Altın Koza Film Festivali umut veriyor

Bu yıl birçok ilki içinde barındıran Adana 14. Altın Koza Film Festivali sonuçlandı. İlk kez Uluslararası unvanı alan festival, ayrıca ilk kez bir sosyal misyon belirleyerek, çocuk haklarını kendisine tema olarak seçti.


Bu yıl birçok ilki içinde barındıran Adana 14. Altın Koza Film Festivali sonuçlandı. İlk kez Uluslararası unvanı alan festival, ayrıca ilk kez bir sosyal misyon belirleyerek, çocuk haklarını kendisine tema olarak seçti. Uzun yıllar çeşitli aksaklıklar nedeni ile yapılamayan ve son üç yıldır düzenli olarak kendisini yenileyerek devam eden festival, katılımcılara “Altın Koza iyiye gidiyor” değerlendirmesini yaptırdı.
Belirlenen tema gereği hayatında hiç sinema salonuna gitmemiş çocukları ve gençleri sinema salonlarına taşıyan festival içerisinde gerçekleşen atölye çalışmaları, sergiler ve söyleşiler ile de Adana halkını sinema ile buluşturdu.
Konu ile ilgi olarak görüşlerini aldığımız festival katılımcıları, jüri üyeleri ve sanatçılar, festivalin gidiş yolunun iyi olduğunu söyleyerek, bu sene festivalin iyi geçmesinin bir nedeni olarak son dönemde çekilen filmlerin çokluğunu gösterdiler. Festivale tema olarak çocukların seçilmesini olumlu bir gelişme olarak yorumlayan sanatçılar, yine de tema ile ilgili olarak yapılan çalışmanın yeterli olmadığını dile getirdiler. Festival zamanının darlığından ve coşkunun az olmasından şikayetlerini dile getiren sanatçılar, her şeye rağmen Altın Koza’nın Altın Portakal ve İstanbul Film Festivali ile birlikte önemli üç film festivalinden biri olduğunu gösterdiğini ifade ettiler.
Her sene yeni bir etap kazanıyor
Festivali son derece başarılı bulduğunu dile getiren sinema sanatçısı Gülsen Tuncer, Altın Koza’nın her sene biraz daha önem kazandığını belirtiyor. Festivalin her sene yeni bir etap kazandığını aktaran Tuncer, “Çağrılan konuklar, filmler, yan aktiviteler oldukça önemli ve değerliydi. Konuklara kültür gezilerinin yapılması, seçilen filmler çok doğru ve önemliydi. Ulusal bir festival olarak çok başarılı buldum. Festival komitesi iyi bir iş çıkarmış” şeklinde konuşuyor. Festivalin her yıl önemli bir konuya dikkat çekmesini olumlu bir gelişme olarak vurgulayan Tuncer, şunları belirtiyor: “Ben gelecek yıllarda küresel ısınma, şiddet gibi temaları almasını temenni ediyorum ve istiyorum. Bu seneki temayı ve sloganı da çok önemli bir konuya ayırdıklarını düşünüyorum. Her bakımdan çocuklar geleceğimizdir.”
Bu yıl yapılan festivalin güzel geçmesinin en önemli nedeni olarak çekilen iyi filmleri gösteren sinema yönetmeni Ezel Akay “Oran olarak Amerika’dan çok burada iyi filmler çekildi” diyor. “Festival içerisinde gerçekleşen yarışmalarda verilen ödülleri doğru bir karar olarak değerlendiriyorum. Benim için festivallerin en sıkıcı yanı ödül törenleri olmuştur. Ama beni en çok sevindiren Sırrı’yı orda görmem oldu. Sırrı, iyi sinema dili ile çok iyi bir hikayeci. Bu daha ilk, iyi işler yapacağını umuyorum. Altın Koza’da belirlenen formatı beğendim. Bu şekilde devam etmesini umut ediyorum. Belirlenen temayı da çok beğendim ama çocuk filmlerine de bir ödül verilseydi daha iyi olurdu diye de düşünüyorum.”
Beynelmilel’in senaristi ve yönetmeni Sırrı Süreyya Önder, festivalin kendisi için çok keyifli geçtiğini aktarıyor. “Çukurova benim sinema için örnek aldığım siyasi olarak da yoldaşım olan Yılmaz Güney’in kenti. Bu açıdan Altın Koza benim için ayrı bir öneme sahiptir” diyor. Bu yıl temanın çocuk seçilmesinin son yıllarda yaşanan savaşlar açısından önemli olduğunu düşünüyor Önder. “Savaşlarda çocuklar yaşamlarını kaybediyor. Birileri 460 bin ton bomba ile ‘demokrasi’ götürüyor. En büyük zararı çocuklar yaşıyor. Böyle bir dönemde böyle bir temanın seçilmesini fikren destekliyorum ve önemsiyorum. Aldığım tüm ödülleri de yoldaşım Yılmaz Güney’e ve bombalar altında yaşamaya çalışan Ortadoğulu çocuklara armağan ediyorum.”
Festivalin jüri üyelerinden biri de Müzisyen Gökhan Kırdar. “Doğuda yapılmasına rağmen batıdan daha batı bir anlayışı ile çok kalbimi fetheden bir festival oldu” diyor Altın Koza için. Jüri görevi ile burada olmanın da kendisini onurlandırdığını belirten Kırdar, “Adana halkının misafirperverliği beni düşündüren bir sonuç oldu” şeklinde konuşuyor. Bu tür festivallerde alternatif filmlerin ödüllendirilmesini öneriyor. “Benim tek umudum Adana’nın, Altın Portakal’ın, İstanbul’un gerisinde kalmadan devam etmesi” diyen Kırdar, festivale yüzde seksen iyi not verdiğini belirtip, heyecan ve coşku azlığını, zaman sıkışıklığını eleştiriyor. “Sinema gelecektir” diyen sanatçı, festivalin bu anlamda çocukları tema olarak seçmesinin güzel bir yaklaşım olduğunu düşünüyor. “Bu festivaller çocuklara sanatı sevdirmek ve yakınlaştırmak açısında önemli. Sinemayla ilgili yaratıcı hayaller kurdurmak amacı doğrultusunda bu tür festivallerin artmasını istiyorum.” (Adana/EVRENSEL)
Erman Koçak M. Talip Aytimur
www.evrensel.net