İçeriye operasyon resmiyet kazandı

Akademisyen ve siyasetçiler, Güvenlik Zirvesi sonrası ülke içinde tehlikeli gelişmeler yaşanabileceği uyarısında bulundu


Akademisyen ve siyasetçiler, Başbakan Erdoğan’ın çağrısıyla önceki akşam yapılan güvenlik zirvesinin sınır ötesi operasyonu iptal ettiğini ancak bu sefer sınırların içinde tehlikeli gelişmelere gebe bir süreç yaşanacağına dikkat çektiler.
Gazetemize konuşan Prof. Dr. Mithat Sancar, “Türkiye’yi hem Irak’ta hem de içeride çok büyük sıkıntılara sokacak böyle bir ihtimalin şimdilik gündemden çıkmış olması, olumludur. Ancak içeride ‘terörle mücadele’ kapsamında alınması düşünülen tedbirlerle ilgili işaretler kaygı vericidir” dedi. Sancar, toplantıdan çıkan sonucun, Kuzey Irak’a yönelik bir operasyonun gündemden düştüğü anlamına geldiğini belirterek, ancak sanki ilan edilmemiş olağanüstü hal yönündeki gelişimin işaretlerinin verildiğini vurguladı.
Kürt sorununun sadece güvenlik ve şiddet ekseninde değil, demokrasi, özgürlükler, yoksulluk ve adalet çerçevesinde ele alınması yönünde bir adıma acilen ihtiyacı olduğunu bildiren Sancar, “Bu sonuç, hükümet açısından bir tür denge manevrasıdır. Kuzey Irak’a operasyon için kendisine yönelen baskıları bir şekilde savuşturmuş oldu. Ama bunun karşılığında askerlere ve askerlerle birlikte hareket eden çevrelerden gelen diğer talepleri kabul etti gibi görünüyor. Böylece çok daha zor duruma düşmektense, demokrasi, özgürlükler konusunda taviz vermeyi tercih etmiş gibi bir hava var” dedi.
‘Demokrasi için olumlu değil’
Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu ise güvenlik zirvesi toplantısı öncesi, tam bir kargaşanın bulunduğunu, kimin ne dediğinin belli olmadığını, Genelkurmay Başkanlığı’nın kamuoyuna yönelik söylediklerinin anlaşılır gibi olmadığını belirtti. Zirveden çıkan sonucun ise; “Hükümet ile Genelkurmay arasında varmış gibi görünen terörle ilgili fikir ayrılıklarının ortadan kaldırıldığı izlenimini verdiğini” söyleyen Bekaroğlu, “Umarım böyle devam eder. Kuzey Irak’a girilmesi için bir sebep yoktur şeklinde anlaşıldı. Eğer böyle devam edecekse sağlıklı bir ortam oluşturur” dedi. Bekaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile başlayan laik-antilaik gerginliğinin başka bir alana taşındığını dile getirerek, bu noktadan sonra ise artık içeriye yönelik endişelerin yaşandığını ifade etti. Üç ilde özel bir rejimin uygulandığını, bunun yaygınlaşabileceğini kaydeden Bekaroğlu, “Elbette içeride olağanüstü halin ismi konulmasa bile fiilen geri gelmesi söz konusu. Zaten hükümetin, Meclis kapanırken gider ayak polisle ilgili çıkardığı yasa bir problem. Onun yanında böyle fiili durum yaratılması, demokrasi, insan hakları açısından güzel bir manzara değil” dedi.
‘Tehlikeyi okumalıyız’
Şair Ahmet Telli ise zirvenin sonucunda yapılan açıklamayı, “Bir ülkeyi yönetenler, eğer çok yuvarlak sözlerle önemli bir meseleyi geçiştirmeye çalışıyorlarsa, onun altında yatan tehlikeli bir gidiş var demektir” diye yorumladı. Telli, Başbakan’ın söylediklerinin, “tehlikeli, tehlikeyi tırmandırıcı” şeklinde okunabileceğinin altını çizdi. (Ankara/EVRENSEL)
Sınır ötesinde tampon bölge

Başbakanlık’ta önceki akşam yapılan güvenlik zirvesinde “PKK sızmalarına karşı Kuzey Irak sınırları içinde hassas tampon bölge oluşturma kararı alındığı” öne sürüldü. Bu doğrultuda sınırdan Kuzey Irak’a doğru 15-20 kilometre derinliğinde her türlü geçişe karşı “yoğun hassasiyetli” bir tampon şerit oluşturuluyor. Irak’ın bilgisi dahilinde sınırın her iki tarafında da eşit derinlikte oluşturulacak bu tampon bölgedeki asker ve teçhizat da takviye edilecek. Bu bölgenin daha iyi kontrol edilebilmesi için ısıya karşı hassas termal kameralar ve askeri personelin güvenliği için zırhlı araçlar da artırılacak. Sınıra insan ısısına duyarlı termal kameralardan oluşan bir ‘Termal kalkan’ oluşturulacak. Zirvede alınan bir diğer karar da TSK’ya Irak Sınırı’nın Türk tarafında her türlü operasyon yapma yetkisi oldu. (HABER MERKEZİ)
Müge Tuzcuoğlu
www.evrensel.net