Medya ve Çeşitlilik tartışıldı

Medya ve Çeşitlilik tartışıldı

British Council ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) işbirliğiyle yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan "Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu", önceki gün İstanbul'da yapılan "Medya ve Çeşitlilik Konferansı"nda değerlendirildi.


British Council ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) işbirliğiyle yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan "Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu", önceki gün İstanbul'da yapılan "Medya ve Çeşitlilik Konferansı"nda değerlendirildi. Çocuk, kadın ve cinsel farklıklar ile kültürel farklılıklara yaklaşımda gözetilmesi gereken ilkeler öneren çalışmanın, medya ortamına nasıl mal edileceği toplantıda yanıt aranan önemli gündemler arasındaydı.
Divan Oteli'nde gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü gazeteci Yavuz Baydar'ın yaptığı toplantının açılışında, British Council Türkiye Direktörü Chris Brown çalışmaya katkı sunanlara teşekkür etti. TGC Başkanı Orhan Erinç de, açılıştaki konuşmasında, yapılan uzun soluklu çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan ilkelerin uygulanmasının önemli olduğunu, ancak 1066 gazete yayınlanan Türkiye'nin bunu gerçekleştirmenin doğal güçlükleri olacağını söyledi.
Ardından projenin danışmanları, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mine Gencel Bek ile aynı fakülteden Yrd.Doç.Abdulrezak Altun, 3 kitapçıktan oluşan ilkeler bütünün nasıl hazırlandığını anlattılar.
Doç. Bek projeyi anlattı
Doç.Dr. Mine Gencel Bek, dezavantajlı kesimlere, farklı cinslere ve farklı kültürlere yaklaşımda haberi önemli bir mecra olarak gördüklerini, bu açıdan yapılacak dönüştürücü katkıların, bu alanlara bakıştaki ön yargıların değiştirilmesine hizmet edeceğini umduklarını söyledi.
Türkiye'de yayınlanan gazeteler üzerinde yapılan bir incelemenin yanı sıra, dünyanın birçok ülkesinde farklıklara yaklaşım konusunda yapılan çalışmaları, benimsenen ilkeleri taradıklarını, ardından gazetecilerin katılımıyla gerçekleştirilen atölye çalışmaları sonucunda bir ilkeler bütünü oluşturduklarını dile getirdi.
Yrd.Doç.Abdulrezak Altun ise, British Council, TGC ve BBC World Service'in ortaklaşa olarak örgütledikleri proje kapsamında Ocak, Şubat ve Mart aylarında yapılan toplantılar sonucunda, Türkiyeli gazetecilere evrensel sorumluluklarını hatırlatan ilkeler oluşturmayı amaçladıklarını anlattı. Türkiye medya ortamında kadınlar için dahi "Adam olmak" tanımlamasının kullanılageldiğini örnek veren Altun, "Kadın sürücü, bayan polis memurunu ezdi" gibi kullanımlarda da kadınlara yönelik olumsuzlayıcı yaklaşımın izlerinin hissedildiğini söyledi.
BBC Editoryal Politika Müfettişi David Jordan da, toplantıda BBC'nin deneyimlerini anlattığı bir sunum yaptı. Jordan, BBC olarak, izleyicilerin şikayetlerini doğrudan bildirmelerine olanak tanıyan bir kanal yarattıklarını anlattı.
Prof.Dr. Haluk Şahin ise, "Ne yazık ki, bizim TRT'miz BBC olmadı, toplumun gerisinde kaldı" diyerek, Türkiye'de özel televizyonlara geçiş sürecini ise, "adeta bir lağım patlaması biçimde yaşandı" sözleriyle dile getirdi.
Belirlenen ilkeler nasıl uygulanacak?
Sunumların ardından çeşitli basın yayın organlarından gazetecilerin katılımıyla gerçekleştirilen tartışmada, mesleki ilkeler konusunda hazırlanan kitapçıklar olumlu karşılanırken, medyadaki rekabet ortamı, ordu-medya, hükümet-medya ilişkileri gibi bir dizi gerçeğin bu ilkelerin uygulanmasının önünde engel oluşturdukları dile getirildi. Yapılan öneriler arasında, toplumsal farklılıkların bizzat haber merkezleri ve yazıişleri düzeyinde kendilerini gösterebilmesi gerektiği de dile getirildi. BBC'nin Türkiye medyasının yazıişleri ile eğitici bir ilişki kurması gibi önerilerin de dile getirildiği toplantıda, mesleki ilkelere aykırı haber sunumlarının ve tutumların teşhirinin de geliştirici olabileceği önerildi.
Kültürel Çeşitlilik ve Medya

Medya ve Çeşitlilik Klavuzu'nda yer alan "Kültürel Çeşitlilik ve Medya" başlıklı kitapçıkta yer alan ilkelerden bazıları şöyle: Medya kuruluşları ve çalışanları; milliyet, ırk, etnisite, dil, din ve inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti ve düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını veya inançsızlığını saldırı konusu yapmaz. Farklı kültürel grupların duyarlılıklarına saygı göstermek, bütün medya kuruşlarının temel ilkesi olmalıdır. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net