Def-i bela fonları yolsuzlukları körüklüyor

Birileri bürokrasi içinde bu kadar gözü kara biçimde hareket edebiliyor, yolsuzluk, usulsüzlük yapabiliyorsa, bunun arkasında yatanlara bakmalıyız.
Bu, yolsuzluklarla mücadelede de önemli. Hangi yüksek bürokrat arkasında ...


Devlet Denetim Elemanları Derneği Genel Sekreteri İsmail Gülmez, çok çeşitli organizasyonlar içinde oluşturulan def-i bela fonları sayesinde yolsuzluk ve usulsüzlüğe karışanların korunduğunu kaydetti. “A’nın fonu var, B’nin fonu var, bu çok önemli değil. Asıl önemli olan Türkiye’de bu mekanizmanın yaygın biçimde var olması” diyen Gülmez, def-i bela fonlarının yolsuzluklarla mücadeleyi de zorlaştırdığını kaydetti.
Gülmez’e yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

Dernek olarak def-i bela fonlarına dikkat çekerek, böyle fonlara sahip olmadığınızı vurguluyorsunuz. Def-i bela fonu nedir? Bu fonlardan kimler yararlanıyor?
Def-i bela fonu denilen şey belirli grupların, belirli siyaset, görüş adına hareket edenlerin, yapılar içinde yer alanların kendilerinin verdikleri genel bir isim. Ama işin içeriği şu: Def-i bela, herhangi bir görüş, fikir, organizasyon adına hareket edenlerin çalışmalarından dolayı bir zarara uğramaları durumunda, bu zarardan dolayı kişinin ya da kişilerin mağdur olmaması için oluşturulmuş bir fon, bir kaynak. Bunun değişik biçimleri var. Daha önceden oluşturulmuş, kaynakları belli olan hazır para şeklinde olabiliyor. Diyelim ki, hareket ya da organizasyon içindeki bir kişiye çalışmalarından kaynaklı dava açıldı, bu davada oluşan maddi kayıplar ya da tazminatlar bu fondan karşılanıyor. Gözaltına alınmak, ceza almak, işten çıkarılmak, soruşturmaya uğramak, hapishaneye düşmek, ölüm gibi durumlarda da fon devreye giriyor. Dolayısıyla bu kişiler def-i bela fonundan yararlanacaklarını bildikleri için çok rahat hareket edebiliyor. Bize bu yönde ihbarlar sık sık geliyor. A’nın fonu var, B’nin fonu var, bu çok önemli değil. Asıl önemli olan Türkiye’de bu mekanizmanın yaygın biçimde var olması. Bu fonlar birçok yapıda var. Def-i bela fonları sayesinde insanlar gözü kapalı hareket edebiliyorlar mı? Ediyorlar. Çünkü arkalarında güvenceleri var.

Def-i bela, para dışında da biçimler alabiliyor mu?/i>
Def-i bela fonu, siyasi bir irade biçiminde de olabiliyor. Karar mekanizmasında aklama, koruma-kollama, zarar görenin zararını önleme... Örneğin mahkeme kararı çıkıyor ama amir uygulamıyor. Fonu sadece para olarak anlamamak lazım. ‘Arkasındaki güç’ biçiminde de ortaya çıkabiliyor. Bir anlamda ‘dayı’. O ‘dayının gücü’. Siyasi güç, idari güç, ekonomik güç, koruma kollama, hepsi var. Herkes kanuna uymak zorunda. Kanuna uymuyorsa arkasında başka bir şey aramak lazım. Birileri bürokrasi içinde bu kadar gözü kara biçimde hareket edebiliyor, yolsuzluk, usulsüzlük yapabiliyorsa, bunun arkasında yatanlara bakmalıyız. Bu, yolsuzluklarla mücadelede de önemli. Hangi yüksek bürokrat arkasında belli bir desteği görmeyince gözü kara usulsüzlük, yolsuzluk yapabilir? Bile bile insanlar kendilerini ateşe atmaz, hata yapmaz. Ya cahil cesareti olması lazım, ya da arkasında bir güç olması lazım. Bizim böyle bir fonumuz yok, yasalardan aldığımız gücümüz var.

Türkiye’de bürokrasiye sirayet etmiş durumda mı?
Olaylar bazında baktığımız zaman ne yazık ki... İnsanların bu konuda umudu kırılmış durumda. Bize gelen ihbarlar var. Örneğin biri geliyor, üst düzey görevlerde olan kişilerle ilgili ‘Siz bunlarla uğraşmayın’ diyor. ‘Neden’ diye sorduğumuzda, ‘Hakkında işlem yapılsa, görevinden alınsa zararı ne olacak ki. O görevinden alınsa da maaşı garanti. Ya başka bir iş bulacaklar ya da aynı maaşını karşılayacaklar. Bunların gözü kara, korkusu yok’ diyor. Bu şekilde bilgi bazında, yakınma olarak gelen de var, aba altından sopa göstermek gibi gelen de var. ‘Sen neye güveniyorsun, benim arkamda şu var, desteğim var, fonum var’ diye açıktan söyleyen insanlar bile oluyor. Ancak biz Devlet Denetim Elemanları Derneği mensupları olarak görevimizi yapmaya, yolsuzluklarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizim kanunla verilen yetkilerimiz, gücümüz dışında hiçbir desteğimiz yok. Kanunlar ve vicdanımız. Hem niye kanunun dışında gücümüz olsun ki, illa mücadele etmek için başka bir güç mü gerekiyor? Öyle düşünmeye başlarsak, Türkiye bir korku toplumu haline gelir. Biz temiz yönetim, temiz toplum istiyoruz. Yıllardır uğruna mücadele ettiğimiz de bu zaten. (Ankara/EVRENSEL)
Onur Bakır
www.evrensel.net