Göçmen Kadınlar Birliği Konferansı’nın ardından

Göçmen Kadınlar Birliği Konferansı’nın ardından

Göçmen Kadınlar Birliği (GKB) tarafından 1-3 Haziran günleri Frankfurt’ta “Şans Eşitliği ve Göçmen Kadınlar-Almanya ve Avrupa’da Kadınların Entegrasyonu için Perspektifler ve Eylem Programları” başlığıyla bir konferans gerçekleştirildi.


Göçmen Kadınlar Birliği (GKB) tarafından 1-3 Haziran günleri Frankfurt’ta “Şans Eşitliği ve Göçmen Kadınlar-Almanya ve Avrupa’da Kadınların Entegrasyonu için Perspektifler ve Eylem Programları” başlığıyla bir konferans gerçekleştirildi. Konferansa Almanya’nın yanı sıra Hollanda, İngiltere, Fransa ve Türkiye’den de katılımlar oldu.
3 gün süren ve 200’ü aşkın kadının katıldığı Konferansta; kadınların ve göçmen kadınların yaşadıkları sorunlar dile getirilerek çözümler arandı, hak ve eşit haklar için yerli ve göçmenlerin birlikte mücadelesinin güçlendirilmesinin olanakları tartışıldı. GKB komisyon ve gruplarının hazırlıkları sonucunda yüzlerce kadın, günde 10 saati aşan işlerde çalışmalarına, işten sonra da evde sürdürdükleri ev temizliği, çocuk ve hasta bakımı gibi işlere rağmen büyük bir özveri ve planlamayla, heyecanla ve coşkuyla deneyimlerini paylaşmak ve güçlerini birleştirmek amacıyla bu önemli buluşmada hazır bulundular.
Ankara Üniversitesi SBF’den Prof. Dr. Gülay Toksöz, Yunanistan Kadın Örgütü’den Mata Kaluidaki, Hollanda ATKB’den Sevgi Güngörmüş, konferansı düzenleyen GKB Başkanı Sidar Demirdöğen, Pelin Şener, Mehtap ve diğer bütün katılımcılar bir arada olmaktan hepimiz son derece mutluyduk.
Kadınların sorunu aynı
Paylaşmak ve kendini ifade etme arzusu daha ilk gün panel sırasında izleyicilerin konuşmaları içtenlikle takip etmesinden, söz alarak sorular sormalarından, görüş belirtmelerinden ortaya çıkmıştı. Özverili bir emekle aksamadan saatler süren yollardan gelinmiş olmanın anlaşılır yorgunluğuna rağmen toplantılar gece yarısına sürüyordu. Kimilerimiz daha çok yoruluyordu, konferansın belgelenmesi için fotoğraflar çekiliyor, kimse bir şeyi kaçırmasın diye çeviriler yapılıyor, toplantının verimi için molalar, yemek sorunu, dinlenme ve eğlenmemiz için her şey yeniden ele alınıyordu.
İlk gün yapılan panelde görüldü ki, kadınlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar aynı sorunları yaşıyorlar. Ama göçmen kadınların ve ailelerin yaşadığı sorunlar durumu daha da ağırlaştırıyor. Toplantı salonunu terk ettiğimizde saat 00.30’du ve yorgunluk ya da uyku sebebiyle değil kural gereği boşaltmak zorunda olduğumuzdan çıkıyorduk. Fakat yine de kimse odasına çıkmıyor, kafeteryaya yöneliyor ve orada tanışıyor, konuşuyor ve hep bir ağızdan türküler söylüyorduk. Konferansın ikinci günü Almanya ağırlıklı oldu. Federal Aile Kadın ve Gençlik Bakanlığı adına konuşan Dr. Angela Icken, Federal Aile Kadın ve Gençlik Bakanı Ursula van der Leyen’in selamını ileterek başladı sözlerine. Prof. Dr. Ursula Boss, Prof. Dr. Angelika Schmidt ve Alman Kadınlar Konseyi’nden Henny Engels’in sunumlarının ardından Başkan Sidar Demirdöğen söz aldı. Sidar akıcı Almancasıyla yaptığı konuşmasında, kadınların ve özelde göçmen kadınların karşı karşıya oldukları sorunları dile getirerek Almanya’da birçok alanda eşitliğin yasal alanda dahi sağlanmadığına dikkat çekti. Göçmen kadınların sorunları gündeme geldiğinde; türban ve töre cinayetlerinin konuşulduğunu oysa bunların dışında da çok önemli sorunları olduğunu vurgulayan Sidar, kadınların çok yönlü desteklenmelerini isteyerek, hükümetin hazırladığı Göç Yasa Taslağı’nı eleştirdi.
Kongreyle görev paylaşıldı
Mart 2005’te kuruluşunu ilan eden GKB henüz çok genç ama yaşamın ve üretim sürecinin içinde, samimi ve kararlı bir kadın örgütü. Yürüttükleri çalışma yalnızca örgütsüz göçmen kadınlar için değil, birliğin yönetim kademelerinde yer alanların dahi hızla gelişmesine neden olacak düzeyde.
Mücadeleye önderlik edecek Genç kadınlar içinde bir okul gibi. Sonuç deklarasyonuna son katkılar yapıldıktan ve alkışlarla okunduktan sonra, GKB kongresini gerçekleştirdi. Adayların kendilerini tanıtarak neden bu göreve aday olduklarını açıkladıkları bölüm, aynı zamanda sorumluluklar ve yeni görevler için bir söz verişti. Hemen her bölgenin temsiliyetinin gözetildiği yeni yönetim kurulunda özellikle yeni genç kadınlar ışıl ışıl gözleriyle görevlerini aldılar. Kongresini yüzlerce kadının katılımıyla gerçekleştiren bir konferansla taçlandıran bu yeni yönetime ne engel olabilir ki?
Atölye çalışmaları

Oluşturulan 5 çalışma grubunda kadınlar atölye çalışmalarına katılarak tartıştılar, önerilerini ve çözüm yollarını oluşturmak amacıyla sonuç deklarasyonuna katkı koydular. Çalışma gruplarının konu başlıkları ise şöyleydi. Çalışma yaşamı, eğitim ve meslek eğitiminde şans eşitliği, kadına yönelik şiddet ve mücadele önlemleri, entegrasyon için yasalar ve uygulamada deneyimler ve son olarak göçmen kadınların kültürel yaşam ve medyaya yansıması. Hepsinin canlı tartışmalarla sürdüğünü öğrendiğim çalışma gruplarından, katıldığım “çalışma yaşamı ve kadın” başlıklı atölye çalışmasında gördüğüm odur ki katılımcıların arasında azımsanmayacak ölçüde işyeri ve sendika temsilcisi kadın vardı.
Atölyelerin çalışmaları sonuç deklarasyonunda yer alacak biçimde komisyonlar tarafından ertesi güne hazırlanırken sıra eğlenmeye geliyor. Kadın korosunu ve Emek Korosu’nu büyük bir beğeniyle dinliyor, genç kadınlardan oluşan dans topluluğunu izliyoruz. İkinci günün gecesinde sorunlarımızın çokluğu, taleplerimizin ortaklığı ama paylaşacağımız zamanın 3 gündüze sığmayacağı sebebiyle o gece de uyumuyor kimse. Sanki herkes konferansın sağlığı için sadece kendisini idare edecek en az vakit kadar uyuyor. 1-2 saat uyumak yetiyor, çünkü aslında bizi ayakta tutacak o kadar çok şeyi paylaşıyoruz ki, kimse uyuyarak zaman yitirmek istemiyor.
3. ve maalesef son gün, sonuç deklarasyonunda; 35 saatlik işgünü ve asgari ücretin düzeyi, eğitimde şans eşitliği, ayrımcığa son verilmesi, her türlü şiddete karşı mücadele, medyada kadın imajı, göç yasası ve diğer yasal engeller ve haklar konusunda pek çok karar önerisi yer alıyor. Ama içlerinden özellikle paylaşmak istediklerim var. Göçmen Kadınlar Birliği Almanya’daki Telekom işçilerinin grevini, Mersin Serbest Bölge, Diyarbakır Akyıl Tekstil ve Antalya Novamend’de mücadele eden kadın işçileri mücadele ve dayanışma duygularıyla selamlarken, Hayat Televizyonu’nu heyecan ve coşkuyla karşılayarak yaşatma kararlılığını dile getirmiştir.
Satı Burunucu Çalı
www.evrensel.net