Erciş’te köylüler kaderlerine terk edildi

Erciş’te köylüler kaderlerine terk edildi

Van’ın Erciş ilçesinde geçtiğimiz pazar günü meydana gelen sel felaketinin ardından evlerini, hayvanlarını ve ekinlerini kaybeden köylüler, kaderlerine terk edildi.


Van’ın Erciş ilçesinde geçtiğimiz pazar günü meydana gelen sel felaketinin ardından evlerini, hayvanlarını ve ekinlerini kaybeden köylüler, kaderlerine terk edildi. 2 yıl önce bölgenin afet bölgesi olarak ilan edildiğini ve taşınma kararı alındığını anlatan köylüler, şu ana kadar bu konuda herhangi bir gelişmenin yaşanmadığını belirtti.
Zilan Deresi’nin 2 gün önce taşması sonucu, dere kenarında bulunan 4 köy sular altında kalırken, 2 kişi yaşamını yitirdi. Köylerde yaklaşık bin hayvan telef oldu, 50 ev kullanılamaz hale geldi ve ekili araziler tümüyle tahrip oldu. 2005 yılında afet bölgesi ilan edilerek taşınmasına karar verilen bölgeye, sel felaketinin üzerinden 2 gün geçmiş olmasına rağmen herhangi bir yardım ulaştırılmadı.
‘Bizi ölüme terk ettiler’
Köycük (Kerx) köyünde oturan Halit Ateş, köyün daha önce afet bölgesi ilan edildiğini, ancak gerekli önlemler almadığını için selin köydeki her şeyi alıp götürdüğünü belirtti. Ateş, “30 koyunum vardı, hepsi öldü. Tek geçim kaynağım hayvanlarımdı ama onları da sel aldı. Şimdi ne yatacak bir yatağımız var, ne de yiyeceğimiz. Perişan bir haldeyiz. Halimizi gören kimse yok” dedi.
Yetkililerin sadece köye gelip baktıklarını, daha sonra bir daha uğramadıklarını belirten Ateş, “İki sene önce bizi buradan başka yere götürmeleri için kaymakamlığa ve ilgili yetkililere müracaatta bulunduk. Ama bir sonuç alamadık. Hatta 20 gün önce de kaymakama yeniden bir dilekçe verdik; ‘Sel gelip bizi alacak, bize yardım edin’ dedik ama ilgilenen olmadı. Köye sel vurduğu zaman bile aynı duyarsızlığı gösterdiler, aynı duyarsızlığa devam ettiler. Bizi ölüme attılar” diye konuştu.
‘İki gündür aç susuz bekliyoruz’
Köycük’te yaşayan Salih Işık ise köy çevresine sadece 15 dakika boyunca yağmur yağdığını ve bu kadar kısa bir sürede köyün su altında kaldığını anlattı. Selin köyde ne varsa alıp götürdüğünü dile getiren Işık, şunları dile getirdi:
“Şu an köy olarak perişan bir haldeyiz. Kendi yaralarımızı kendimiz sarıyoruz. 48 saattir kimse gelip durumumuzu sormadı. Yetkililer vatandaşlarına karşı çok duyarsız. 2 gündür aç susuz halde yardım bekliyoruz. İmkanlarımız da kalmadı. Bundan sonra ne yapacağız? Yetkililerden buraya bir an önce yardım göndermelerini istiyoruz.”
‘Bizi güvenli bir yere taşısınlar’
Rukiye Bilmez isimli köylü de bir anda kendilerini felaketin içinde bulduklarını ifade ederek yaşadıklarını şöyle anlattı: “Şu an perişan haldeyiz. Hiçbir şeyimiz kalmadı. İki gündür sel bizi vurdu ama daha bir yardım gelmedi. Yetkililer gelip buralara bir göz atıp gidiyorlar. Biz onlardan evlerimizi buradan taşımalarını istiyoruz. Buralarda her sene aynı manzaralar yaşanıyor. Sel, her yıl can ve mal kaybına neden oluyor. Bizi daha güvenli bir yere taşısınlar.”
Kardoğan köyünde oturan Mehmet Kırmızı da kendilerine herhangi bir yardım ulaştırılmadığını belirterek “100 hanelik köy yaşanmaz bir durumda. Köyde can kaybı olmadı ama maddi kaybımız çok büyük. Köyde herkes bu soğukta ve yağmurlu havada dışarıda. Ne bir çadır, ne de giyecek, yiyecek getirdiler. Devlet bizi kaderimizle baş başa bıraktı. Bir devlet kendi vatandaşlarına bu kadar duyarsız, ilgisiz olmamalı. Batı’yı sel vurduğu zaman seferber oluyorlarsa, buraya da aynı duyarlılığı göstermelidirler” diye konuştu.
‘2005’te köyün taşınması için dilekçe verdik’
Köycük Muhtarı Abdullah Tunç ise 2005 yılında kaymakamlığa, köyün taşınması için dilekçe verdiklerini söyledi. Dilekçelerden sonra, inceleme yapılarak köyün afet bölgesi ilan edildiğini anlatan Tunç, “Eğer sel köyü vurmasaydı, yetkiler köye gelip inceleme yapacaklardı ve rapor hazırlayıp köyü başka yere taşıyacaklardı. Ama köyü sel vurduktan sonra inceleme gerçekleşmedi” dedi. (Van/DİHA)
Ercan Öksüz
www.evrensel.net