‘Sol’da birleşme planlandığı gibi

2005’te yapılan erken genel seçimlerden kısa bir süre önce, SPD-Yeşiller hükümetinin neo-liberal politikalarına karşı güç birliği yaparak seçimlere giren ve önemli bir başarı sağlayan “Demokratik Sosyalizm Partisi” (PDS) ve “Emek ve Toplumsal Adalet Partisi-Seçim Alternatifi” (WASG), iki yılık bir süreçten sonra cumartesi günü “Sol Parti” (Die Linke) adı altında resmen birleşti.


2005’te yapılan erken genel seçimlerden kısa bir süre önce, SPD-Yeşiller hükümetinin neo-liberal politikalarına karşı güç birliği yaparak seçimlere giren ve önemli bir başarı sağlayan “Demokratik Sosyalizm Partisi” (PDS) ve “Emek ve Toplumsal Adalet Partisi-Seçim Alternatifi” (WASG), iki yılık bir süreçten sonra cumartesi günü “Sol Parti” (Die Linke) adı altında resmen birleşti.
Berlin’de yapılan kongrede “Sol Parti” (Die Linke) resmen kurulmuş oldu. Yaklaşık 800 delegenin katıldığı kongrede birleşme için yapılan oylamada, sadece bir delege “karşı” oy kullanırken iki delege ise “çekimser” kaldı. Diğer delegelerin tümü birleşmesi yönünde oy verdi. Kongrede SPD eski Genel Başkanı Oskar Lafontaine yüzde 87.9, PDS Genel Başkanı Lothar Bisky ise yüzde 83.6 delege oyuyla eşbaşkanlığa getirildi. Lafontaine, partinin Federal Parlamento Grubu Eşbaşkanlığı görevini de sürdürecek.
SPD’ye ağır eleştiri
Kongrede delegelere hitaben bir konuşma yapan Lafontaine, özelikle eski partisi SPD’ye yönelik sert eleştirilerde bulunarak “bu partinin sosyal devleti yok ettiğini, neo-liberal politikaları hayata geçirdiğini” söyledi. Sosyal devletin korunması, özelleştirmelere karşı mücadele gibi sol değerlerin temsilcisinin artık “Sol Parti” olduğunu söyleyen Lafontaine, Yeşiller Partisi’ni de eleştirerek “Biz aynı zamanda çevrenin de en iyi şekilde korunmasını savunan bir parti olacağız” dedi. Lafontaine devamla, “Biz sosyalizm yerine özgürlük demiyoruz. Hem özgürlük hem de sosyalizm diyoruz” dedi.
Bisky ise yaptığı konuşmada, iki Almanya’nın birleşmesini, üzerinden 17 yıl geçtikten sonra bütün Almanya’nın ortak bir sol partisini kurmanın mutluluğu içerisinde olduklarını ifade ederek “Yeni ve geçmişin geleneğine sahip çıkan tek parti biz olacağız, dayanışmacı, demokratik ve özgürlükçü bir toplumu biz savunuyoruz” dedi.
Üçüncü büyük parti
70 bin üyesi olacak yeni Sol Parti, CDU ve SPD’den sonra Almanya’daki üçüncü büyük parti oldu. Hükümete karşı bugüne kadar tutarlı bir muhalefet çizgisi izleyen Sol Parti’nin oy oranı da geçen gün artıyor. Forsa tarafından yapılan bir ankete göre yeni Sol Parti’nin ülke genelinde yüzde 24 oy potansiyeli bulunuyor.
Almanya’da saldırı politikalarına karşı yeni bir güç olan Sol Parti’nin kuruluş kongresine birçok uluslararası destek de geldi. Kongreye dört kıtadan, 53 ülkeden 73 partinin temsilcisi katılarak destek verdi. Almanya Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Genel Başkanı Hüseyin Avgan da kongreye katılarak destek verenler arasında yer aldı.
Kongreye DGB Yönetim Kurulu Üyesi Dietmar Hexel, TRANSNET Başkanı Norbert Hansen, ver.di Başkan Yardımcısı Margrit Mönig-Raane, IG Metall Yönetim Kurulu Üyesi Bertin Eichler ve GEW Yönetim Kurulu Üyesi Andreas Keller de katıldı.
SPD cephesinde panik
Sol Parti koalisyon ortağı SPD’yi şimdiden tedirgin etti. Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, partisine yaptığı çağrıda, “Sol Parti’yi ciddiye almalıyız” dedi. Steinmeier, Sol Parti’nin bir geçiş süreci olarak algılanmasının yanlış olacağını da sözlerine ekledi. (AVRUPA HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net