Tüzel’den Uzan için suç duyurusu

Emek, demokrasi, barış güçlerinin Bin Umut adaylarından İzmir 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel, Torbalı’da emekçilerle buluştu. Tüm gününü Torbalı’daki etkinliklere ayıran Tüzel...


Emek, demokrasi, barış güçlerinin Bin Umut adaylarından İzmir 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel, Torbalı’da emekçilerle buluştu. Tüm gününü Torbalı’daki etkinliklere ayıran Tüzel, ilçede bir dizi ziyaret ve halk toplantısına katıldı.
İlk olarak 10 yıllık bir geçmişi bulunan günlük yerel gazete Büyük Torbalı gazetesini ziyaret eden Tüzel’e, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Varlı, DTP, EMEP ve SDP yöneticileri ile İHD İzmir Şube Başkanı Lütfi Demirkapı eşlik ederken, gazetenin imtiyaz sahibi Abdülvahap Olgun’la sohbet edildi. Tüzel’in ziyareti için teşekkür eden Olgun, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde AKP’ye takınılan antidemokratik tavrı haksız bulduğunu ama aynı AKP’nin bağımsız adaylar konusunda gösterdiği yaklaşımın da aynı derecede antidemokratik olduğunu söyledi. İstikrar adına merkezci ve iki partili bir Meclis düşünüldüğünü aktaran Tüzel, bundan bir çözüm çıkmayacağının çok açık olduğunu söyledi. AKP’nin, seçim sloganı olarak “yola devam” sloganını kullandığını hatırlatan Tüzel, 5 yılda ülkeye bir şey veremeyenlerin, halktan 5 yıl daha istemesini eleştirdi.
Şimdi barışın ve kardeşliğin zamanı
Emek, barış, kardeşlik güçlerinin Bin Umut Adayları olarak barışın ve kardeşliğin zamanı olduğunun bilinci ile hareket ettiklerini kaydeden Tüzel, “Türk ve Kürt anaların evlat acılarına son vermek açısından, ülkedeki diğer sorunların çözümü açısından Kürt sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu sorunun çözümünü kendimize görev sayıyoruz. Seçimlere baraj nedeniyle bağımsız adaylar olarak giriyoruz ama arkamızda siyasi partilerimiz ve geniş halk kitleleri var. Bu sorunları hep birlikte çözmek için mücadele edeceğiz” diye konuştu. Gazete ziyaretinin ardından Oğlakçı (Kovik) Köyü Kültür Dayanışma Derneği’ne giden Tüzel ve beraberindekiler, Varto depremi ve baskılar nedeniyle köylerinden göçüp gelen yurttaşlarla sohbet ettiler. Kendi kültürel kimliğini, dilini yaşamak isteyen Kürtlere karşı yoğun bir baskı yapıldığını belirten Tüzel, aynı şeyin bir zamanlar Bulgaristan’daki Türklere karşı da yapıldığını hatırlatarak o zaman yönetenlerin buna tepki gösterdiğini dile getirdi. Ülkeyi yönetenlerde Türkçülüğü, Türklerden başka halkın olmadığını savunan bir anlayışın egemen olduğunun altını çizen Tüzel, hükümetin de burada bir siyesi irade göstermediğini belirtti.
Ne devlet dini, ne din devleti
Daha sonra Torbalı Alevi Bektaşi Derneği’ne giden heyete burada dernek üyeleri adına teşekkür eden Dernek Başkanı Mustafa Değer, Tüzel’in derneklerini ilk ziyaret eden milletvekili adayı olduğunu, bunu da kendisini Alevi toplumuna yakın hissetmesinin bir göstergesi saydıklarını söyledi. Seçimlerden önce Alevi Bektaşi Derneği örgütleri ile yaptıkları görüşmeleri aktaran Tüzel, bu toplantılarda yapılan tahlillerin esas itibariyle ortaklaştığını belitti. Ülkede AKP iktidarı ile birlikte halkın sorunlarının daha da büyüdüğünü vurgulayan Tüzel, birçok sorunun yanı sıra devletin laiklik adına Sünni mezhebi devlet dini halini getirdiğini ve 30 milyonu aşkın Alevi toplumunu görmezden geldiğini söyledi. Tüzel, “Laiklikten demokrasi güçlerinin, Bin Umut Adaylarının anladığı; inançların, din ve ibadet hakkının hiçbir şekilde engellenmemesidir. Ne devlet dini, ne din devleti olmalıdır” diye konuştu. Dernek üyeleri ise Alevilerin yıllardır uğradığı baskılara dikkat çekerek Alevi inancının güvence altına alınmasını istediklerini söylediler. Dernek yöneticileri ise seçimlerden önce yaptıkları toplantı ile Bin Umut Adaylarının programlarını incelediklerini ve Bin Umut bağımsız adaylarına destek olmayı kararlaştırdıklarını kaydettiler. Burada konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Varlı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir zaman laik olmadığını belirterek Alevilerin Yavuz Sultan Selim’den bu yana baskı ve hakaretlere uğradığını söyledi.
Gündelikçi işçiler
Öğleden sonra Torbalı Eğitim Sen Şubesi’ne giden ve buradaki emekçilerle sohbet eden Tüzel’e, özellikle çok ağır koşullarda ve kölelik ücreti ile çalışmak durumunda kalan gündelikçi işçilerin sorunları anlatıldı. Torbalı Gündelikçi İşçiler Derneği Başkanı Mehmet Öztürk, sabaha karşı 04.30’dan akşam saat 20.00’lere kadar tarlalarda, konserve fabrikalarında çalışan işçilerin sigorta, yemek gibi haklarının olmadığını, günlük 17 YTL gibi bir ücrete çalıştırıldıklarını, bu ücretlerden de “dayı başı” denen kişilerin kesinti yaptığını söyledi. İşçilerin tarlalara son derece güvenliksiz araçlarla, balık istifi bir şekilde taşındığını aktaran Mehmet Öztürk, Tüzel’den konuyla ilgili destek istedi.
Gündelikçi işçilerin çalışma koşulları ve diğer sorunlar ile yakından ilgilenen Tüzel, “Torbalı’dan çalışan, ezilen, sömürülen kadınları uyandırmak, alınacak binlerce oya bedeldir” diye konuştu. İşçilerin örgütlenmesinin önemine ve buraya verilecek desteğe dikkat çeken Tüzel, en kısa sürede bu işçilerin işe gitmeden önce sabah 04.30’da toplandıkları yerlere kadar giderek desteklerini sunacağını ve onları dinleyeceğini söyledi. (İzmir/EVRENSEL)

Barış ve kardeşlik dilekleriyle kıraathane açılışı

Tüzel’in akşam saatlerinde katıldığı halk toplantısı ise kitleselliği ile dikkat çekti. Toplantı öncesi yeni açılan bir kıraathanenin açılışı için yapılan törende kurdeleyi “barış ve kardeşlik” dilekleri ile kesen Tüzel, burada toplanan 500’ün üzerinde emekçiye seslendi. DTP İzmir İl yöneticisi Yusuf Kaya, Kürt halkının diğer halklarla eşit bir temelde kardeşçe yaşamak istediğini aktararak Bin Umut Adayları seçilirken bu düşüncenin göz önünde bulundurulduğunu söyledi. İHD İzmir Şube Başkanı Lütfi Demirkapı ise savaş, imha ve inkarda ısrar eden partilerin karşısına Bin Umut Adaylarının bir seçenek olarak çıktıklarını dile getirdi. Tüzel burada yaptığı konuşmada, ülkede barış ve kardeşliğin egemen kılınması için yola çıkıldığını aktararak halk güçlerinin, Meclis’e gönderdikleri milletvekillerinin arkasında yer alarak onların verdiği mücadeleye kendi alanlarından destek çıkacaklarını dile getirdi. Türk-Kürt analarının artık yeter dediğini, ayrımcılık istemediğini, güvenli bir gelecek istediklerini, barış ve kardeşlik istediklerini söyleyen Tüzel, “Torbalı’da, ekmek için baskıdan kaçan göç edip gelen Kürtler, savaştan mağdur olmuş; kendi kültüründen, kendi toprağından uzakta bir yaşam kavgası veriyor. İzmir’in içinde de onun kırsal bölgesi olan Torbalı gibi yerlerde de Kürt gençleri ve kadınlarının ucuz işgücü olarak sigortasız, sendikasız, 8 saatin çok çok üstünde, asgari ücretin çok altında çalıştırıldığını Emek Partisi’nin Genel Başkanı olarak biliyorum. Bunu bilmeyenlere anlatmak da benim boynumun borcu. Bizlerin temsilcisi Meclis’te olmadığı için sözümüz dinlenmiyor. Yasalar patronların, ağaların, işbirlikçilerin istediği gibi çıkıyor. Onurun, vicdanın, kardeşliğin sesi olacak olan bağımsız adaylar bu tezgahı bozmak için Meclis’te olmak istiyoruz” diye konuştu.
Tüzel daha sonra toplantının yapıldığı yerin yakınında bulunan bir düğüne de katılarak genç çiftlere mutluluklar dileyip halay çekti.

Uzan hakkında suç duyurusu

İzmir 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel, halkın yoksulluğunu istismar eden Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan ve parti yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Tüzel, Cem Uzan’ın ‘Mazot 1 YTL olacak” vaadine bir de ‘2 YTL’den aldığı 40 bin litre mazotu 1 YTL’den satacağını” vaat etmesi hakkında İl Seçim Kurulu’na suç duyurusunda bulundu.
İl Seçim Kurulu önünde basına açıklama yapan Abdullah Levent Tüzel, seçimlere giren partilerin oy avcılığı için halka gerçekleştiremeyecekleri vaatlerde bulunduklarını söyledi. Sermaye partilerinin halkın yoksulluğunu kullandığını belirten Tüzel, geçmiş seçimlerde yapılan kuru gıda, odun-kömür gibi ‘yardım’lara, şimdi de ucuz mazot dağıtımı ile yeni ‘oy avcılığı yöntemleri’nin eklendiğini söyledi. Tüzel, Cem Uzan gibi halkın birikimlerini kişisel servet haline getirmiş, programı bile olmayan bir partinin liderinin halkı, gençleri, yoksul ve ezilen insanları kandırmasına müsaade edilmemesi gerektiğini vurguladı. İmarzedelerin hâlâ her gün kapatılan banka şubelerinin önünde toplanarak yıllarca alın teri dökerek yaptıkları birikimleri almaya çalıştığını hatırlatan Tüzel, Uzan’ın 1 YTL’ye mazot satma vaadinin kaynağının bilinmezliği bir yana, Seçim Kanunu’na da aykırılıklar gösterdiğini belirtti.
“Genç Parti de dahil mevcut sermaye partilerinin mevcut IMF programını yürütmekten başka şansı yok, böyle bir iddiaları yok. Bu nedenle mazotun 1 YTL olması da başkaca vaatlerin de gerçekleştirilmesi olanaklı değil. IMF programı, asgari ücretten memur maaşına, tarım ürünlerinin taban fiyatına ve emeklilik ikramiyelerine kadar görevlerini önlerine koymuştur. Ya bu IMF programını yırtıp atacaksınız ya da bu vaatlerin hepsi içi boş, kof bir yalandan öteye geçemeyecek. Kaynak vardır ama bu kaynakları tüketim maddelerinin fiyatının düşürülmesi, işçi ücretlerinin yükseltilmesine dönük bir uygulamada kullanacak siyasi irade yoktur” diyen Tüzel, kandırmacaya, oy avcılığına ve istismara müsaade etmeyeceklerini söyledi.
Bu vaadin Seçim Yasası’ndaki yasaklar kapsamına girdiğini söyleyen Tüzel, partilerin ve bağımsız adayların hiçbir şekilde para karşılığı bir şey satamayacağını, bir bedeli olan hiçbir malı vatandaşa dağıtamayacağını ifade etti. Tüzel, YSK’ya bu durumu hem önlemesi, hem de gerekli takibatı yapması için başvuruda bulundu.
Gümrüklerde oy kullanılmaya başlandığını da hatırlatan Tüzel, oy pusulalarında bağımsız adaylara yer verilmemesinin, bağımsız adaylara oy kullanmayı engellediğini söyledi. Tüzel, en azından seçim bölgelerindeki gümrük kapılarında kullanılan oy pusulalarına da bağımsız adayların da isminin yazılması gerektiğini söyledi.
www.evrensel.net