OYAK ulusalcıları ters yatırdı!

OYAK Bank’ın Hollandalı ING Grubu’na satışına ilişkin olarak düzenlenen basın toplantısında konuşan Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy ifade değiştirdi. Erdemir’in özelleştirilmesi sırasında “Türk Telekom, Tüpraş ve Erdemir bence...


OYAK Bank’ın Hollandalı ING Grubu’na satışına ilişkin olarak düzenlenen basın toplantısında konuşan Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy ifade değiştirdi. Erdemir’in özelleştirilmesi sırasında “Türk Telekom, Tüpraş ve Erdemir bence özelleştirilmemeliydi. Bunların Türkiye için stratejik önemi vardı. Madem özelleşiyor, öyleyse bizim gibi yerli kuruluşların elinde kalmalı” sözlerini sarf eden Ulusoy, dünkü toplantıda zıt yönde konuştu. Ulusoy, bu seçim ortamında, Türkiye’nin kritik gelişmelerinin yaşandığı, değerlendirildiği bu ortamda ING bankasının attığı adımın Türkiye devletine, Türkiye Cumhuriyeti devletine, kurumlarına, bu ülkenin insanına, millete olan güveni ifade ettiğini vurguladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensupları adına kurulan Ordu Yardımlaşma Sandığı’nın bir iştiraki olan Oyak Bank’ın adının değişeceği bildirildi.
Oyak Bank’ın adı daha önce de kışlalardaki diğer bankalara ait ATM’lerin çıkarılması ile gündeme gelmişti. Banka, personel maaşlarının kendi kurumu üzerinden yapılması için Genelkurmay Başkanlığı’nda yoğun kulisler yapmış ve bunun sonucunda birçok birliğin diğer bankalarla anlaşmaları iptal edilmiş, süresi dolanlar ise yenilenmemişti.
Ordunun bankası değilmiş
Bütün kışlalarda ATM’lerinin bulunması, subay ve astsubayların finans işlemlerinin yapıldığı bir banka olmasına rağmen Genel Müdür Ulusoy, ‘Askerin bankası değil, ordu ticaretle uğraşmaz’ ifadelerini kullandı.
Ulusoy, kendisinin 2001 yılında bu yöndeki değerlendirmeler üzerine yine Oyak’ın ordunun holdingi olmadığını ve o sıralarda bankanın alımı ile ilgili konuşmalar yapıldığını hatırlattı. Ulusoy, 2001 yılında yayınlanan bu konuşmasına ilişkin gazete kupüründe açıkladığı görüşlerini okurken şöyle devam etti: ‘’Oyak orduya ait değil. Orduda çalışan çok açık net cümleler... Orduda çalışanların kurduğu sosyal yardımlaşma kurumu. Ordunun parçası değil. Ordunun organizasyonunda Oyak’ın yeri yok. Ordu iktisadi bir şey yapmıyor. Ordu sınırları bekliyor. Biz ordu mensuplarının gelirlerini değerlendiriyoruz. 2001’den beri söylediğim bu mesaj 2007 yılına geldik hâlâ yerine varmamış mı diye bazen ben kendi ifade kabiliyetimden şüpheye düşüyorum. Ama tekrarlaya tekrarlaya bazı şeyleri kamuoyu gündemine sunabileceğimizi düşünüyorum.’’
Oyak Bank’ın askerin bankası değil askeriyede çalışan personelin emeklilik fonu olarak kurulmuş bir kuruluşun yatırım yaptığı iştirak olduğunu ifade eden Çoşkun Ulusoy, ‘’Bütün iştirakler gibi ihtiyaca, stratejilere bağlı olarak alınır ve satılabilir. Ayrıca Türkiye’de 70 tane banka vardır. Bir Tüpraş, bir Telekom, bir Erdemir için bunları söyleyemeyiz ve söylemedik de...’’ diye konuştu.
Askerin bütün hesaplarının toplandığı, kışlaların içine kadar girmiş bir kuruluşu, ordu mensuplarınca kurulmuş bir kurumun iştiraki olmasına rağmen Ulusoy, Oyak Bank’ın askeri ilişkisinden ısrarla kaçtı.
Banka stratejik değil mi?
Ulusoy basın toplantısında Türkiye’de bolca banka bulunduğunu, Oyak’ın da bunlardan biri olduğu yönündeki ifadeleriyle bankanın stratejik bir kurum olmadığını ima etti.
Fakat daha önceki grup tecrübeleri Oyak’ın refleksinin “stratejik” olarak tanımladığı kuruluşlarda da farklı olmadığını ortaya koyuyor. Erdemir bu refleksin en önemli göstergelerinden. Erdemir’i almadan önce Oyak Grubu, 7 Eylül 2005’te Antalya’da 1700 çalışanı ve iş ortağı ile bir toplantı düzenlemişti. Toplantıda Oyak Yönetim Kurulu Başkanı emekli Korgeneral Yıldırım Türker, Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy ve salondaki herkes kırmızı beyaz tişört giymişti. Bu tişört daha sonraki günlerde ’milli sermaye hareketi sembolü’ olarak anılmıştı. Fakat özelleştirmenin ardından gerçi grup tecrübesi açısından sonuç sürpriz değil. Çünkü Erdemir özelleştirmesinde milli forma ile sahaya inen Oyak, Erdemir’e de çelik devi Arcelor’u ortak yapmak istemişlerdi. Fakat Rekabet Kurulu’ndan vize alamayınca girişim sonuçsuz kalmıştı. (EKONOMİ SERVİSİ)
Ulusalcıları terse yatırdı!
Erdemir ihalesini OYAK’ın kazanmasının ardından, birçok patron ve Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzere bazı yayın organları tarafından ‘yerli sermaye’ propagandası yapılmıştı.
Erdemir’in Hilton Oteli’nde yapılan ihalesi sonrasında basın açıklaması yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Erdemir’in milli sermayede kalmasından dolayı duyduğu mutluluğu ifade ederek, “Bu önemli ihaleyi kazanan OYAK’ı tebrik ediyor ve başarılar diliyoruz. Kamuoyu huzurunda, Türk sanayinin mutlu geleceği için OYAK’a her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade ediyorum. Türk iş adamlarının da, birlikte iş yapabileceklerini gösterdik. Biz bir meşale yaktık. Bunun Edirne’den Diyarbakır’a, İzmir’den Van’a karşılık bulduğunu da gördük. Artık, her belgedeki iş adamlarımız, bir araya gelerek, Ortak Girişim Grupları kuruyor. Buradan ülke olarak büyük bir ders çıkarmış olmalıyız. Bu önemli ihaleyi kazanan Oyak’ı tebrik ediyor ve başarılar diliyoruz. Kamuoyu huzurunda, Türk sanayisinin mutlu geleceği için Oyak’a her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade ediyorum. Bütün Türkiye’yi Oyak’a destek olmaya çağırıyorum. Bu değerli grubumuzun önünde uzun ve zorlu bir süreç var.”
www.evrensel.net