Taşeron işçisinin buzdolabı boş

Ege Doğumevi Hastanesi’nde geçtiğimiz günlerde yaşananlar taşeron firmalarda çalışan işçilerin çalışma şartlarını gözler önüne serdi.
Halkın sağlığı ile ilgili olan bir kamu kurumunda temizlik, büro hizmeti ve hastabakıcılık gibi hizmetleri yerine getiren işçiler iki ay boyunca ücret almadan çalıştırıldılar


Ege Doğumevi Hastanesi’nde geçtiğimiz günlerde yaşananlar taşeron firmalarda çalışan işçilerin çalışma şartlarını gözler önüne serdi.
Halkın sağlığı ile ilgili olan bir kamu kurumunda temizlik, büro hizmeti ve hastabakıcılık gibi hizmetleri yerine getiren işçiler iki ay boyunca ücret almadan çalıştırıldılar. İkinci ayın sonunda kendilerine işten çıkarıldıkları bildirilerek, geçmişe dönük bütün haklarından vazgeçerlerse işbaşı yaptırılacağı aksi halde işe alınmayacakları söylendi.
İşçiler ise haklarından vazgeçmek istemediklerini belirterek işyerindeki SES işyeri temsilciliğinin de yardımlarıyla ne yapabileceklerini tartışarak toplantılar yaptı. Bütün işçiler katılmasa da bir grup işçi sabah hastane girişi önünde alkışlı protesto yaptı. Ertesi gün yine bir araya gelerek kağıtları imzalamayacaklarını söyleyen işçiler eylem yaptı. Bunun üzerine işveren haklarının saklı kalmasını kabul etmek zorunda kaldı.
Ancak dört işçiyi her ne koşulda olursa olsun işe almayacağını sözlü olarak bildirdi. Bunun üzerine işe alınmayacakları söylenen işçiler her gün işbaşı yapar gibi işyerine giderek çalıştırılmadıklarına dair tutanak tuttular ve hemşirelerden, doktorlardan imzalar aldılar. Bu işçilerden biri de 50 yaşındaki Süheyla Lambalar.
Borç alarak işe gitti
Bornova Doğanlar Mahallesi’nde iki göz bir gecekonduda oturan Lambalar, 14 yıldır taşeron firması elemanı olarak Ege Doğumevi Hastanesi’nde çalışıyordu.
Eşini 15 yıl önce kaybeden Lambalar, iki aydır ücretini alamadığı için komşularından borç aldığı yol parası ile işyerine gidip geliyordu. Evinde görüştüğümüz Lambalar, daha önceleri de aynı nedenle sabah beşte kalkıp Tepecik’teki hastaneye kadar yürüdüğünü ve iki saatlik yürüyüşün ardından o yorgunlukla işbaşı yaptığını anlatıyor. Hastanede paspas yaparak yerleri temizleyen Lambalar, hasta olduklarında bile çalışmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
İşyerinde çalışırken tuvalete gitmek için, yemek yemek için, her şey için izin istemek zorunda olduklarını ifade eden Lambalar, torunlarının sünnetinde yıllık iznini kullanmak istediğini ancak kendisine izin verilmediğini anlatıyor.
Yıllardır sürekli 15.00-23.00 vardiyasında çalıştırılan Lambalar, 1 yıla yakın da aralıksız olarak gece vardiyasında çalıştırılmış. Gece 12.00’de ancak eve gelebilen Lambalar, iki araç değiştirmek zorunda kaldığını yolların tekin olmadığını anlatıyor.
İki çocuk, üç torun sahibi olan Lambalar, hiç yıllık izin kullanamadıklarını anlatıyor.
Bir yıl gece çalıştırıldı
İşten çıkarıldığını söylediklerinde masaya yumruğunu vurarak, “Benim bakkaldan ekmek alacak param yok. Damadım bana bakmaya mecbur değil. Neden beni çıkarıyorsunuz” diye sorduğunu ifade eden Lambalar, emekli olabilmek için 6 yıl daha çalışması gerektiğini ve iş bulur bulmaz tekrar çalışmaya başlayacağını söylüyor.
Süheyla Lambalar’ın kızı Nurten annesinin yaşadığı zorluklarla ilgili şunları söylüyor; “Evveli gün baktım oturmuş ağlıyor. Metroya kadar gelmiş. Cebinde parası yok. Şoföre ‘beni eve atıver’ demiş. O da almamış. Yürümeye başlamış. Yolu yarılamış. Şoför görmüş, ‘Hadi bin demiş’. Annem de binmemiş inadından. Eve kadar yürümüş.”
Süheyla Lambalar, 40 YTL’si yol parası olmak üzere 14 yıldır çalıştığı işyerinden toplam 440 YTL alıyor. İki göz gecekondusunun tek odasında yaşayan Lambalar, buzdolabını gösteriyor bize. İçinde neredeyse sudan başka hiçbir şeyin olmadığı buzdolabını. (İzmir/EVRENSEL)
Emine Uyar
www.evrensel.net