Seçimin arifesindeyiz

Evet; yine bir seçim arifesindeyiz. Bu terane yıllardan beri böyle süregelir. Kapitalist sistem kendisinin düzenini ancak bu tür kandırmacalarla devam ettirebilir. Burjuva partilerinin birbirinden hiçbir ayrıcalığı yoktur


Evet; yine bir seçim arifesindeyiz. Bu terane yıllardan beri böyle süregelir. Kapitalist sistem kendisinin düzenini ancak bu tür kandırmacalarla devam ettirebilir. Burjuva partilerinin birbirinden hiçbir ayrıcalığı yoktur. Tek farkları halkı ve onun umutlarını nasıl ucuza satarım mücadelesidir. Vefakar halkımızın önüne her üç beş senede bir sandık koyuyorlar. Dolayısıyla ‘demokrasi’ oyununu tezgahlıyorlar. Kendi seçtikleri listeyi de halka onaylatma çabasındalar.
Bir bakın bazı önemli şehirlerdeki birinci sıra adaylarına. Bunların hiçbir ideolojileri olmadığı gibi partilerinin de ideolojisi olmadığı açıktır. Bunların hangisi bilim adamı ya da ülke yararına bir eser bırakmış. CHP’nin Ankara ve İstanbul adaylarına bir bakın. Burda partiyi başkaları ele geçirir ince bir korkusu da yatıyor. Hep tek adam olabilme kaygısı faşizmin koltuk değnekçiliğini kimseye bırakmama yarışına giriyor. Birde bütün bunları ‘sol’ adına yapıyor. Genç Parti’nin burjuva temsilcisi Uzan, ezilenlerin iktidarından bahsediyor. GP’nin hangi sınıfın bilincini taşıdığını bilmeyenimiz yok-tur. AKP, türbanı ve İslamı kullanarak, MHP ise kandan beslenerek oy toplamaya çalışıyor.
Ülkemiz çok çetin bir süreçten geçiyor. Bir tarafta savaş çığırtkanlığı, bir tarafta da Genelkurmay’ın açıklamaları. Hele bir yenisi eklendi ki akıllara durgunluk veriyor. Neymiş kitlesel tepki: Bu kötü bir tezgahtır. Bu kapı komşun Kürtle kötü olmaktır. Bu eylemlerin önü alınmazsa ülke nereye doğru sürüklenir yani bir kardeş kavgasına, hayır bu oyunlara gelmeyelim. Bu seçimlerin olacağı döneme denk gelen askeri operasyonlar halkı aldatmaya yöneliktir. Elli sefer sınır ötesi operasyon yapıldı. Hem de NATO-ABD destekli, ne elde edildi. Sonuç sıfır. Kürt sorununun temel çözümü eşitlikçi demokratik hak ve özgürlüklerin tanınmasından, iki tarafın da silah bırakmasından geçer. Fakat kirli savaştan nemalanan çıkar grupları da var. Onun için bilinen çözümü göz ardı etmek zorundalar, konumları onu gerektiriyor.
Şu an somut durum seçimler ve bu kirli savaş; burjuva partileri, listeleri kendileri oluşturup, halkın önüne bunları seçin diye utanmazca her üç beş senede bir sandık koyuyorlar. Adına da demokrasi diyorlar. Bir kasa çürük domates seç seçebilirsen. Ülkeyi laik-antilaik diye bölmeye çalışanlar, oyları bölmeyelim nutukları atmaya başladılar. Evet oyları böleceğiz hem de emek-sermaye cephesi diye. Çünkü devrimci-demokrat-yurtseverlerin temsilcileri bu seçimde bağımsız aday olmuşlardır.
Bu tarihi fırsatı değerlendirmeliyiz. Çünkü devrimciler, demokratlar parlamentoyu, kürsüyü kullanmalıdır. Kullanalım ki bunların riyakarlıklarını halka anlatabilelim. İlk defa oylar boşa gitmeyecektir. Aksi halde burjuva partilerinin oyununa gelmiş oluruz.
Recep Sarı (ANKARA)
www.evrensel.net