Maden-İş Ankara Kongresi ve Soma

3 Haziran günü sendikamızın genel merkez yönetimi seçilecek. Şubemiz de bu kongreye üst kurul delegeleri ile katılacak. Ve bu kongrede mevcut yöneticiler tekrar aday olacaklar.


3 Haziran günü sendikamızın genel merkez yönetimi seçilecek. Şubemiz de bu kongreye üst kurul delegeleri ile katılacak. Ve bu kongrede mevcut yöneticiler tekrar aday olacaklar.
Kongreler, yönetimlerin geçmiş ve gelecek dört yıllarının değerlendirildiği, yöneticilerin işçiler adına neler kazandırıp neler kaybettirdiğinin notlarının verildiği karar organlarıdır. Delegeler de temsil ettikleri bölgelerindeki tüm işçiler adına not veren vekil öğretmenlerdir bir anlamda. Mevcut yönetimi bu açıdan değerlendirdiğimizde ise üye sayısı hızla düşen Sivas ve Çorum başta olmak üzere pek çok şubeyi kapatan, Kütahya dışında ciddi bir işçi alımı yaptırılmayan bir tablo ile karşılaşıyoruz. Kapatılan şubelerin delegesi olmadığı için Ankara’da bunları soramayacaklar belki. Ama konuya Soma açısından baktığımızda ise Soma’nın, mevcut yönetimin yaptıklarının hesabını sorma şansı, hatta hakkı var elbette. Ne mi sorulacak? Herkes biliyor ama ben yine de mevcut yönetimin Soma’ya neler yaptığını sıralayayım:
Karanlıkdere satılırken eylemlere, hatta mitinge bile gelmeyenler. Sorun Soma’da iken başkanlar kurulunu Yatağan’da toplayanlar. Maden-İş Dergisi Mayıs 2006 sayısındaki üç sayfalık başkanlar kurulu konuşmasında, Karanlıkdere için tek kelime bile etmeyenler.
Konya’daki jübile törenine tam kadro gidip Soma’daki mitinge iki kişi gelenler. Altın madeni sözleşmesi için Soma’daki eylemi feda edip Bergama’dan sonra Soma’ya geçerken uğrayanlar. Seçim dönemi Soma’da adeta kamp kurup eylem günlerinde sadece iki defa Soma’ya gelenler. Kütahya’da yeraltına yerel sınavla işçi aldırıp sonra yerüstüne çıkaranlar. Kısaca, Soma insanının KPS’siz işe girebileceği tek alan olan Karanlıkdere satılırken adeta kıllarını bile kıpırdatmayanlar.
Daha sayayım mı?..
Maden-İş Soma Şube Yönetimi ve üst kurul delegesi arkadaşlar; Tüm bunları sormak gibi önemli bir ödeviniz var. Hatta bu, boynunuzun borcudur da. İşte o gün Ankara’da, Soma’ya tüm bunları yapanlar karşınızda olacak ve sizden oy da isteyecekler. Siz bakmayın onların üstünde, Pierre Cardin imzalı takım elbiseler ve kırmızı kravatlar olduğuna. Aslında onlar çıplak. Gerçek güç sensin.
İşte Soma’nın böyle dik bir duruş sergilemesini umuyoruz, umuyorduk da. Ama geçtiğimiz günlerde Ankara’dan abi gelmiş, üst kurul delegelerini toplamış ve onlara “Çatlak ses istemiyorum, hiç kimse o gün, kongrede soru sormasın. Önerge falan vermesin, konuşmak için söz istemesin. Herhangi bir önergeye imza atmasın. Ben sizin adınıza hepsini yapacağım” demiş.
Şarkıyı bilirsiniz: “Ankara’dan abim gelmiş, evde bir bayram havası.” Herhalde adı geçen bayram, Kurban Bayramı olsa gerek ki o gün Soma’nın göbeğinde yoğun şekilde mee sesleri yükselmiş. Umarım yanlış duyulmuştur.
Eyüp GÜLMEZ E.L.İ. Cenkyeri atölye işçisi (Soma/MANİSA)
www.evrensel.net