Egeliler: ‘Böyle devlet istemiyoruz’

Egeliler: ‘Böyle devlet istemiyoruz’

Ege Bölgesi’nin çevre sorunlarının tartışıldığı forumda, sorunları birebir yaşayanlar konuştular. Bergama’dan, Uşak’tan, Aliağa, Menderes ve Alaçatı’dan gelen yurttaşlar, yaşadıkları çevre sorunlarının kaynağında kârdan başka...


Ege Bölgesi’nin çevre sorunlarının tartışıldığı forumda, sorunları birebir yaşayanlar konuştular. Bergama’dan, Uşak’tan, Aliağa, Menderes ve Alaçatı’dan gelen yurttaşlar, yaşadıkları çevre sorunlarının kaynağında kârdan başka bir şey düşünmeyen sermaye düzeninin olduğunu dile getirirlerken kendi koyduğu kuralları bile sermaye düzeninin çıkarları için çiğnemekte sakınca görmeyen devlet anlayışını ağır bir şekilde eleştirdiler. Foruma katılan, çevresel sorunlarla boğuşan vatandaşlar, izleyici olarak gelen vali yardımcısı ve diğer yetkililerin gözlerinin içine bakarak “Biz böyle devlet istemiyoruz” dediler.
TMMOB İl Koordinasyon Kurulu ve EGEÇEP tarafından gerçekleştirilen forum, Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde yapıldı. Forumda teker teker kürsüye gelen köylüler ve vatandaşlar, yaşadıkları bölgelerdeki çevre problemlerini anlattılar. Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, Ovacık Altın Madeni’nin çevresindeki köyleri adeta bitirdiğini aktararak madenin verdiği çevre zararlarının giderilmesi için 9-10 Haziran tarihleri arasında Bergama köylerinde yapılacak olan toplantılara katılım çağrısı yaptı. Kozak köylüleri adına konuşan Gülden Karabudak, dünyaca ünlü çamfıstığının yanı sıra cennet gibi bir doğaya sahip olduklarını belirterek, tüm bu güzelliklerin altın madencileri tarafından yok edilme tehdidi altında olduğunu dile getirdi. Kışladağ Altın Madeni’ne karşı mücadele eden İnay köylülerinin sözcüsü Muammer Sakaryalı, “Bu ülkenin yurttaşı olmaktan onur duymak istiyoruz” sözleriyle başladığı konuşmasında, devlet yetkililerinin altın madencisi şirketin önünü açmaya çabaladıklarını anlattı. Sakaryalı, “Devlet kendi hukukunu uygulamıyor. Hangi hukuk, hangi devlet? Biz böyle devlet istemiyoruz. Bizi kurtaracak olan yine bizim kendi gücümüzdür. Başkası değil” diye konuştu.
Turgutlu Toplumsal Dayanışma ve Kültür Merkezi adına foruma katılan İnşaat Mühendisi Ali İhsan Çapkın, yapılan konuşmaların kürsüyü bir ağlama kürsüsü haline getirdiğini belirterek “Bizi ağlatanlar utansın” dedi. Turgutlu’da açılmak istenen nikel madeni için 230 bin ağacın kesildiğini aktaran Çapkın, şirketin halkı ikna etmek için akıl almaz rüşvetler verdiğini söyledi. Menemen-Emiralem Çevre Platformu Sözcüsü Mustafa Aydın, Yamanlar Dağı’nda açılmak istenen kireç ocaklarının bölgeyi kirleteceğine dikkat çekti. Alliaoni Girişim Grubu Sözcüsü Hilal Küey, çevreyi çıkarları için feda etmekten çekinmeyen sermaye arasında yerli-yabancı ayrımı yapılmaması gerektiğine vurgu yaparken baraj suları altında bırakılmak istenen antik Allianoi kenti için hâlâ kazı izni verilmediğine dikkat çekti. Tehlikeli Gemi Sökümünü Önleme Girişimi Sözcüsü Ertuğrul Barka, gemi söküm tesislerindeki sağlıksız çalışma koşullarını anlatırken Aliağa Yaşam Platformu adına konuşan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı İbrahim Doğangül, bölgelerindeki çevresel sorunları sıralayarak “Aliağa gözden çıkarılmış bir yer” diye konuştu.
Forumda, 22 Temmuz seçimlerinde çevreyi feda eden partilere oy verilmemesi istendi. Foruma katılan başta vali yardımcısı ve İl Çevre Müdürlüğü temsilcisi olmak üzere resmi yetkililer, kendilerine ve devlete yöneltilen ağır eleştirileri sessiz bir şekilde dinlemekle yetindiler. (İzmir/EVRENSEL)
www.evrensel.net