Kızgın Turgutlu halkı ‘seçenek’ arıyor

Kızgın Turgutlu halkı ‘seçenek’ arıyor

Manisa’nın Turgutlu ilçesi, kent dışında sanayi, iç kesimlerde ise tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu bir yer.
Yemyeşil ovada en çok üzüm bağları ve kiraz ağaçları bulunuyor.


Manisa’nın Turgutlu ilçesi, kent dışında sanayi, iç kesimlerde ise tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu bir yer. Yemyeşil ovada en çok üzüm bağları ve kiraz ağaçları bulunuyor. Pamuk, tütün, domates, buğday, şeftali, erik ve zeytin ise ilçede üretilen diğer ürünlerden. Hükümetin tarım politikalarının en ağır tahribatının yaşandığı kentlerden biri olmasına rağmen ilçede seçmenlerin büyük kısmı ‘seçeneksiz’ olduklarını düşündükleri için yine AKP’yi tercih edecekmiş gibi görünüyor.
Özellikle çiftçilerin yoğun olarak oturduğu Camiönü Kahvesi’ne gidiyoruz. Masadakilere selam verdikten sonra kendimizi tanıtıyoruz, hemen buyur edip çay ikram ediyorlar. Sohbete girdiğimizde ise bir tartışma başlıyor. Masada oturanların büyük çoğunluğu önceki seçimlerde AKP’ye oy vermiş ve herkes, çiftçinin içler acısı durumunu anlatmakla başlıyor söze. Turgutlu eskiden DYP’nin kalesi olarak görülürken 1999 seçimlerinde MHP, son seçimlerde ise AKP en çok oyu almış.
‘Çiftçi olarak memnun değiliz ama…’
53 yaşındaki Mehmet Uzun pamuk, üzüm ve mısır ekiyor. “Masraf çok; gübre, ilaç, mazot, bütün girdiler çok pahalı; mahsulümüz para etmiyor. Geçtiğimiz yıl pamuk helak oldu; tarlada bıraktık, toplamadık bile” diye söze başlayan Mehmet Uzun, bu yıl darı ektiğini, ona güvendiğini söylüyor. Ama şunu eklemeyi de ihmal etmiyor: “Bakalım halimiz nasıl olacak?” Hasat ettikleri ürünün para etmediğini belirten Uzun, “Burada asıl parayı aracılar ve dayı başılar kazanıyor. Ben 12 bin liraya bir bahçe verdim, adam benden aldığının ertesi gün 18 bin liraya başkasına satıyor, o da üç gün sonra 25 bin liraya başkasına satıyor. Düşünün ben 12 ayda 12 bin lira kazanıyorum. Onlar, bir günde benim kazandığımın yarısını kazanıyor” diye konuşuyor. Hükümetin verdiği desteğin küçük çiftçilere yansımadığını söyleyen Uzun, “Benim 15 dönüm tarlam var. Buna destek vermese ne olur? Dönüm başına 16 YTL veriyor. 10 YTL ve 6 YTL olarak ikiye bölüyor. Bu parayla ne yapılır? Ben destek istemiyorum. Destek vereceğine gübrenin, ilacın, mazotun fiyatını düşürsün, ürünümüz satılsın bize yeter” diyor. 5 yıl önce 1.25 liraya sattığı üzümü bu yıl da aynı paraya sattığını söyleyen Uzun, Tariş ve Ziraat Odası’nı eleştiriyor, fakat masada söz hükümete geldiğinde ise “Hükümeti karıştırmayın” diyor. Geçen seçimlerde oyunu AKP’ye verdiğini söyleyen Uzun, tercihinin bu yıl da değişmeyeceğini söylüyor. “Neden” sorusuna ise “Yok ki başkası. Karşısına çıkan bir adam göstersenize bana. Daha iyisini gösterin, ben hemen döneceğim ve oyumu ona vereceğim. Karşımızda seçenek yok. Hepsini denedik, ortada hiçbir şey yok” yanıtını veriyor. “Ben bir çiftçi olarak hükümetten memnun değilim. Fakat diğer taraftan düşündüğümde ise fazlası ile memnunum. Bugün sağlık ocağına gittim, evimdeymişim gibi muayene oldum, gidip ilacımı aldım. Bunun neyinden memnun olmayacağım” diyor.
AKP çiftçiyi öldürdü
Ali Özgülen 49 yaşında. “Üzümden hepimiz şikayetçiyiz, ben hayvancılık da yapıyorum. Sütü sağıyoruz, sütçüye gidiyoruz, parayı alıyoruz; yem parasına yetmiyor, cebimize harçlık bile kalmıyor” diye sözlerine başlıyor Özgülen. 10-20 dönüm toprağı olan çiftçinin toprağını icara verip fabrikaya çalışmaya gittiğini söyleyen Özgülen, “Çünkü tarladan alacağı para boğazına yetmeyecek. Fabrikaya işçi olarak gitmekten başka çaresi kalmadı insanların” diyor. Geçen seçimlerde oyunu AKP’ye verdiğini söyleyen Özgülen, bu seçimlerde ise tercihini MHP’den yana kullanacağını söylüyor. “Bahçeli’den bir ciddilik bekliyorum. Başa gelirse belki o çözer bu meseleleri. Ama gene de emin değilim tabii. Televizyonda izliyoruz, sert görünüşü hoşuma gidiyor” diyen Özgülen, oyunu AKP’ye verdiğine pişman olanlardan. Özgülen, “Neden AKP’den vazgeçtin” sorusuna ise “Çiftçiyi öldürdü işte, her şey meydanda. Bir şey yapacakları zaman önce Amerika’ya gidiyorlar, oraya danışıp ondan sonra yapıyorlar. Son 4 yıllık süreçte yaşamımız daha da zorlaştı. Bir torba gübrenin fiyatı olmuş 36 lira. Şu an bir ton gübre almam gerekiyor alamıyorum” sözleri ile yanıt veriyor.
Asgari ücret tepkisi
Emekli işçi Şükrü Kar ise yine AKP’ye oy verip kararını değiştirmeyenlerden. “Ben şu an hiç çalışmadan 500 lira maaş alıyorum. Yetiyor mu, o başka mesele. Ben şikayet edersem, akşama kadar çalışıp 400 lira alan işçiler ne yapsın” diyerek söze başlayan Kar, oyunu yine AKP’ye vereceğini söylüyor. Diğer taraftan bakıldığında asgari ücretin en az 700 lira olması gerektiğini ifade eden Kar, kamu işçisi ile özel sektör işçisinin arasındaki uçurumun da giderilmesi gerektiğini belirtiyor.
‘AKP’ye zulüm yaptılar’
Mahmut Özer, eski küçük sanayici; şimdi inşaatlarda ustalık yapıyor, 47 yaşında. Şu an kazancından ve halinden memnun olduğunu söyleyen Özer, çiftçinin şikayetlerine katıldığını belirtiyor. Sistemin zulüm üzerine kurulmuş olduğunu söyleyen Özer, AKP’ye haksızlık yapıldığını, bu yüzden de oyunun arttığını söylüyor. “Bunu yapmamış olsalardı oyu yüzde 20’lerde kalırdı. Şimdi ise sırf bu zulüm nedeniyle yüzde 40’larda olacak” diyor. Bu yıl da CHP’ye ve haksızlık yapan diğerlerine tepki göstermek için kararının değişmeyeceğini belirtiyor. Özer, “Bizi bölmeye çalışıyorlar. Laik, anti-laik, dindar-dindar olmayan, Türk-Kürt diye bölmeye çalışıyorlar. Cumhuriyet mitingleri yapıyorlar, benden daha iyi Cumhuriyetçi yoktur. Yok ‘Atatürkçüyüz’ diyorlar, ben de Atatürkçüyüm. Yok sen olamazsın diyorlar. Bu senin tapulu malın mı” diye soruyor. (Turgutlu/EVRENSEL)
Sandığın başında karar verecek

Çiftçi olan 52 yaşındaki Nevzat Oruç ise masadakilerden tamamen farklı düşünüyor. “Ben bu hükümetten hiç memnun değilim” diye lafa giren Oruç, “Neden diye sorarsanız mazotun litresi olmuş 2 lira 350 kuruş. Benim traktörümün deposu 150 liraya doluyor. Bir işçinin parası 25 lira. İşçiye de az geliyor bu para, o da haklı. Güneşin altında 10 saat çalışıyor çünkü. Torbası 25-35 lira arası gübreden de 1 dönüm toprağa 80 kilodan aşağı attın mı mahsul vermez. Bu masraf sadece bir günlük. Gidin; traktörümün lastikleri yarık dolu, parasızlıktan değiştiremiyorum” diye konuşuyor. Üzümünü toplayıp şirketlere gittiğinde ise 800-900 kuruşa satabildiğini belirten Oruç, “Hükümet çiftçiye destek veriyorum diyor. Doğrudan Gelir Desteği veriyor, dönüm başına 10 lira. Benim 20 dönüm tarlam var, ne yapar 200 lira. Onu da vermesin istemiyorum” diyor. Hükümetin çiftçiye yapacağı tek iyiliğin girdi maliyetini azaltmak ve ürünün para etmesini sağlamak olduğunu söyleyen Oruç, “Mazotu düşürsün 800 kuruşa, gübreyi düşürsün 10 liraya, ben o zaman şikayetçi olmam. Biz burada ilaççıya, mazotçuya, gübreciye çalışıyoruz” diyor. Oyunu geçen seçimlerde DYP’ye verdiğini söyleyen Oruç, bunun nedenini ise “Çünkü bunların böyle yapacağını biliyordum. AKP’nin düzeni zengine, sanayiciye güzel. Onlara destek veriyor, bize bir şey yok. Ondan sonra Başbakan çıkıyor ‘Ben çiftçiye pirim verdim’ diyor. Ne pirimi, ne yardımı” sözleri ile açıklıyor. Bu yıl oyunu kime vereceğine karar vermediğini söyleyen Oruç, sandığa gittiğinde karar vereceğini, AKP haricinde birine vereceğini söylüyor.
Ozan Sürücü
www.evrensel.net