‘Bağımsız tohumculuğun alt yapısı oluşturulmalı’

TEMA Vakfı Hatay Temsilcisi Mahir Rende, Türkiye’de gıda güvenliğini sağlayabilmek için gerekli toprak ve su koruma yöntemlerine ek olarak, yerel nitelikli bitkisel ve hayvansal gen kaynaklarının korunarak geliştirilmesi...


TEMA Vakfı Hatay Temsilcisi Mahir Rende, Türkiye’de gıda güvenliğini sağlayabilmek için gerekli toprak ve su koruma yöntemlerine ek olarak, yerel nitelikli bitkisel ve hayvansal gen kaynaklarının korunarak geliştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, bağımsız bir tohumculuk alt yapısının oluşturulmasının şart olduğunu kaydetti.
Rende, Türkiye’de çevre ve iklim konularına ilişkin Antakya Evi’nde basın toplantısı düzenledi. Rende, Türkiye’nin iklim değişikliği konusunda atılan uluslararası alandaki en önemli adım olan Kyoto Protokolü’ne imza koymamakta ısrar eden az sayıda ülkeden biri olduğunu hatırlatarak, “Bu konuda ABD ile aynı tavrı göstermenin sorumluluğunu taşıyor. ABD Başkanı dahi Kyoto Protokolü konusunda duruşunu değiştirirken, Türkiye yönetiminden henüz ses yok” dedi. Türkiye’de ve dünyada gıda ve su güvenliğinin tehlike altında olduğuna dikkat çeken Rende, siyasi partilere seslenerek, şunları söyledi: “Her geçen gün bu tehlike büyüyor ve daha fazla insanı etkiliyor. Yiyecek gıda ve içecek su kalmadığında diğer bütün kaygılar anlamsız kalacak. TEMA Vakfı’nın büyük mücadelesi sonucunda ‘Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ TBMM’de kabul edildi. Buna karşın ülkemizde toprak erozyonu hızla devam etmekte ve Türkiye çölleşmektedir. Verimli tarım topraklarımız üzerine kurulan sanayi tesisleri için kanun değişikliği ile af getirilmesi kabul edilemez.”
‘Gıda güvenliği tehlike altında’
Su, ekmek ve toprak olmazsa hayatın da olmayacağını vurgulayan Rende, şu önerilerde bulundu: “Su varlığımız havzalar arasında ‘Mavi Tünel’ gibi projelerle taşınmamalı, doğal bütünlük bozulmamalı, su yerinde değerlendirilmelidir. Su havzalarımızın planlaması yapılarak su varlığına bağlı tarımsal ürün desenleri geliştirilmelidir. Tarım arazileri, gelişmiş su tasarrufu yapan sulama yöntemleri ile sulanmalıdır. Su kullanım planlamasının doğal varlıkların su ihtiyacını da gözetmesi şarttır. Toprak varlığımızın erozyona uğraması ve su kaynaklarımızın azalması ile birlikte gıda güvenliğimiz tehlike altındadır.” (Hatay/DİHA)
www.evrensel.net