Fotoğraf: Evrensel

vekiller kahvesi

  • “Sadettin Abi, bunların bir de balmumu heykellerini yaptırdıkmıydı, o zaman işimiz iş Abi, Kremlin Sarayı’nı ziyaret eden ziyaretçi sayısını ikiye katlamazsak ben de ne olayım!” dedi


    “Sadettin Abi, bunların bir de balmumu heykellerini yaptırdıkmıydı, o zaman işimiz iş Abi, Kremlin Sarayı’nı ziyaret eden ziyaretçi sayısını ikiye katlamazsak ben de ne olayım!” dedi Meclis Kahvesi’nin ocakçısı Korhan. “O iş biraz zor be hayatım!” dedi Sadettin Abi. Sadettin Abi konuşurken hep “hayatım”, “aşkım”, “canımın içi” gibi sıfatlar kullanırdı. Kadın-erkek, uzak-yakın, ırk-milliyet tanımaz, önüne gelene bu türden sevgi sözcüklerini söyleyiverirdi. Hatta bir keresinde bir simitçiye... Neyse, şimdi simitçi muhabbetini size anlatırsak asıl hikayeyi anlatmaya zamanımız kalmayacak. Onu daha sonra anlatayım ben size. Olur mu sevgili okurlar? Ama söz vermiş gibi de olmayayım... Unuturum munuturum, sonra “Hani anlatacaktın kardeşim! Nerede simitçi muhabbeti!” demeyin. E mi?
    Sadettin Abi, “O iş biraz zor be hayatım!” dedi. Korhan, “Niye ki Abi, niye ki zor” diye sordu. “Bak aşkım” dedi Sadettin Abi, “Bunlar bugün varlar, yarın yoklar. 22 Temmuz’dan sonra bunların çoğu tarihin naftalin kokulu sayfaları olaraktan, örümcek ağı bağlamış sandıklarda, mahzenlerdeki yerlerini alacaklar da ondan!” diye tamamladı cümlesini bir solukta. “Galiba haklısın Abi...” demekle yetindi Korhan. “Korhan!” dedi Sadettin Abi. “Buyur Sadettin Abi” dedi Korhan. “Hayatım, şu sarı bıyıklı adam kimdi” diye sordu Sadettin Abi. Korhan önce yutkundu, sonra anlatmaya başladı: “Abi o adam Gür Parti Genel Başkanı. Onun siyasi tarihi çok eskilere dayanır. ‘70’li yıllarda sıkı bir milliyetçiydi. ‘80’den sonra liberal olmaya karar verip Anaparti’nin kuruluşunda yer aldı. Bakanlık falan yaptı. Geçen seçimlerde Anaparti’nin Meclis’e giremeyeceğini anlayınca memleketinden bağımsız aday oldu, fakat Meclis’e giremedi. Sonra Gür Parti’yi kurdu. Bu arada Cumhuriyetçi Halk Partisi, kendisini merkez sağa açtı. Gür Parti kararsız kaldı. Çünkü diğer yandan da Demokratik Parti ile Anaparti de seçim ittifakı yapıyordu. Sonra bu ittifak dağılınca Cumhuriyetçi Halk Partisi de hazır kendini merkez sağa açmışken, seçime onlarla birlikte girme kararı aldı.” “Keh keh keh” diye gülümsedi Sadettin Abi; “Peki şu yağız kişi kim canımın içi” diye sordu sonra. Korhan hemen yanıtladı Sadettin Abisini: “Abi o Cumhuriyetçilerin eski genel sekreteri. Bir dönem merkez sağ ile flört ediyordu. Şimdi Pak Parti’den giriyor seçime.”
    - Peki şu?
    - O geçen dönem Pak Parti’yle girdi Meclis’e. Sonra oradan istifa edip kendi grubunu kurdu. Genel başkan oldu. Sonra ittifakla Demokratik Parti’yle birleştirdi kendi partisini. Sonra o ittifak dağıldı. Şimdi bağımsız girecek sanırım. Meclis’e girerse eğer, kendi partisini kuracakmış içeride.
    - Şu da şey değil miydi aşkım?..
    - O eski ilahiyat profesörü. O da Meclis’te kendi partisini kuranlardan. Geçen seçimlerde Cumhuriyetçilerin adayıydı. Sonra bir dönem bağımsız takıldı...
    - Çok karışıkmış hayatım sizin burası çoooook! dedi Sadettin Abi. Korhan’ın elini sıkıp yollandı. Kahvede kulisler sürüyordu.
    M.Öner
    www.evrensel.net