TEKEL işçileri oyunu düşünerek kullanacak

TEKEL Rakı, Beykoz’la bütünleşen fabrikaların arasında yer alıyor. Ve Beykoz’a kimliğini veren Paşabahçe Cam ve Deri Kundura fabrikalarının ardından üretimine son verildi.


TEKEL Rakı, Beykoz’la bütünleşen fabrikaların arasında yer alıyor. Ve Beykoz’a kimliğini veren Paşabahçe Cam ve Deri Kundura fabrikalarının ardından üretimine son verildi. Onyıllar boyunca Beykozluların karnını doyurun bu fabrika, hükümetin uyguladığı özelleştirme politikaları nedeniyle bu hale geldi. Fabrika işçileri ve aileleri ise AKP’ye tepkili.
15 yıldır Paşabahçe Rakı Fabrikası’nda çalışan Muharrem Uzuner, ekmeklerini ellerinden alan AKP hakkında olumlu hiçbir düşüncesi olmadığını söyledi.
Fabrikadaki işçilerin, AKP’nin gerçek yüzünü gördüğünü, önümüzdeki seçimlerde en fazla bir-iki kişinin AKP’ye oy vereceğini söyleyen Uzuner, “Biz sadece kendimizi değil ailemizin de AKP’ye oy vermesini engelleriz. Aslında bunları buraya getirenler biziz. Bunların yaptıklarını görüp oy vermemeliyiz” diye konuştu. 40 yaşına geldiğini ve iş bulmakta zorlandığını dile getiren Uzuner, mecburen 4-c’yi kabul etmek zorunda kaldıklarını kaydetti.
İşçiler atıldı
Tek Gıda-İş 5 No’lu Şube eski Başkanı Abdullah Çolak, Türkiye genelinde yürütülen özelleştirme politikalarından TEKEL’in de nasibini aldığını belirtti. Paşabahçe Rakı Fabrikası’nın Amerikalı bir şirkete satılacağının açık olduğunu, ancak gelecek tepkileri göze alamadıkları için önce Mey İçki’ye ardından asıl sahibi Teksas Grup’a satıldığını anlatan Çolak, özelleştirmenin ardından ilk olarak işçilerin işten atıldığını kaydetti.
Fabrika özelleştirilirken 5 artı 5 yıl iş güvencesi verildiğini, ancak 2 yılda işçilerin işten atıldığını anlatan Çolak, “Özelleştirme sürecinde AKP’yi değerlendirmek gerekir. Bu özelleştirmeleri görünce içim burkuluyor. TEKEL belki ülkenin stratejisi açısından önemli. İstihdam açısından çok kötü oluyor. İşçisini, üreticisini işsiz bırakıyor. Ülkenin ekonomisini sırtlayan kuruluşlar özelleştiriliyor” dedi.
“Bir başbakan çıkıp ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nde eşbaşkanım’ diyorsa, bu iktidarın meşruluğu tartışılır. Bunu savunan iktidar hakkında yorum yapmak bile yanlış” diyen Çolak, halkın seçimlerde iyi düşünmesi gerektiğini ifade etti.
‘Kızmak yetmez!’
4-c uygulamasını, ‘işçilere ölümü gösterip sıtmaya razı etmek’ diye yorumlayan Çolak, 4-c’ye iyi demediğini, ancak çalışmak zorunda oldukları için kabul ettiklerini anlattı. “Biz çalışanlar, hep bizi yönetenlere kızıyoruz. Biz vatandaşlık görevini yerine getirmiyoruz. AKP seçimden önce ‘Rakıyı özelleştireceğim’ dedi. Ama ne oldu; bizim fabrikamızdan bir sürü kişi AKP’ye oy verdi. 12 Eylül’den sonra iktidara gelen bütün hükümetler özelleştirme yanlısı hükümetlerdi. O zaman bu siyasi fikre karşı siyasi olarak hareket etmek gerekiyor” diyen Çolak, kızmanın, yakınmanın yetmediğine; siyasal mücadelenin içerisinde olmak gerektiğine dikkat çekti. (İstanbul/EVRENSEL)
Gökhan Durmuş
www.evrensel.net