YAŞADIKÇA

  • Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer’in, Nükleer Santral Yasası’nın veto ettiği maddeleri, nükleercilerin maskesini indirmiştir.


    Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer’in, Nükleer Santral Yasası’nın veto ettiği maddeleri, nükleercilerin maskesini indirmiştir.
    Bu maddelere baktığımızda, davulun halkımızın boynunda, tokmağınsa yerli yabancı işbirlikçilerin elinde olacağı açıktır. Nükleer santralların söküm masraflarının, kuruluş masraflarının iki-üç katını bulduğunu artık herkes bilmektedir. Ama nedense bu yasayı hazırlayanlar, bu tür gerçekleri yok saymaktadırlar. Söküm masraflarını da kamunun sırtına yüklemeye çalışmışlardır. Aslında nükleer yasasına baktığımızda, tamamıyla kamunun zararına olduğunu görmekteyiz. Ve bunun hiçbir haklı gerekçesini ortaya koyamadıkları da bir gerçek olarak ortada durmaktadır. Yasanın genel gerekçe kısmına bile baktığınızda, az çok enerji teknolojilerinden anlayan sıradan insanların bile bu gerekçelerin geçersiz olduğunu göreceği açıktır. Yani bu palavraları anlamak için uzman olmaya gerek yoktur.
    Bir enerji üretim veya tüketim teknolojisini değerlendirirken, enerji birim maliyetinin hesaplanmasında, beşikten mezara kadarki maliyeti hesaplamak gerekmektedir. Bu maliyetlerin içerisine çevresel etkileri mutlaka katmak gerekir. Çünkü çevresel etkiler göz önüne alınmazsa orta ve uzun dönemde ortaya çıkacak zararlar çok daha büyük olmaktadır. Çevreye verdiğiniz zararın karşılığı elde edeceğiniz katma değerin yüzlerce katını harcasanız, çevreye verdiğiniz zararı düzeltemezsiniz. Oysa en ucuz yöntem, oluşacak zararı baştan önlemektir. Tıpkı hastalığı önlemek için yapacağınız koruyucu önlemlerin maliyetinin, hastalığı tedavi etmek için yapacağınız masrafların yanında devede kulak kalması gibi…
    Aslında bu yasanın bütünüyle gündemden kalkması gerekmektedir.
    Çünkü nükleer santrallar:
    - Enerjide ve teknolojide dışa bağımlılığı artıracaktır.
    - Beşikten mezara kadarki maliyetine baktığımızda, çok pahalıya mal olacaktır, ekonomik değildir.
    - Temiz bir enerji kaynağı değildir, tehlikelidir.
    - Nükleerci emperyalistlerin amacı, ülkemizi Hindistan gibi nükleer çöplük olarak kullanmaktır.
    Diğer yandan ülkemizin kendi öz kaynakları, elektrik enerjisi gereksinimimizi 2030-2040 yılına kadar karşılayabilir. Yeter ki enerjinin etkin kullanımı çalışmalarına hız verilsin. Enerjinin etkin kullanımı; enerji üretim sistemlerinden son kullanım teknolojilerine kadar, bütün alanı kapsamaktadır. İzlenecek sanayi politikaları da bunun içerisinde yer almaktadır. Ama bu konuda da karar vericilerin ülkemizi, diğer emperyalist ülkelerin ağır işlerini yapan; yükte ağır, pahada hafif sektörlere yönelttiğini görmekteyiz. Oysa her dönemi kendi ortamında değerlendirmek gerekiyor. Dünün ileri teknolojisi bugünün geri teknolojisi olabilmektedir. Günümüzde kalkınmışlığın ölçütü değişmiştir. Günümüzde kişi başına ne kadar enerji tükettiğiniz değil, kişi başına düşen GSMH’deki artış ve enerjiyi ne kadar etkin kullandığınız, ekonomik gelişmişliğin ölçütüdür.
    Cumhurbaşkanı, yasanın üç maddesini veto etmiştir. Ama nükleerci lobiler boş durmayıp bu projelerini bu hükümete veya sonraki hükümetlere uygulatmak isteyeceklerdir. Yasa, sanırım bugün saat 11.00 sularında tekrar Meclis’te görüşülecek ve büyük bir olasılıkla Cumhurbaşkanı’na gönderilecektir. Bunu durdurmanın tek yolu; toplumun bu konuda uyanık olması ve işin başındayken bunu engellemesidir. Tersi durumda, bu sorundan kurtulmanın bedeli halkımıza çok pahalıya mal olacaktır. Üç-beş çıkarcının zengin olması için ulusal ve toplumsal çıkarlarımızı kurban etmememiz gerekir. O nedenledir ki kısa dönemli değil, beşikten mezara kadarki süreç göz önüne alınarak tercihler yapılmalıdır.
    ***
    Ankara’da Ulus’taki Anafartalar Çarşısı’da yapılan katliamın sorumlusu kim olursa olsun, her zaman lanetle anılacaklarını söylemek istiyorum. Hiçbir gerekçe, masum insanların böyle haince ve kalleşçe katledilmesini haklı gösteremez. Saldırıda yaşamını yitiren yurttaşlarımızın ailelerinin ve halkımızın başı sağ olsun. Bir gün bu ülkede; emperyalizmi ve maşalarını bu halk mutlaka cezalandıracaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın!
    Enver Şat
    www.evrensel.net