KPSS kalkmalı

Bir öğretmen adayı daha ne kadar mağdur edilebilir, ya da ne kadar kaosa sürüklenebilir? Sanırım bunun bir ölçüsü ya da sınırı yok ki eğitim fakültesini kazanan biri, ilk yıldan itibaren mezun olunca hemen “atanabilecek miyim” diye kaygılanmaktan, panik yaşamaktan kendini alamaz hale geldi.


Bir öğretmen adayı daha ne kadar mağdur edilebilir, ya da ne kadar kaosa sürüklenebilir? Sanırım bunun bir ölçüsü ya da sınırı yok ki eğitim fakültesini kazanan biri, ilk yıldan itibaren mezun olunca hemen “atanabilecek miyim” diye kaygılanmaktan, panik yaşamaktan kendini alamaz hale geldi.
Ben ve birçok eğitim emekçisi arkadaşım, 2000 yılından beri öğretmen adayıyız. Öğretmen sözcüğü ve onun eylem hali son derece güzel. Bunu biliyorum; çünkü fiilen uygulama şansı bulamasam da o hazzı biliyorum. Adaylık ise adı üstünde; adaylık, aday olmak.
Normalde üniversiteyi bitirdiğimiz anda öğretmen olmamız gerekir. Eskiden öğretmen okulu ve eğitim enstitüsü vardı ve bu kurumlara girenlere, ilk yıllarından itibaren öğretmen denirdi. Durum şimdi tam tersi... Üniversiteye girmek çok zor, girip de çıkmak tam bir eziyet. Çünkü ister bir eğitim fakültesi mezunu olalım, ister pedagojik formasyonlu fen-edebiyat mezunu olalım; öğretmen olarak atanmak için stres yüklü sınavlardan geçmek zorundayız. 1999 yılında, bir yaratıcı bilinç tarafından ortaya atılan ve öğretmenleri eleme mantığını barındıran DMS’yi çıkardılar. Ancak bu, o yıl meydana gelen, yürekleri parçalayan Marmara depremi nedeniyle bir yıl sonraya ertelendi. Tam da bana ve benim dönemimdekilere, ‘milenyum çağı’ olarak adlandırılan devre denk geldi. 2000 yılında öğretmen olmanın şartı olarak bize dayatılan sınavda başarılı olma ölçütü olarak, belli bir puan alma zorunluluğu getirildi. Bir yıl sonra sınavın adı KMS oldu ve ondan sonraki yıl ise şimdiki varlığını sürdüren KPSS. Kendi alanlarımızda uzmanlaşıp hatta üniversiteyi derece ile bitirmiş olmamıza rağmen; bu sınavlarda aldığımız puanlar, geri zekalı olduğumuzu düşünmemize yol açtı. Şimdi siyasiler, 6 yıldan beri öğretmen adaylarına yapılan bu haksızlığı kaldırmak adına, bizleri daha da zorlayacak; KPSS sınavının yanında bir de Öğretmenlik Alan Sınavı getirdi. Bunun gerekçesi olarak da güya biz alanlarımızda sınav olmak istiyormuşuz. Hayır; biz, sınav istemiyoruz. Sınavlar istemiyoruz. Neyse ki sonunda umutlu bir gelişme yaşadık. Eğitim Sen’in açtığı davada Danıştay, alan sınavının yürürlüğünü durdurdu. Bu kararın ardından 5 gün geçti, fakat bakanlık herhangi bir açıklama yapmadı. Aylarca önce, alan sınavı ve KPSS sınavından alınan puanların ortalamasına göre öğretmen ataması gerçekleştirileceği duyuruldu, ve bu resmileştirildikten sonra duyurulduğu için biz öğretmen adayları, ders çalışma enerjimizi de yüzde elli böldük. Alan sınavı olacak diye alanlarımızda da ders çalıştık ve şimdi bu sınav iptal olduğu için KPSS’nin de geçerliliğini yitirdiğini düşünüyoruz. Bu yüzden KPSS kalkmalı.
Sefa Yalçıntekin
www.evrensel.net