EMEK GÜNLÜĞÜ

  • Yunanistan Mücadeleci İşçiler Cephesi (PAME) üçüncü konferansını gerçekleştirdi. Kongrede, ülkenin siyasal sorunları ve işçi sınıfına, emekçi halka dönük saldıralar ile bunlara nasıl yanıt verileceği üzerine tartışmalar yapıldı.


    Yunanistan Mücadeleci İşçiler Cephesi (PAME) üçüncü konferansını gerçekleştirdi. Kongrede, ülkenin siyasal sorunları ve işçi sınıfına, emekçi halka dönük saldıralar ile bunlara nasıl yanıt verileceği üzerine tartışmalar yapıldı. Yapılan tartışmalar, Yunanistan işçi sınıfının saldırılar karşısında aldığı tutum ve yeni mücadele araçlarının nasıl kullanıldığına dair süreci ortaya koydu. ‘Sekiz yıl içinde örgütlenen dört genel grev ve 29 işkolunda yaşanan grevlerin, sermaye saldırılarını kısmen durdurmakla beraber, hiçbir zaman sermayeyi yapacaklarından geri adım attırmadığını süreç bize gösterdi’ diyerek, sürekli ve güçlü bir mücadelenin kesintisiz olarak sürdürülmesinin şart olduğu, başarının ancak böyle geleceği konusunda tartışmalar ağırlıktaydı. Yunan sermayesi ve hükümeti, her seferinde yeni hak ihlalleri yapmak ve kazanımları elimizden almak için saldırıyor ve biz işçiler karşı koyuyoruz. Sermayenin ve hükümetin, kamuda kâr gütmeyen işyerleri için sendikaların toplu iş sözleşmelerinden feragat edilmesini istemesi ve bu yöndeki hazırlıklar, kapitalist sistemin bizler için ne düşündüğünü açık bir biçimde görüyoruz. Biraz daha açarsak, örneğin yaşlıların kaldığı bakımevleri, çocuk yuvaları; bunlara ses çıkarmadığımız koşullarda eğitim kurumları, sağlık kurumları gibi yerlerde sendikalara gerek yok ve buralarda kâr güdülmeden iş yapıldığı için toplu iş sözleşmesinin gereğinin olmadığı konusunda, sermeyenin ve hükümetin ortak görüşleri daha pervasızca söylenecek. Böyle bir durumda hizmeti alanla ve onu verenlerin daha zor durumda kalacağı, sosyal yönden büyük tahribatlar ortaya çıkaracağı, hükümetin ve sermayenin bu tutumuna izin verilmeyeceği konusunda kararlılık ortaya konuyor.
    Sigorta hakkı giderek belirsizleştirilmeye çalışılıyor, kayıt dışı özendiriliyor, ülkedeki 1 milyonun üzerinde göçmen işçi, kölelik koşullarında çalıştırılıyor. Ülkenin en güçlü sendikası olan İnşaat İşçileri Sendikası, olimpiyat oyunlarından sonra işten çıkarmaların yaşandığını ve üye sayılarının 70 binden 30 bin dolaylarına indiğini belirtiyor. Uzlaşmacı ve sosyal diyalogcu sendikacılığın güç kaybettiği koşullarda PAME, inşaat işkolundaki kayıplara rağmen yeni güçler kazanıyor ve giderek büyüyor.
    Konferansta, asgari ücret uygulamasının insanları yoksullaştırdığı ve çalışanların ekonomik sorunlarını giderek büyüttüğü yönündeki tartışmalarda, ağırlıklı olarak modern bir işçi ailesinin temel gereksinimleri ve ihtiyaçlarının karşılanacağı bir ücretin ödenmesinin esas olduğu, (barınma, beslenme, sosyal hayat, tatil, kültür-sanat gibi) bunun kazanılmasının mücadelesinin verilmesinin zorunluluğuna dikkat çekildi. Tüm konuşmacıların bu soruna mutlaka değindiği ve bunun, konferans hazırlık sürecinde sahiplenildiğine dair ortaya çıkan güçlü veriler olduğu görülüyor.
    Gençlik adına konuşan delegeler, genç işçilerin örgütlenmesinde sanayi sitelerinin temel alındığını, genç işçilere giderken kültürel ve sportif faaliyetlere özel bir önem verdiklerini, genç işçilerin örgütlenmesinde önemli bir olanak olduğunu, birçok alana bu araçlarla girdiklerini ve sonuç aldıklarını, bunları geliştirerek sürdürmenin genç işçiler açısından önemli araçlardır. Kongre bileşenleri içinde üretici köylüler, küçük esnaflar sorunlarını tartıştılar. Özelikle AB’nin tarım üzerindeki baskısının köylüyü yoksullaştırdığı, gıda üzerine kurulu fabrikaların uluslararası tekellerin eline geçtiği yönündeki kaygılar giderek artıyor. Küçük esnafın vergiden kaynaklı sorunları ve büyük tekellerle rekabet koşulları, bunlara dair çözüm önerileri tartışılıyor. Kısacası her kesimden işçi ve emekçiler, iki gün boyunca işçilerin ve emekçilerin sorunlarını tartışıp geleceğe dair mücadele kararları aldılar. Başta ABD ve AB emperyalizmine karşı ve onların yerli işbirlikçilerini yenecek bir mücadelenin örgütlenmesi, PAME’nin işçi ve emekçiler içinde kök salması, hareketin birleştirilmesi için herkesin işe üzerine düşeni yaparak başlamasının süreci ilerleteceği, hükümeti ve sermayeyi geriletmenin mümkün olacağı kararlılıkla vurgulandı. Konferansa katılanların büyük bölümünün düşüncesi, yeni güçler olduğu ve bunun olumlu bir gelişmeye işaret ettiği yönünde.
    Konferansın tamamının özeti, yeni güçlerle, yeni mücadeleye ve geleceği kazanmaya!..
    Seyit Aslan
    www.evrensel.net