en güzel nefret mesajları

  • Diyelim ki sevgilinizle tartıştınız.


    Diyelim ki sevgilinizle tartıştınız. Acayip sinirlendirdi sizi. Öfkeden kuduruyorsunuz. Ve sevgiliniz o an yanınızda değil. Ne yaparsınız? Cepten mesaj atarsınız... Peki ne yazacaksınız sevgilinize? Bir nefret mesajı! İnternetteki www.engüzelsözler.com adlı sitede bu gibi durumlar için hazırlanmış “nefret mesajlarını” bulabiliyorsunuz. Şaka değil, gerçek. Kalıp halde nefret mesajları. En güzellerini sizin için seçtik...
  • Sen şimdi kara bir kuşkusun! Kalabalık şehrin yitiklerinde, mavi ellerini de siyaha boyuyorum, öylece kalıyorsun kendi cehenneminde!
    (Kalabalık Şehrin Yitikleri = Zincirleme İsim Tamlaması)
  • Çıkarsınlar seni satışa, bir lira verene lanet olsun!
    (Eski TL mi, yeni YTL mi?)
  • Ben ki senin için dünyaları yakacaktım, sen tutup beni yaktın. Nefretimsin!
    (Koca dünya yanacağına senin yanman da hayırlı olmuş dünya için... Küresel Isınma’ya bir gönderme mi var ne?)
  • Bir gün beni anımsarsan eğer, önce bir gülümse, gülücükle an adımı, beni seven bir çocuktu de ve sonra seni ne çok sevdiğimi öğrenmemiş olmanın acısıyla esef et!
    (Seni çok sevdiğini öğrenmediyse nasıl esef etsin be kardeşim?)
  • Senden okadar nefret ediyorum ki, ama okadar da seviyorum, ne yapsam unutamıyorum seni, anlayabileceyin seni hala çok seviyorum!
    (Sonuç olarak seviyorum seni, ama bir yandan da nefret ediyorum senden, sonra hemen yine çok seviyorum, akabinde bir nefret kaplıyor içimi, ardından acayip büyük bir sevgi... Manik depresif belirtiler seziyorum.)
  • Neyin bildin ki değerini, benimkini bileceksin! Bunu da tabi mahvedeceksin!
    (Tipik bir nankör kedi vakası! “Bunu da mahvedeceksin” derken, bu bir kehanet mi? Ayrıca – bileceksin!
    – mahvedeceksin!’de, -ceksin eklerinye ahenkli bir uyak da yaratılmış. Bunu da görmeden geçmiyoruz.)
  • Ama her şiirde aşk sevgi yoktur. Bazen nefret ederim, bazen kin kusarım, nefretim dalgalardır, kinim ise engin dağlardır, aşılması zor engellerim vardı, ama beni yıkan insanlar değil yaşadığım yıllardır.
    (Bir an için seni yıkanın insanlar olduğu hissine kapıldım, o an sarp kayaların burgacında örselenmiş gibi hissetti yüreğim onu paramparça eden nefretsi dalgalarından kopup gelen buhranından... Bilmem anlatabildim mi?)
  • Neden ihanet ettin bana, duydum ki oturdun nikah masasına, bensiz mutluluk haram sana!
    (Neden ihanet etmiş sana, anlayamadın mı daha? Söyleyeyim o zaman sana! Onun için... O işte. Nikah masasına oturduğu kişi için... Fakat bu nikah masası mevzuu tanıdık geliyor bir yerlerden... Siz de anımsar gibi oldunuz mu?)
    M. Öner
    www.evrensel.net