Keneye karşı ne yapmalı?

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı ile ilgili olarak, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Doç. Dr. Murat Arslan sorularımızı yanıtladı. Kene ısırması sonucunda çok sayıda vatandaşımızın ölümüne ...


Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı ile ilgili olarak, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Doç. Dr. Murat Arslan sorularımızı yanıtladı.
Kene ısırması sonucunda çok sayıda vatandaşımızın ölümüne neden olan bu hastalığın nisan-ekim ayları aralığında etkin olmasının beklendiğini ifade eden Arslan; "Çünkü bu dönem hastalığı bulaştıran kenelerin aktif oldukları dönemdir. Keneler gelişim dönemlerini tamamlayabilmek ve yumurtlayabilmek için kan emerler. Olgun dişi keneler kanla doyduktan sonra genellikle bu hayvanı terk edip merada yumurtlarlar. Tek bir kene binlerce yumurta yapabilir. Çıkan larvalar otlar arasında, üzerine yapışacağı hayvanı bekler" dedi. Çok sayıda kene türünden yaklaşık 30 tanesinin KKKA hastalığını bulaştırdığını anlatan Arslan, "Hastalık kenelerin kan emmesi sırasında Nairovirus soyundan virusları hayvanlardan insanlara bulaştırmasıyla veya başka yollarla ortaya çıkmaktadır. Virus kenelerin konakladığı hayvanlara bulaşmasına rağmen ciddi bozukluklara neden olmuyor, insanlarda ise ölümle sonuçlanabiliyor. Özellikle küçük omurgalılar ve yerde beslenen kuşlar keneleri enfekte eder. Türkiye'nin bulunduğu coğrafya bu kenelerin yaşamları için uygun şartları sağlar" dedi.
"Keneler birçok hastalığın nedeni"
Kenelerin sadece KKKA hastalığını değil, daha birçok hayvandan insana bulaşan çeşitli zoonoz (insanlar ve hayvanların birbirine bulaştırabildikleri ve her iki gruba dahil bireylerde ortak olarak şekillenen hastalıklar) hastalıkların da taşıyıcısı olduğunu belirten Arslan, risk gruplarının özellikle üreticiler, tarım çalışanları, veteriner hekimler, çobanlar, mezbaha çalışanları, kasaplar, sağlık çalışanları, askerler, kampçılar, gıda ve gıda yan sanayi çalışanları olduğunu söylerken "İnsanlara bulaşma genellikle, enfekte kenelerin ısırması, kesilen havanlardan virus etkenlerinin kan ve dokularla temas edenlere bulaşması, hasta hayvanların salgıları ve laboratuvar ortamlarından olmaktadır" diye konuştu.
"Kenelerin kontrolü zor"
Kenelere karşı en etkili kontrolün, ilaçla yapılan mücadele olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Murat Arslan ilaçlara karşı direnç geliştiren ve hızlı üreyen kenelerin kontrol edilmelerinin belli sebeplerle zor olduğunu belirtti. Kenelere karşı geliştirilmiş bir aşı da bulunmuyor. Arslan'a göre yapılması gerekenlerin başında kenelerin yaşam alanlarından uzak durmak geliyor. "Böcek uzaklaştırıcı ilaçlar yararlı olabilmektedir. İnsanlar üzerinde tespit edilen keneler uzmanların yardımıyla bir pens ile çıkarılmalıdır" diyen Doç. Dr. Arslan, elle yapılan müdahalede genellikle kenenin virus taşıyan salgısını deri içine bırakmasına neden olduğunu kaydetti. Hayvanlar konusunda ise Arslan; "Hayvanların kenelerden korunabilmesi için öncelikle barınaklardaki yarık ve çatlakların kapatılması gereklidir. Özellikle hayvanların yoğun olarak bulunduğu dinlenme ve sulama alanları, gübre birikim bölgeleri, ağıl ve ahırlar ilaçlanmalıdır" dedi. (İstanbul/EVRENSEL)
Nihat Karadağ
www.evrensel.net