Ölümden yaşama kareler

Ölümden yaşama kareler

4 Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında Karşı Sanat Çalışmaları Galeri’sinde sergilenecek elli karelik “Alnı Kızıl Bantlı Fotoğraflar” sergisi açıldı.


4 Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında Karşı Sanat Çalışmaları Galeri’sinde sergilenecek elli karelik “Alnı Kızıl Bantlı Fotoğraflar” sergisi açıldı. Açılışa, aralarında Avukat Behiç Aşçı, Ayşe Düzkan, Yusuf Çetin, Cezmi Ersöz olmak üzere birçok tanınmış sima, fotoğrafçı, vatandaş ve yaşamını kaybedenlerin yakınları katıldı. 19 Aralık 2000 tarihinde, F tipi cezaevlerini protesto etmek amacıyla açlık grevi ve ölüm orucuna başlayan tutsaklara, eşzamanlı olarak “Hayata Dönüş” adı verilen operasyon düzenlenmişti. Operasyonda 28 mahkum, ölüm orucu sürecinde ise toplam 122 insan hayatını kaybetmişti.
122 insanı anımsamak
Cezaevinde başlayan ve tahliye edildikten sonra birçok tutsağın dışarıda da sürdürdüğü ölüm oruçlarını, cenazeleri ve tutuklu ailelerinin İstanbul’un çeşitli yerlerinde yaptıkları eylemleri anlatan altı yıllık süreç, fotoğrafın diliyle belgeleniyor. Serginin açılışında kısa bir konuşma yapan Gençer Yurttaş, amacının “122 insanı anımsamak” olduğunu vurguladı. Daha sonra söz alan ve Adalet Bakanlığı’nın tavrını protesto etmek amacıyla 2006 yılında kendi evinde sürdürdüğü ölüm orucunu, bakanlığın geri adım atmasıyla sona erdiren Av. Behiç Aşçı bir konuşma yaptı. Aşçı, “Adalet Bakanlığı artık F tipini beş yıldızlı otel olarak görmüyor. Henüz ciddi bir düzenleme yok. Hepimize önemli görevler düşüyor. Bu çalışma toplumsal belleğin oluşturulmasına yöneliktir” dedi.
Hiç çekmemiş olsaydım...
Başından itibaren ölüm orucu sürecini bir insan ve fotoğrafçı olarak takip eden Gencer Yurttaş, çeşitli eylemlere ziyaretçi olarak giderken başlamış “alnı kızıl bantlı insanları” fotoğraflamaya. İlk başlarda fotoğrafçı gözüyle bakmadığını anlatan Yurttaş, daha sonra ölüm oruçları hakkında fotoğrafçı olarak da bir şeyler yapmaya karar verdiğini anlatıyor: “Slogan atmak, rozet takmak ve diğer eylemlerin yanında bir fotoğrafçı olarak ne yapabilirdim?.. Ölümler başlamıştı. Cenazelerde fotoğraflar çekiyordum. Nasıl durdurabilir sorusunu sorunca, fotoğrafları değerlendirebilirim düşüncesi belirmeye başladı.” Bu kararının ardından Yurttaş, Küçükarmutlu’da eylemlerine devam eden ve 319. gününde tahliye edilen Feride Harman’ın fotoğraflarını daha disiplinli düşünerek çekmeye başladığını kaydediyor.
6 sene boyunca çok büyük acıların yaşandığına tanık olan Yurttaş, kendi karelerinin çok küçük bir kesit olduğunu belirtiyor. Bu fotoğrafları çekmemiş olmayı tercih ettiğini belirten Yurttaş, basının ölüm oruçlarında gözlerini kapadığını vurguluyor. (İstanbul/EVRENSEL)
İnan Kızılkaya
www.evrensel.net