Öğrencilere tahliye yok

Ankara’da nisan ayında yapılan operasyon sonucunda evlerinden ve okullarından gözaltına alınarak, “yasadışı PKK-Kongra-Gel silahlı örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanan 33 öğrencinin 3 ayrı dava halinde yargılanmasına başlandı.


Ankara’da nisan ayında yapılan operasyon sonucunda evlerinden ve okullarından gözaltına alınarak, “yasadışı PKK-Kongra-Gel silahlı örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanan 33 öğrencinin 3 ayrı dava halinde yargılanmasına başlandı.
Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün başlayan davaları, çok sayıda kişi izlemek istedi. Ancak mahkemede üç gün boyunca sürdüğü öğrenilen bir uygulama kapsamında, duruşmayı sadece sanıklarla soyadları tutan kişiler izleyebildi.
İlk davada, “YÖGEH üyesi olmakla” suçlanan tutuklu sanıklar Cahit Selki, Feyyaz Kurt, Fırat Alökimer, Abdullah Dündar, Nesrin Orun ve Zahide Daş ile tutuksuz yargılanan Mesut Ekinci, Sercan Saydam ve Gözde Erkişi, haklarındaki suçlamaları kabul etmediler. Öğrenciler, öğrenim gördükleri okullarında sınav dönemi olduğunu belirterek tahliyelerini talep ettiler. Bu talebe, hakim Orhan Karadeniz’in, “Biz de okuldayken olay oldu mu kaçardık, sınavlara kaçarak girerdik. Siz de bizim gibi yapın” demesi dikkat çekti.
İfadeler baskı altında alındı
Tutuksuz sanıklar da emniyette verdikleri ifadelerinin doğru olmadığını, polislerin kendilerine baskı yaptığını, ifade verirken yanlarında avukatlarının bulunmadığını anlattılar. Gözde Erkişi, “Akrabalarım bana ilk önce Filiz Kalaycı adlı bir avukat getirdi. Polisler, ‘O avukatı kabul etme, örgüt avukatıdır. Kabul edersen kesin tutuklanırsın’ dediler. Bunun üzerine Eğitim Sen üyesi olan babam, başka bir avukat getirdi. Polisler onu da kabul etmememi söylediler. Bunun üzerine avukatım olmadan ifade verdim” dedi.
Zahide Daş’ın avukatı Şanal Sarıhan, öğrencilerin tutuklandığını, “örgüt üyesi olmakla” suçlandıklarını, ancak ortada hiçbir eylemin olmadığını belirtti.
Avukat Halil İbrahim Vargün ise müvekkilleriyle görüştürülmediklerini, bu nedenle müvekkillerinin avukatları olmadan ifade vermek zorunda kaldığını söyledi. Bu sırada Savcı Dilaver Kahveci’nin, sinirlenerek “Oradan atıp tutuyorsunuz” demesi üzerine tartışma yaşandı. Savcı, baronun görevlendirdiği avukatların ifade sırasında hazır bulunduğunu söne sürerken; Vargün, savcının emniyete yolladığı ve “şüphelilerin avukatlarıyla görüştürülmesi gerektiğini” öngören bir yazıyı mahkemeye sundu.
Duruşma, tutukluların tahliye istemleri reddedilerek ertelendi. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net