ROJEV

ROJEV

  • Bakmayın siz soyadına. Adamın soyadı ‘Küçük’ ama kapasitesi büyük.Hem de çok... Çok özel ilişkilere, özel organlara, özel kuvvetlere, özel araçlara, özel silahlara, özel ilişki ve kanallara sahip.


    Bakmayın siz soyadına. Adamın soyadı ‘Küçük’ ama kapasitesi büyük.
    Hem de çok... Çok özel ilişkilere, özel organlara, özel kuvvetlere, özel araçlara, özel silahlara, özel ilişki ve kanallara sahip.
    Nereye baksanız o, hangi taşı kaldırsanız altından o çıkıyor.
    Atabeyler, Sauna, Danıştay, Ümraniye, Mersin, Susurluk, Küçük Susurluk, Şemdinli...
    Nerede bir saldırı, nerede bir bombalama, nerede Hrant Dink, nerede rahip Santoro konuşulsa akla o geliyor; kara gözlükleri, şapkası ve kalın paltosu ile kendinden emin, güçlü ve karizmatik. Gündemden, medyadan düşmüyor.
    Susurluk ile dikkatleri üzerine çeken ve giderek ününe ün katan biri.
    Azerbaycan’dan, Ermenistan’a, Bakü’den Avrupa’ya, balkanlara kadar ilişki içinde; İçeriden dışarıya, askerden sivile, validen, bakana kadar. Hemen her alanda arzı endam eden, yetişemez ise, adamları ile ‘gözeten’ ve ‘kollayan’ güçlü biri.
    Çevik Bir ile Telekom’un güvenliğine talip olan, güvenlik şirketleri zincirlerine halka eklemeye çalışan girişimci bir emekli general.
    Faili meçhul cinayetlerin ayyuka çıktığı dönemde adı sıkça gündemde kalan, JİTEM kurucusu olan emekli tuğgeneral, başkaca generallerle kıyaslanmayacak denli yetenekli.
    Oldukça geniş çevreye, oldukça geniş olanakları sahip.
    Derinliğine ve genişliğine.
    Ve dokunulmaz biri.
    AKP çaresiz, CHP çaresiz, hükümet, muhalefet, mahkemeler ve yasalar onun karşısında herkes çaresiz kalıyor.
    Bu kadar gelişme, bu kadar suçlamaya ve açığa çıkan ilişkiye rağmen ona dokunamıyorlar.
    İlişki ve diyalogu oldukça derinlere ve oldukça yükseklere dayanıyor.
    Öyle ‘iyi çocuk’ falan da değil.
    Hükümet gibi de değil, devlet gibi adam!
    Emekli olmasına bakmayın, ‘asker emekli olmaz’ diye düşünenlerden.
    Bahçede yeşille, çiçekle uğraşacak, kahvede pişpirik oynayacak, Marmaris’te resimle uğraşacak birisi de değil.
    Ülkenin bekçisi. ‘Su uyur düşman uyumaz’ diyen. “Gerekirse silahları kuşanıp dağa çıkarız” diyerek hükümete rest çeken, ne olur ne olmaz, diyerek her an eli tetikte, gözü hedefte bir kahraman.
    Bu kadar işe, bu kadar organizasyona nasıl yetiştiğini anlamak güç.
    Ama yetiştiriyor.
    Ümraniye’de ortaya çıkan cephanelikle, el bombaları ile bir kez daha dikkatleri üzerine çekti.
    Kuvvai Milliyeci emekli subay, astsubay ve emniyetçilerin içinde yer aldığı elemanlar ile Küçük’ün fotoğrafları yayınlandı.
    Ertesi gün Ankara’da lüks bar ve lokantaları haraca kesen çeteye yapılan operasyonla adı gündeme geldi.
    Bu defa, Susurluk skandalının aktörlerinden DP Şanlıurfa Milletvekili Adayı Sedat Bucak’ın koruması ve şoförü Rıfkı. Ö, özel harpçının ismini verdi.
    Üzerinde ‘Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Haber Elemanı’ kartı çıkan Rıfkı Ö. Söz konusu kimliği emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ten aldığını açıkladı.
    İki adet jandarma istihbarat kimliği... Gözaltına alınanların evlerinde dinamit lokumu, polis frekansına ayarlı telsizler ve çok sayıda tabanca bulundu. Yani tam teşekküllü bir birim.
    Bucak’ın koruması Rıfkı Ö. Emniyetteki sorgusunda “kimlikleri bana Veli Paşa gönderdi, birini 1994’te diğerini de 2003’te İzmir’e gönderdi” demiş.
    Kimlikler güncellenmiş. Organizasyon devam ediyor.
    Paşa’nın adı her kapıyı açıyor, adını veren VIP muamelesi görüyor. Onun adı verilerek bir statü, bir imtiyaz elde edilmiş oluyor.
    Kimliğin üzerindeki imza da tanıdık bir isme aitmiş; adı Susurluk skandalına karışan emekli Yüzbaşı Sinan Yaşar’a. Gazetelerin yazdığına göre, kimlikleri Yaşar’a götüren kişi ise 2003’te adı bazı operasyonlara karışan Yalçın Tanfer. Girift ve karanlık ilişkiler birbirini izliyor ve bir yere dayanıyor.
    Bu kadar ilişki, bu kadar örgüt, bu kadar plan, bu kadar el bombası, kan şiddet, ölüm...
    Washington’daki “Hudson Enstitüsü”nün Türkiye için ürettiği felaket senaryoları da açığa çıktı. Peki, ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığı, CIA ve Pentagon ile sıkı ilişki içinde olan bu kuruluş için hükümet ne yapmaktadır. Toplantıya katılan TC vatandaşları, askerler ve devlet görevlileri de var.
    Şimdi soruyoruz, AKP Hükümeti bu skandal karşısında ne yapıyor. Dışarıda ve içeride gelişen bu komplolar, patlayan bombalar karşısında AKP, CHP ve diğer ırkçı ve şoven partiler neyin peşindeler.
    Halkın bu seçimlerde emek ve demokrasiden, barış ve kardeşlikten yana açık tutum belirlemesi bizlerin bu gerçekleri anlatmamıza bağlı. Bin Umut Adayları ve sınıfın partisinin seçimlerden güçlü çıkması önümüzdeki bir aylık sürecin iyi değerlendirilmesine bağlıdır.
    Ender İmrek
    www.evrensel.net