuf Alataş “Polis devleti olmak başka bir şey, terörle mücadele etmek başka bir şey. Bu teklif Türkiye’yi polis devletine dönüştürme tasarısı. Ulusal gösterilerde de polise olağanüstü yetkiler tanıyor” diye konuştu. Sunulan teklifle; demokratik hakların kullanılmasının engelleneceğini ve kitle örgütleri, meslek örgütleri üzerinde baskının artacağını belirten Alataş, “Demokrasi alanında sağlanan mesafeyi geri alacak bir tasarı. Terörle ya da şiddetle mücadeleden algılanacak şey polisiye tedbir değildir. Terörü önlemenin yolu adalet, eşitlik ve özgürlükten geçer. Bir hukuk devletinde terörle mücadelenin de hukuk sınırları içinde yapılması gerekir. Aksi takdirde en iyi devletin polis devleti olduğunu söylemek gerekir ki bu yanlıştır. Tasarı ile ne özel hayatın gizliliği ne de özgürlükler söz konusu olacak” dedi.
Meclis’e sunulan teklifin kabul edilemez olduğunu kaydeden Alataş, “En başta hukuk kurumları ve üniversitelerin bu tasarıya karşı çıkması gerekiyor. Büyük bir kampanya yürütülmelidir. Türkiye kötü bir dönemden geçiyor ancak demokrasiden asla taviz verilmemelidir” şeklinde konuştu.
Şiddet ve çatışmayı güçlendirir
Mazlum-Der Başkanı Ayhan Bilgen de “Tasarının uzun bir süreden beri bekletildiğini biliyoruz ancak son yaşanan olaylar kamuoyunda “terörle mücadele zafiyeti” gerekçesi ile böyle bir düzenlemeye zemin oluşturmuştur. Oysa özel hayata müdahale, örgütlenme özgürlüğünün kısıtlanması, dünyanın hiçbir yerinde güven ortamının sağlanmasına hizmet etmemiş, tam tersine şiddet ve çatışma ortamını güçlendirmiştir” dedi.
Bilgen, polisin yetkilerinin artırılmasının aynı zamanda diğer güvenlik birimlerinin de yetkilerinin genişlemesine fırsat vereceğini söyledi. Özellikle jandarmanın son dönemde şehir merkezleri dahil birçok yerde görev takibi adı altında yetkilerini aşarak çalıştığının bilindiğini belirten Bilgen şöyle konuştu; “Türkiye bu düzenleme ile seçim öncesinde fiili olarak bir olağanüstü ortama sürüklenmektedir. Adeta kamuoyundan saklanarak gerçekleştirilen bu düzenleme özgürlüklerle birlikte toplum güvenliğini de tehdit etmektedir.”
1 Mayıs polisin ön hazırlığıydı
“Türkiye’yi polis devleti haline getirmek istiyorlar. Türkiye’yi olabildiğince çok polisle yönetme anlayışı var. Böyle bir yasanın DİSK tarafından onaylanması mümkün değil” diyen DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu yapılacak düzenlemenin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Polisin elinin güçlendirilmesi halinde bundan en çok demokrasinin zarar göreceğine dikkat çeken Serdaroğlu, polisin zaten var olan yetkilerine kılıf yaratılmaya çalışıldığını ifade etti. “Toplumu kontrol altına alan bir anlayışı yerleştirmeye çalışacaklar. Ülkeyi yönetenlerin isteklerini olağanüstü karşılamamak gerekiyor. Zaten olan kontrol altına almaya çalışan bir anlayış” şeklinde konuşan Serdaroğlu, 1 Mayıs’ta tüm Türkiye’nin polisin tavrına tanık olduğunu belirtti. 1 Mayıs’ı “polisin ön hazırlığı” şeklinde tarif eden Serdaroğlu, Türkiye’ye yakışmayacak yasal düzenlemeleri görüyoruz bu devletin bir ayıbı olur” dedi.
Vekillerin haberi yok!
Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili AKP Adıyaman Milletvekili Faruk Ünsal “Takip etmedim. Bilgim olmadığı konu hakkında görüş vermek istemiyorum” diyerek açıklama yapmak istemedi.
Hakkari milletvekili Esat Canan ise “Benim haberim yok. Bir görelim ondan sonra değerlendirme yapalım” diye cevap verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Hasan Aydın da teklifle ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını, dolayısıyla görüş veremeyeceğini belirtti. (İstanbul/EVRENSEL)
Demokrasi rafa kaldırılacak
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul: Yaşanan olumsuz olayları gerekçe göstererek kimse Türkiye’yi polis devleti haline getirmeye çalışmamalı. Bu tamamıyla antidemokratik tasarıdır. Bu tasarı AKP’nin demokrasi cilasının gerçeği yansıtmadığının bir göstergesidir. Eğer uygulama bu haliyle geçerse bu demokrasinin rafa kaldırılması ve Türkiye’nin polis devleti haline gelmiş olması demektir. Tasarının yasalaşması ve uygulanması halinde Türkiye için demokrasi ve özgürlüklerden bahsedilemez.
Mustafa Öztaşkın (Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı): Türkiye’nin ilerlemesi gereken yol demokratikleşmedir. İçinden geçmekte olduğumuz dönemde ciddi sorunlar yaşıyoruz ama karşılaştığımız her sorun demokrasi, barış, insan hak ve özgürlükleri temelinde çözülmelidir. Bu tasarı dünyada örnekleri çok az görülen bir tasarı. Tasarı bugünün koşullarında tamamen demokrasi dışı yöntemleri dikta rejimlerini andıran herkesin baskı altına alındığı özgürlüklerin kısıtlandığı anlamına gelir. Yapılması gereken özgürlüklerin genişletilmesidir ve demokratik yöntemlerle çözülmesi gerekir.
Demokratik kuruluşlar özgür çalışamadığı takdirde her an baskı ile karşılaşacağını ve tehdit kendini altında hissettiği zaman işini yapamaz ve toplumun gelişimine de katkı sunmaz.
Serpil Savumlu
www.evrensel.net