Sarkozy umduğunu bulamadı

Sarkozy umduğunu bulamadı

Fransa’da pazar günü yapılan genel seçimlerin ikinci turunu, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin “Halk Hareketi Birliği” (UMP) önde kapattı, ancak ilk tur sonunda öngörüldüğü gibi mecliste ezici çoğunluğa sahip olamadı


Fransa’da pazar günü yapılan genel seçimlerin ikinci turunu, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin “Halk Hareketi Birliği” (UMP) önde kapattı, ancak ilk tur sonunda öngörüldüğü gibi mecliste ezici çoğunluğa sahip olamadı.
UMP’nin yüzde 47, Sosyalist Parti’nin ise yüzde 41 oranında oy aldığı seçimlerin ardından 341 ila 357, Sosyalist Parti ve aralarında Komünist Parti ile Yeşiller’in bulunduğu sol örgütler ise 218 ila 233 arasında sandalyeye sahip olacak. İlk tur sonundaki tahminler, UMP ve sağ blokun 394 ile 430 arasında sandalyeye sahip olacağını öngörüyordu. UMP’nin bir önceki dönem milletvekili sayısının altına düşmesi, hem UMP hem de Sosyalist Parti için “sürpriz” oldu.
En büyük sürpriz ise Fillon hükümetinin en yetkili üyesi ve “süper bakan” lakaplı Alain Juppe’nin seçilememesi ve hükümetten istifa etmek zorunda kalmasıydı. Bu, Sarkozy’nin atadığı Fillon hükümetinin aldığı ilk yara.
Sağ hakimiyetine ayar
Genel seçimlerde UMP’nin umduğunu bulamamasında; Fransız halkının, Sarkozy’nin gücünün iyice pekişmesi endişesi, geçen seçimlerde yüzde 7 oy alan merkezin sağ seçmenlerinin Sosyalist Parti’ye kayması ve en çok da UMP hükümetinin olası ‘reformlar’ı etkili oldu. Fransa’da siyasi gözlemciler, “yeni hükümetin KDV oranını artırma planı ve solun bunu alım gücü düşük olanların yaşamını daha da zorlaştıracağı yolundaki propagandasının, merkez sağın isteği gibi ezici çoğunlukta meclise hakim olamamasındaki etkisine” işaret etti. Sosyalist Parti’nin milletvekili sayısını artırmasının diğer bir nedeni ise Sarkozy’den uzak durmayı tercih ettiğinden dolayı “cezalandırılan” merkez sağcı François Bayrou seçmenlerinin çoğunluğunun, solu desteklemiş olmasından kaynaklanıyor.
İlk turda hezimete uğrayan solun, son bir hafta içinde toparlanması ve 200’ün üzerinde sandalye çıkartmayı garantilemesinin Sosyalist Parti’ye bir ölçüde “teselli mükafatı” olduğu ifade ediliyor. Fakat sonuçlar, parti yönetimi içerisindeki çalkalanmalara engel olacak gibi değil. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce başlayan iç tartışmalar, alınan yenilgiden sonra daha da alevlenmiş ve yönetim düzeyinde bir “kriz” başlamıştı.
Sonuçların ardından Royal’in, çarşamba günü çıkacak bir kitapta eşi ve Sosyalist Parti Genel Sekreteri François Hollande’den ayrılacağını ve Hollande’nin yerine aday olduğunu açıklaması ise tartışmaların bir üst safhaya sıçramasına yol açtı. Haber, genel seçimlerin ikinci turu sonuçlarının önünde yer aldı. Gazeteler, “çiftin ayrılığının parti içinde de ayrılığa yol açabileceği ve Royal’in, parti liderliğine soyunabileceği” yorumlarını yapıyor.
Komünist Parti grubunu kaybetti
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tarihsel bir yenilgi alan ve önceki dönemde 21 milletvekili olan Fransız Komünist Partisi (FKP) ise bu seçimde parlamento grubunu kurtarmaya çalışacaktı. İkinci turda sadece 22 adayı yarışma hakkını elde etmiş ve 20’nin altına düştüğü koşullarda ise parlamento grubunu yitirme tehlikesi ile karşı karşıyaydı. FKP, 18 milletvekili çıkartabilerek grubunu kaybetmiş oldu. Ama 5’in altında milletvekili çıkartabilen diğer sol partiler ile anlaşarak bir grup kurabileceği de ifade ediliyor. Bu ittifaka, 4 milletvekili çıkarabilen Yeşiller sıcak bakıyor.
Seçimlerin bitmesiyle FKP’de de iç tartışmalar alevlenecek. Partinin en sağ kanadını temsil eden ve eski genel sekreteri destekleyen “Hue’ciler” adlı grup, yenilgiyi “partinin anti liberal kolektiflere yaklaşması ve sosyal liberal Sosyalist Parti’den uzaklaşması” ile açıklıyor. Sosyalist Parti ile de yakın ilişkiler isteyen bu grubun parti içi ciddi muhalefet yapması bekleniliyor. FKP Genel Sekreteri Marie Georges Buffet ise 2008 için planlanan olağan kongreden önce önemli değişikliklerin olmayacağını ve kongrede aday olmayacağını açıkladı. (Paris/EVRENSEL)
Deniz Uztopal
www.evrensel.net