paris hilton'un cezaevi anıları 1

  • Onu renkli basının arka sayfa haberlerinden tanıyoruz: Hilton otellerinin çılgın varisi Paris Hilton, Losencılıs'ın en işlek caddelerinden birinin ortasında fino köpeğine duş aldırıp, köpeğine fön çeken kuaförü dövdü.


    Onu renkli basının arka sayfa haberlerinden tanıyoruz: Hilton otellerinin çılgın varisi Paris Hilton, Losencılıs'ın en işlek caddelerinden birinin ortasında fino köpeğine duş aldırıp, köpeğine fön çeken kuaförü dövdü. Yok efendim, bilmem ne galası sonrası, basına ve fotoğrafçılara tükürdü. Yok şunu tartakladı, bunu cırmaladı... Şımarıklıktan başka bir şey değil... Paris Hilton'la ilgili, bu gibi gazetelerin arka sayfasında haber çıkmadığı bir gün bile yok. Türkiye'de yaşasa kesin milletvekili adayıydı. (Mazot 1 YTL olacaaak!) O derece yani... En son da ehliyetsiz araba kullandığı için 23 gün hapis cezasına çarptırılmış, 5 Haziran’da Losencılıs Cezaevi'ne gönderilmişti. Hilton'un cezası dün doldu. (Şükür!) Şimdi Hilton, mahpusluk anılarını anlatmaya hazırlanıyor. Söylentilere göre NBC ile 1 milyon dolara anlaşmış. Fakat biz NBC'den erken davranarak, Hilton'un cezaevindeki günlüğünü ele geçirdik. (Alaska'da balık fabrikasında çalışan Serdar var bizim, onu görevlendirdik. Hemen Losencılıs'a uçtu. Katakulliye getirip defteri araklamış bu. Serdar orda kral gibi de dil yapmış, spontane çevirdi, trak diye yolladı bize.) Buyurun birlikte okuyalım efenim...
    "Sevgili küllük,
    Ay yanlış söyledim, sevgili güllük, offff çok sıkılıyorum ama... Sevgili günlük... Bugün cezaevindeki ilk günüm. Bugün ağladım, ağladım, ağladım... O kadar ağladım ki, neredeyse cezaevini su basacaktı. Sonra odamın musluğunu açık unuttuğumu fark ettim. Oda görevlisini çağırdım, ona hemen musluğu kapatmasını söyledim. Buradaki insanlar çok kaba! İnanılmaz kabalar... Oda görevlisi bana ne dedi biliyor musun? 'Hey lanet olası, o koca kıçını kaldır ve o kahrolası musluğu hemen kapat, anlaşıldı mı? Yoksa su parasını babana ödetmek zorunda kalırız' Ardından da, 'Nuah nuah nuah' şeklinde kaba kaba güldü. Onu işten kovdurtacağım. Hemen koşup musluğu kapattım, sonra yatağıma uzanıp ağladım, ağladım, ağladım..."
    5 Haziran Salı
    "Sevgili günlük,
    Bugün bu oteldeki ikinci günüm. Yemekler berbat ötesi! Dün akşam yemeğinde garsondan, mönüyü getirmesini rica ettim. Garson bana ne dedi biliyor musun? Aynen şöyle dedi: "Hey ahbap! Nerede olduğunu sanıyorsun sen ha? Burası mapushane dostum? Burada umduğunu değil bulduğunu yersin! Şimdi o kahrolası kıçını kaldır ve yemek sırasına geç anlaşıldı mı?" Yemekten sonra hemen odama gittim. Yatağıma girip ağladım, ağladım, ağladım...
    (Sürecek...)
    M.Öner
    www.evrensel.net