EMEK GÜNLÜĞÜ

EMEK GÜNLÜĞÜ

  • Burjuva partileri seçim çalışmalarını yürütürken her türden ahlaksızlık yaparak halktan oy istiyorlar. Elinde iktidar erkini bulunduranlar, bunu halka karşı kullanıp “Bize oy vermeyene hizmet götürmeyiz” şantajını dahi kullanıyorlar.


    Burjuva partileri seçim çalışmalarını yürütürken her türden ahlaksızlık yaparak halktan oy istiyorlar. Elinde iktidar erkini bulunduranlar, bunu halka karşı kullanıp “Bize oy vermeyene hizmet götürmeyiz” şantajını dahi kullanıyorlar.
    Kışın yoksul insanlar evlerinde iki odun bulup soba yakamaz durumdayken, yazın ortasında kömür dağıtıyorlar. Yoksulların midelerinden açlık sesi gelirken onlara yaşayacakları bir ortamı sağlamayanlar, şimdi erzak yardımlarında bulunuyorlar. Çaresizlik içinde yaşayan insanlara üç beş kuruş para yardımı yaparak oylarını satın almaya çalışıyorlar. Belediye binaları, AKP Hükümeti’nin şubeleri gibi çalışıyor. Öğrencilere burs vaatlerinden tutun, sağlık konusunda yardımlara kadar bin bir vaat havada uçuşuyor. Bunlar da sonuç vermezse kutsal kitaplara el bastırılarak yemin etmeleri isteniyor.
    Yani yeter ki 22 Temmuz onların zaferiyle sonuçlansın. Bunun için her yol meşru sayılıyor. Erdoğan, Baykal, Bahçeli, Ağar ve Uzan, kendileri dışındaki her şeyi yok sayarak kendilerini tek kurtarıcı olarak sunuyorlar. Bin Umut Adaylarının yarın Meclis’te yapacakları çalışmalar ve ülke gerçeklerinin Meclis kürsüsünden yansıtılması şimdiden onları rahatsız etmiş ki Bin Umut Adaylarına karşı kampanya yürütüyorlar. Bunu yaparken “Oylarınızı israf etmeyin”, “Bunlar, Kuzey Irak uzantısı”, “Meclis’te bağımsız ne yapabilir” gibi propagandalar yapıyorlar. Bunlar birbirleriyle en kavgalı zamanlarında bile, Meclis’te birleşerek bağımsız adayların birleşik oy pusulasında yer almalarını sağlayacak yasayı çıkardılar. Zamanları yetseydi başka engeller de çıkaracaklardı. Amaçları Meclis’e muhalif bir sesin girmesini, işçi ve emekçilerin sesi olacak kimselerin olmasını engellemek. Türk ve Kürt halkının eşit koşullarda ve bir arada yaşamasını savunacak vekillerin yer almasının önüne geçmek.
    Çırpınışları boşa değil. Çünkü şimdiye kadar Meclis’te kayıkçı kavgaları ile; al gülüm, ver gülüm ile idare edip gidiyorlardı. Bunun değişeceğinden korkuyorlar. ABD onların baş tacıydı, burada herkes tek sesti. IMF ve DB onların tek patronu olarak duruyor, bunun için el kaldırıp indiriyorlardı. TÜSİAD dur dediğinde duruyorlar, devam dediğinde devam ediyorlardı. AB istekleri onlar için her şeyin üstünde geliyordu. Tekellerin her istediği yasa anında çıkıyordu.
    Ama bir yanda da sendikalaşma önündeki engellere kadar işçilerin tüm sorunları duruyor. Çiftçi tükenme noktasında. Gençlerin geleceği üç saatlik ÖSS ile belirleniyor. Meclis buna karşı bir şey yapmamış. Ama onlar yine de oylar boşa gitmesin diyerek Bin Umut Adaylarına yükleniyorlar. Şunu iyi biliyoruz; sermeye partilerine, düzen partilerine verilen her oy, bize IMF, DB ekonomik programı olarak geri dönecektir. AKP-CHP-MHP’ye verilen her oy, bize barış ve kardeşliğe sıkılan kurşun olacaktır. Onlara verilen her oy, ÖSS’nin devamı, asgari ücretin açlık sınırının altında kalması olacaktır.
    İşte tüm bu nedenlerle oylarımızı bölmeyeceğiz. Oylarımızı Bin Umudun Adaylarına vereceğiz. Ama sadece oy vermekle yetinmememiz, gecemizi gündüzümüze katarak çalışmamız gerekiyor. Çünkü Bin Umut Adaylarının tek güvencesi, seçim sürecinde herkesin daha fazla çalışmasıdır!
    Seyit Aslan
    www.evrensel.net