GERÇEK

GERÇEK

  • 12 Haziran, “Uluslararası Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü”ydü. Basında, dünyada 5-14 yaş grubunda 200 milyon çocuk çalıştırıldığından, çocukların niçin ve hangi pis işlerde çalışmaya zorlandığına kadar yürek burkan rakamlar;...


    12 Haziran, “Uluslararası Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü”ydü. Basında, dünyada 5-14 yaş grubunda 200 milyon çocuk çalıştırıldığından, çocukların niçin ve hangi pis işlerde çalışmaya zorlandığına kadar yürek burkan rakamlar; çocukların nasıl ezilip sömürüldüğüne dair öyküler yayımlandı. Çocuklara nasıl iyi davranılması gerektiği üzerine uzmanlar tarafından hazırlanmış konuşmaları, siyasiler ve bürokratlar törenlerde okudular; çocuklara ne kadar önem verdiklerini, çocukların ülkenin, insanlığın geleceği olduğunu, sanki yeni ve kendileri tarafından keşfedilmiş bir gerçekmiş gibi yeniden ilan ettiler.
    12 Haziran, “uluslararası genç işsizlikle mücadele günü” olsaydı; aynı baylar ve bayanlar, bu sefer de 200 milyon genç işsizden dem vuracak, gençlere iş sağlamak için nasıl uğraştıklarına dair bayıltıcı açıklamalar yapacaklar, ama gerçekte, tıpkı Çocuk İşçiliğe Karşı Mücadele Günü’ndeki atıp tutmalardan sonra yaptıkları gibi parmaklarını oynatmayacak; “her şeyi bilen piyasanın bunu da kendi kurallarına göre çözeceğini” söyleyip kendilerini ve hâlâ varsa vicdanlarını rahatlatacaklardır. Çünkü nasıl sofu bir Müslüman ya da Hıristiyan “Allah’ın işine karışmaz”sa, sofu bir piyasacı da “piyasanın işine karışmaz”. Çünkü piyasa neylerse güzel eyler!
    Ötesi ise; çocuklara ne kadar önem verdikleri, çocukların eğitimi için hangi yasal ve mali tedbirleri aldıkları, geleceğin güzel olması, çocukların sağlıklı ve eğitimli vatandaşlar olarak yetişmeleri için yanıp yakıldıkları ise tamamen yalandır.
    Gerçek olan, en ucuza kapatılan işgücü çocuk işgücü olduğu sürece, kapitalistlerin hiçbir zaman bu küçüklerin sırtından sağladıkları büyük kârdan vazgeçemeyecekleridir.
    Asgari ücretin hesaplanışı; sadece bir tek işçinin kendisinin geçim araçlarını karşılayacak biçimde hesaplandığı sürece de hiç kimse çocukların çalışmasını, çalıştırılmasını önleyemez. Çünkü asgari ücretin sadece işçinin geçim araçlarını karşılaması demek, çocukların ve eşlerin de çalışmasını varsaymak demektir. Aksi halde asgari ücret, işçi ve ailesinin asgari geçim giderleri olarak hesaplanırdı. Bu gerçek ve acımasız temel var oldukça, çocuklar üstüne, onlara verilen önem üstüne yapılan her konuşma boş gevezelik ya da insanların bilincini karartmaya yönelik hainane bir girişimdir. Daha doğrusu ikisi birliktedir.
    Şu günlerde, yetkili makamların önderliğinde, çocuklarla ilgili çeşitli kuruluşlar, çocukları toplayıp sinemaya, çocuk parklarına götürüp onlara önem veriliyor gösterisi yapıyorlar. Oysa kapitalist rekabetin bugün girdiği süreçte, çocuk emeği sömürüsünün giderek daha vazgeçilmez olduğu tartışılmazdır. Çünkü kapitalistler arasındaki rekabette belirleyici olan, işgücünün ucuzlatılmasıdır ve bunun en dolaysız dayanağı da önce çocuk sonra da kadın emeğidir. Dahası aileler de ücretler düştükçe, geçim koşulları zorlaştıkça çocuklarını çalıştırmaktan başka çıkış yolu bulamamaktadır.
    Sadece bu da değil; emekçi ailelerin ağırlaşan yaşama koşulları, çocukları çalışmadan da öte fuhşa, hırsızlığa, uyuşturucu bağımlılığına, çeteleşmelere de itmekte, çocuğun yetişmesinin koşulları, toplumsal bakımdan ahlaki çöküşün nedeni olarak da ortaya çıkmaktadır.
    Bugün çocukların çalıştırılmasına karşı mücadelenin elbette bir anlamı olabilir. Ama bu nutuklarla değil; işçi sınıfının, emekçilerin yaşama ve çalışma koşullarında iyileştirmelerle, eğitim, sağlık, barınma gibi çocuğun yetişmesinde belirleyici olan alanların parasız hizmet verir duruma gelmesiyle; çocuğun eğitim masraflarının, ailelerin üstünden alınıp devlete devredilmesiyle mümkündür. Ama çocukların gerçekten çocukluklarını yaşaması, toplumun sağlıklı geleceğinin fertleri olarak yetiştirilmelerinin, çocuk emeğinin ve insan emeğinin kâr unsuru olmaktan çıktığı bir düzende, insanlığın sömürüsüz toplum aşamasında mümkün olacağını da bilmek gerek.
    İ. Sabri Durmaz
    www.evrensel.net