‘Sorunlar çözümsüz değil’

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yapan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), yaşanan çevre sorunlarının çözülmesinin imkansız değil bir tercihin sonucu olduğunu ve çevre sorunlarının çözümünün, bilimden ve kamudan yana politikalardan geçtiğini vurguladı.


5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yapan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), yaşanan çevre sorunlarının çözülmesinin imkansız değil bir tercihin sonucu olduğunu ve çevre sorunlarının çözümünün, bilimden ve kamudan yana politikalardan geçtiğini vurguladı. Yaşanan çevre sorunlarına dikkat çekmek için Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde dün basın toplantısı düzenleyen TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Eylem Tuncaeli, çevre gününün insanlık için tehdit oluşturan kuraklık, küresel ısınma, kirlilik, enerji sorunu ve tehlikeli atıklar gibi sorunların oluşmasına neden olan politikalara karşı mücadele günü olması gerekti ğine dikkat çekti.
Eylem Tuncaeli’nin tarafından sunulan çevre sorunları temalı sinevizyonun ardından açıklama yapan Tores Dinçöz, yaşanan çevre felaketlerinin ve sorunlarının kaynağının uygulanan politikalar olduğuna dikkat çekerek, bu sorunların çözümsüz olmadığını, insanlığın ve doğanın çıkarlarına uygun politikalarla sorunların çözüleceğini vurguladı.
‘Su meta olarak görülüyor’
İklim değişiklikleri ve kuraklığa bağlı olarak yaşanan su sıkıntısına değinilen açıklamada, hükümetin su havzalarının korunması ve geliştirilmesi yerine günlük su tüketimine ilişkin popülist açıklamalar yaptığı ifade edildi. Yaşanan su sıkıntısının temel nedeninin suyun meta haline getirilmek istenmesi olduğu belirtilen açıklamada, uygulanan yanlış politikaların, Türkiye’nin ancak yüzde 74’ünün su şebekesine sahip olmasına, barajlardaki su seviyesinin yüzde 45’in altına düşmesine, halkın ancak yüzde 35’inin arıtılmış suya sahip olabilmesi gibi vahim rakamların ortaya çıkmasına kaynaklık ettiği kaydedildi. Açıklamada, Türkiye’nin su sıkıntısı çeken bir ülke olmadığına dikkat çeken Dinçöz, hükümetlerin Dünya Bankası ve uluslararası su tekellerinin çıkarlarına uygun politikalar belirlemesi sonucunda su sıkıntısı çekmeye başladığımızı ifade etti. Dinçöz, suyun meta olarak görülmesi ile uygulanan politikalar nedeniyle 1995 yılında 8 bin 500 metreküp olan yenilenebilir suyun, 1990’da 3 bin 625 metreküpe, 2000’de 3 bin 250 metreküpe gerilediği ve bu politikaların sürmesi halinde ise 2025’te 2 bin 186 metreküpe düşmesinin beklendiği kaydedildi.
‘Sorun neo liberal politikalar’
Uygulanan neo liberal politikaların, bütün çevreyi tahrip ve yok ettiğine dikkat çekilen açıklamada, Dilovası’nda, Tuzla’da ve ülkenin çeşitli yerlerinde yaşanan çevre sorunlarının da nedenin aynı anlayıştan kaynaklandığı ifade edildi. Ülkenin nükleer çöplüğe dönüştürülmesinin, kentte yaşanan çevre sorunlarının kuraklığı ve sayılabilecek pek çok çevre sorununun çözülmesinin bir tercihin ürünü olacağına vurgu yapılan açıklamada, ya bilimden ve kamudan yana politikalar izlenerek yaşanılabilir bir çevre oluşturulacağı ya da çevrenin meta olarak görülüp yok edileceği kaydedildi. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net