‘Barış ve diyaloga ihtiyaç var’

Antalya Barış Girişimi, “Seçime Doğru Türkiye Barışını Arıyor” başlıklı bir panel düzenledi. AKM Cam Piramit Düden Salonu’nda yapılan panele Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen, SDP MYK Üyesi Mustafa Kahya, Gazeteci-Yazar Yüksel Genç, Sendikacı İlhan Karakurt ve Avukat Münip Ermiş konuşmacı olarak katıldı. Panelin açılış konuşmasını ise Dr. Kubilay Döşeyen yaptı.


Antalya Barış Girişimi, “Seçime Doğru Türkiye Barışını Arıyor” başlıklı bir panel düzenledi. AKM Cam Piramit Düden Salonu’nda yapılan panele Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen, SDP MYK Üyesi Mustafa Kahya, Gazeteci-Yazar Yüksel Genç, Sendikacı İlhan Karakurt ve Avukat Münip Ermiş konuşmacı olarak katıldı. Panelin açılış konuşmasını ise Dr. Kubilay Döşeyen yaptı.
Barışın ortak dili ve barış için ortak mücadelenin önemine değinen Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen; barışın çatışmasızlık demek olmadığını, çatışma yoksa bile baskı, adaletsizlik ve eşitsizliğin olduğu yerde barıştan söz edilemeyeceğini söyledi. Bilgen “Seçim atmosferinin kalabalığından istifade ederek, sınırlara yığınak yapıyor, güvenliği sadece baskıya indirgeyen ‘Polis salahiyet ve vazife’ yasasını geçiriyorlar“ dedi. Bilgen şöyle devam etti: “Barışın, insanlığın ortak vicdani dili olması için geçmişle yüzleşmeli ve bugünün kirletilmesine daha fazla izin verilmemelidir. Halk iradesinin politikaya dahil edilmesi ve belirleyici olması bakımından seçimler bir avantajdır. Bunun yolu ortak mücadeleden geçer.”
Mustafa Kahya ise ülkenin demokratikleşmesinin önünde iki büyük engel olarak işaret ederek ‘askeri siyaset rejimi’ ve ‘Kürt sorunu’ çözülmedikçe, düşünce ve vicdan özgürlüğünün olamayacağını “Ya gerçek demokrasi ya hiç” sözleriyle ifade etti. Gazeteci Yüksel Genç de Türkiye’deki takiyeci demokrasi anlayışı sonucu “birlik” kavramının “teklik” olarak algılatılmaya çalışıldığını söyledi.
Sendikacı İlhan Karakurt, Türkiye’nin; içinde barış da olan geleceğini aradığını ve buna en çok işçi ve emekçilerin ihtiyaç duyduğunu söyledi. “Darbelerden, sıkıyönetimlerden, gerginlik ve kaos ortamlarından en çok sendikalar zarar görmüştür” diyen Karakurt, sendikaların ise siyasi alana kendi talepleri ile müdahale etmekte zayıf kaldıklarını kaydetti.
Yasalar ve Kürtler
Avukat Münip Ermiş ise Kürtlerin yasalarda “Yerel ve bölgesel dillerde yayın” yasasına dahil “yerel ve bölgesel dilleri kullanan vatandaş” olarak yer aldığını belirtti. Siyasi olarak ise egemenlerin, Kürt sorununu terör sorunu olarak gördüğünü dile getiren Ermiş, baskı ve hukuk dışı keyfi uygulamaların son örneklerinden gazete kapatmalarını ‘hukukun kendi varlığıyla çelişmesi’ olarak nitelendirdi. Ermiş, çözüm olarak silahların değil, barış ve diyalogun gereğini vurguladı. (Antalya/EVRENSEL)
www.evrensel.net