7/24 hizmet mi? Sağlıkta kaos mu?

7/24 hizmet mi? Sağlıkta kaos mu?

İzmir’de, ‘7 gün 24 saat hizmet’ sloganıyla pilot uygulamasına başlanan aile hekimliği projesi hastaları vuruyor.


İzmir’de, ‘7 gün 24 saat hizmet’ sloganıyla pilot uygulamasına başlanan aile hekimliği projesi hastaları vuruyor. Sağlık ocaklarının kapatılarak aile hekimliği merkezlerine dönüştürülmesi ile 14 Mayıs’ta başlayan aile hekimliği pilot uygulaması aşılama, gebe kontrolü ve rutin kontroller gibi koruyucu sağlık hizmetlerini yapılamaz hale getirirken, acil şikayetlerle aile hekimine başvuran hastalar bile hizmet alamıyor.
Aile hekimine başvuran bazı acil hastalar sağlık hizmetinden faydalanamazken, birinci basamak sağlık hizmetinin temel amacı olan koruyucu sağlık hizmetlerinin hiçbiri yapılamıyor.
Acil hasta hekim bulamadı
Bu durumun en son örneği ise Balçova ilçesinde bulunan; Balçova 3 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde yaşandı. Kronik tansiyon ve şeker hastası olan Fazilet Kurt, geçtiğimiz gün saat 13.00 sularında yüksek tansiyon şikayetiyle Balçova 3 No’lu Aile Hekimliği Merkezi’ne başvurdu. Fakat onlarca hastanın muayene olmak için başvurduğu aile sağlığı merkezinde görevli hekim yoktu. Tansiyonu çok kritik seviyelere ulaşan, beyin kanaması ve kalp krizi geçirme riskiyle karşı karşıya bulunan Fazilet Kurt’a, aynı binada bulunan Toplum Sağlığı Merkezi’nde adli görev nöbeti tutan hekimler müdahale etti. Toplum Sağlığı Merkezi’nde görevli hekimler tarafından dilaltı hapı ve iğne ile tansiyonu düşürülen Kurt, aile hekimleri dışındaki hekimlerin yazdığı reçeteler sigorta kurumları tarafından ödenmediği için tekrar aile hekimine yönlendiriliyor. Müdahalenin ardından bir saat geçtikten sonra aile hekimi, aile sağlığı merkezine geliyor. Birçoğu acil olan hastalardan ikisini muayene edip “Reçetem bitti. Ben eve gidip reçete alıp geliyorum” diyerek aile sağlığı merkezinden çıkıyor. Bir süre bekleyen hastaların bir kısmı eczaneye gittiklerinde, aile hekimlerinin orada oturduğunu görüyor.
“Daha kötü şeyler olabilirdi”
Olayın ardından evinde görüştüğümüz Fazilet Kurt, aile hekiminin daha sonra odasına giderek hastaları muayene etmeye başladığını, fakat kendisiyle yine ilgilenmediğini belirtti. “Aile hekimimiz benimle hiç ilgilenmedi. Hastalığımla ilgili hiçbir şey sormadı. Sadece daha önce kullandığım ilaçları kimin yazdığını sordu. Daha sonra beni 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirdi” diyen Kurt, yetkililerin halkı kandırdığını belirtti. Aile hekimliğinin “7 gün 24 saat hizmet verecek. Gerekirse evinize gelip sizi tedavi edecek” denilerek tanıtıldığını söyleyen Kurt, “Ben o halimle doktorun ayağına gittiğim halde benimle ilgilenmedi. Tansiyonum çok yüksek olmasına rağmen kimse yoktu. Diğer doktorlar müdahale etmese çok kötü şeyler olabilirdi. Tansiyon çok kritik bir şey; kör olabilirdim, beyin kanaması geçirebilirdim” dedi. Eskiden sağlık ocaklarında daha iyi hizmet aldıklarını, kronik rahatsızlığı olduğu için sürekli sağlık ocağındaki doktorların takibinde olduğunu belirten Kurt, aile hekimliğine başvurduğunda bebeklerin, yaşlıların beklediğini, hatta kanamalı bir hastanın bile kıvranarak doktor beklediğini, fakat hiçbir aile hekiminin orada bulunmadığını söyledi.
İbret belgesi
Konuyla ilgili görüşünü aldığımız SES İzmir Şube Yöneticisi Dr. Ergun Demir, halkın kandırıldığını belirtti. “Gün boyu hizmet verilecek”, “Telefon açtığınızda evinize gelecek” denilerek tanıtılan aile hekimliğinde, kronik rahatsızlığı bulunan bir hastanın çok tehlikeli seviyelerde tansiyon şikayetiyle başvurmasına rağmen müdahale edilmemesinin ibret belgesi olduğunu söyledi. Sadece bu olayın bile halk sağlığının önümüzdeki günlerde ne kadar tehlikede olduğunu gözler önüne serdiğini söyleyen Demir, Sağlık Bakanlığı’na seslenerek “Uygulamanın halkın sağlığıyla oynadığı çok açık. Bu inattan vazgeçin” diye konuştu.
“Korkunç bir yaz geçireceğiz”
Yaşanan olayın, dikkat çektikleri sağlık sorunlarından sadece biri olduğunu belirten Pratisyen Hekimlik Derneği İzmir Şube Yöneticisi Dr. Habibe Güneş ise sistemin uygulandığı bütün bölgelerde bundan çok daha ağır olayların yaşandığını söyledi. İzmir’i ve pilot seçilen diğer illeri bulaşıcı hastalıklar yönünden korkunç bir yaz ayının beklediğini söyleyen Güneş, hekimlerin sahada bulaşıcı hastalıklarla ilgili olarak hiçbir çalışma yapamadığını belirtti. Rutin laboratuvar hizmetlerinin, aile planlaması hizmetlerinin, halk eğitimi çalışmalarının, gebe, bebek ve çocuk izlenimlerinin yapılamadığını; aile hekimlerinin yapması gereken aşılamaların ise toplum sağlığı merkezlerinden görevlendirilen hekimler tarafından yapıldığını belirten Güneş, bu hizmetlerin verilememesinin karşılığının ise İzmir’de bir sağlık kaosunun ortaya çıkması ve salgın hastalıklar anlamına geldiğini söyledi. (İzmir/EVRENSEL)
Ozan Sürücü
www.evrensel.net