GERÇEK

GERÇEK

  • Kahramanmaraş dendiğinde, pek az kişinin aklına “sendikal mücadele” gelir. Ama gerçek biraz daha farklıdır. Çünkü Kahramanmaraş, geçtiğimiz yıllarda örnek bir işçi mücadelesine sahne olmuştu.


    Kahramanmaraş dendiğinde, pek az kişinin aklına “sendikal mücadele” gelir. Ama gerçek biraz daha farklıdır. Çünkü Kahramanmaraş, geçtiğimiz yıllarda örnek bir işçi mücadelesine sahne olmuştu. Evrensel okurları, en üst noktası 65 günlük bir grevle gündeme gelen Arsan Tekstil işçilerinin mücadelesini anımsayacaktır. Konuya ilişkin Evrensel’de son çıkan haber ise “Maraş’ta Öz İplik-İş’in şube yönetimine yeni bir ekibin geldiği, ama eski başkanın odasını boşaltmadığı” biçimindeydi. Öz İplik-İş’in merkez yönetimi de işçilere; “Ne var canım aynı odayı beraber kullanın, o da çalışsın siz de. Yabancı biri değil ya ne zararı var!” diyor. Ancak işçilerin tepkisi üstüne eski başkan, odasını terk etti. Ama bu sefer de patron, tüm sendikal yasaları çiğneyerek sendikanın yönetimine seçilen işçilerin tümünü işten çıkardı. Sendikanın ise patrona karşı bir tavrı yok!
    Maraşlı işçilerin mücadelesi için çok şey yazılabilir. Deneyleri birçok bakımdan öğretici olabilir. Ama şu bir gerçek ki Maraşlı işçiler; bütün Türkiye’deki işçilere, sınıftan yana sendikacılara ve “Bu sendikalarda işçiler yönetime gelmez” diyen siyaset erbabına, sendikal mücadelenin nasıl sabırla ve işçilerin en geniş kesimlerine dayanarak yapılacağının bir örneğini sunmuşlardır. Bu yüzden bugün bu köşeyi, Maraşlı işçilerin tüm işçilere cesaret verecek alçakgönüllü anlatımına bıraktık.
    9 yıllık Arsan Tekstil işçisi; şimdi Öz İplik-İş’in Kahramanmaraş Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Kazanpınar şöyle anlatıyor:
    “1999’da fabrikada, yaklaşık 2 saat süren bir iş durdurma eylemi gerçekleşti. Bunun sonucunda yüzde 80’lik bir zam kazandık. Bu olay, benim ve birçok arkadaşın sendikaya üye olması konusunda etkili oldu. Takibinde 2000 yılında, yüzde 5 zam hakkımızı kaldırdılar ve sadece yıl içerisinde 4 ikramiye verilmesi kararı alındı. 2004’te işveren, ikramiyeyi 2’ye düşürmek istedi. Grev kararı aldık. Yaklaşık 65 gün devam eden grevimiz sonucunda sözleşmemizi yaptık ve 4 ikramiye hakkımız devam etti. Fakat 1 yıl sonra bu haklarımız feshedildi ve ikramiye hakkımız 2’ye düşürüldü. Bu gelişmeler sendikaya olan güvenimizi büyük oranda sarstı. İşçilerin birçoğu sendikaya ayak basmak bile istemiyordu artık. Biz artık bu duruma son vermek için aday olduk ve kazandık. Şimdi sendikamız her gün dolup taşıyor. İnşallah işçilerin güvenini boşa çıkarmayacağız.”
    Mücadelenin sendika içindeki yönünü ise Arsan Tekstil’de 15 yıl işçilik yapmış olan yeni Şube Başkanı Mustafa Demir şöyle özetliyor:
    “Eski sendika yönetimi işçilerin güvenini tamamen yitirdi. Sözleşmelerde işçilerin taleplerini dikkate almayan, işçiye sormadan ara protokoller imzalayarak ikramiyelerimizi gasp ettiren, yani sürekli işçilerin tepkisine neden olan bir sendikacılık yapılıyordu. Kongre öncesinde bir buçuk aylık bir çalışma sonucu yönetime gelmeyi başardık. Elbette bazı tepkiler bekliyorduk, fakat işten çıkarılacağımızı tahmin etmiyorduk. Bize, ‘Eski yönetimden memnunduk. Bu düzenin böyle devam etmesini istiyoruz. Sizin yapmak istediğiniz bizi kaygılandırdı ve önlemini alıyoruz’ demek istiyorlar herhalde. Bizim kişisel olarak ne işverenle ne de genel merkez yöneticileriyle bir husumetimiz yok. Olmasını da istemiyoruz. Tek amacımız haklarımıza sahip çıkmaktır. Genel merkezimizden de destek bekliyoruz. Açıkçası merkez yöneticileriyle kongre sonrası tanıştık. Genel merkezin işten çıkarılmalar konusunda henüz net bir tutumu olmadı.”
    Örnek bir işçi mücadelesi, örnek bir sendikal mücadele, ibretlik bir sendika bürokrasisi tutumu ve klasikleşmiş bir patron tutumu...
    Ne diyelim! Kahramanmaraşlı Öz İplik-İş üyesi işçilere ve onların mücadelesinin başındaki şube yöneticilerine, yürüdükleri zor ve meşakkatli yolda başarılar diliyoruz. Ve elimizdeki her imkanla yanlarında olduğumuzu duyuruyoruz.
    İ. Sabri Durmaz
    www.evrensel.net