Fotoğraf: Evrensel

paris hilton'un cezaevi anıları 2

  • Ehliyetsiz araba kullandığı için Losencılıs Cezaevi’nde 23 gün hapis yatan Paris Hilton kızımızın günlüğünü yayınlamaya devam ediyoruz.
    “Sevgili günlük,


    Ehliyetsiz araba kullandığı için Losencılıs Cezaevi’nde 23 gün hapis yatan Paris Hilton kızımızın günlüğünü yayınlamaya devam ediyoruz.
    “Sevgili günlük,
    Bugün oteldeki beşinci günüm. Ya da altıncı... Tam olarak bilmiyorum. Sanki yıllardır buradaymışım gibi geliyor. Neden burada hiç erkek yok, aklım almıyor. Bütün erkekler, sanki yer yarıldı da içine girdiler. Bunları düşündükten sonra hemen valizimi açtım ve yanımda getirmiş olduğum “İnsanlarla İletişim Kurmanın 107 Altın Kuralı” adlı kitabı çıkarıp bir göz attım. Kitabı okurken uyuya kalmışım. Uyandığımda saat epey geç olmuştu. Sonra günlerdir maillerime bakmadığım geldi aklıma. Hemen oda görevlisini çağırıp, ona internete girmek istediğimi söyledim. Oda görevlisi “Tabii efendim, bizardan sizin için bir dizüstü bilgisayar ayarlamaya çalışacağım” dedi. Ve içecek olarak ne istediğimi sordu. Bir kapiçino söyledim. Birazdan gelir... Mail kutum kim bilir ne kadar da dolup taşmıştır. Burayı sevmeye başlıyorum sanırım...
    9 Haziran Salı
    “Merry çok kötü bir kadın. Onun insanlıktan nasibini almamış bir yaratık olduğunu düşünüyorum. Bir dizüstü bilgisayarı benden esirgedi. Dışarı çıkınca babama, dizüstü bilgisayarı satış mağazaları zinciri aldırtacağım. Evet, yapacağım bunu.
    10 Haziran Salı
    “Merry, şu oda görevlisi kadın... Tam anlamıyla yontulmamış bir heykel parçası. Bugün konuşurken “Sen benim kim olduğumu biliyor musun!” dedim. Bilmiyorum ve bilmek istemiyorum deyip çekip gitti. Nasıl tanımaz beni! Bu, şu ana dek başıma gelen en kötü şey. Bana bağırıp çağırsaydı, saçımı çekip, yüzümü tırmalasaydı daha az kırılırdım. Göz yaşlarıma hakim olamadım. Ağladım, ağladım, ağladım...
    13 Haziran Salı
    “Bugün, ağlamamak için kendime söz verdim. Sonra köpeğim Çarli’nin acaba ne yapıyordur ki şimdi, diye geçti içimden. Sözümü tutamadım. Ağladım, ağladım, ağladım...
    17 Haziran Salı
    “Bu otelde henüz kimseyi tanımadığımdan, kendim için bir şiir yazmaya karar getirdim. Hayatın gizli sırlarına dair açık etmek için, kağıdın üstüne dökülmüş, naçiz ve müstesna mısralar:
    Papatya kadar şirin bir yüzüm vardır benim
    Annemi de acayip severim
    Rıhtımsı bir yalnızlık girdi içime şimdi
    İster misin serbest bıraksınlar şimdi beni?
    Seviyorum yine de her şeyi ve herkezi...
    Baş harflerini okuyunca adım yazıyor. Nasıl?
    21 Haziran Salı
    M. Öner
    www.evrensel.net