Aydınlar sağduyu çağrısı yaptı

Aydınlar sağduyu çağrısı yaptı

Türkiye Barışını Arıyor Konferansı çağrıcıları, toplumu geren, kutuplaşmalara yol açan politikalardan vazgeçilmesini istediler. Çağrıcılar, seçimlere katılan, barıştan ve demokrasiden yana adayların sosyal adalet, barış hakkı ve demokratikleşme taleplerini öne çıkarmasının önemli olduğunu bildirdiler.


Türkiye Barışını Arıyor Konferansı çağrıcıları, seçim sürecini değerlendirerek, siyasi partilerin toplumu geren ve kutuplaşmaya sürükleyen politikalar yerine, kendi aralarında sağduyu anlaşması yapmasını istediler.
Çağrıcılar adına dün yapılan yazılı açıklamada, seçim sürecini aydınların kaygıyla izledikleri, milyonlarca seçmenin de aynı duyguları yaşadığı kaydedildi.
Halkın acil çözüm bekleyen sorunları ve ihtiyaçlarının istismar edilerek yok sayıldığının altı çizilen açıklamada, parti liderlerinin seçim meydanlarında yaptıkları konuşmalarda, halka iş, aş, güvenli bir gelecek, huzur, istikrar ve barışı gerçekleştirme sözü vermekten kaçınmaları eleştirildi.
Partilerin tam tersine toplumu geren ve kutuplaştırmalara yol açan bir üslubu, seçim meydanlarına taşımalarının kaygıyla izlendiğinin aktarıldığı açıklamada, toplumu geren partilerin Kürt sorununu inkar edemediği, fakat Kürt sorununun konuşarak çözmek yerine toplumu şiddet politikalarına inandırmaya çalıştıkları bildirildi.
Silahlı çatışmanın nedenlerini ortadan kaldırmanın Türk, Kürt herkesin katkısıyla çözümünü aramaktan geçtiğine vurgu yapılan açıklamada, şiddetle çözmeye çalışmanın hem yanlış hem de tehlikeli olduğu uyarısında bulunuldu.
‘Yüzde 10 barajı istikrarsızlığın nedeni’
Açıklamada, seçmenlerin toplumsal barış, kardeşlik ve sorunların barışçıl yollardan çözümünü istediği kaydedilerek, “Sanki seçmen iş, aş, güvenli bir gelecek değil de daha çok şiddet istiyor” denildi. Seçmenlerin, gece yarısı muhtıralarıyla, barış ve demokrasi isteyenlerin tehdit edildiği bir ortam yaratılarak seçim mi, darbe mi ikilemine düşürüldüğü kaydedilen açıklamada, bazı seçim bölgelerinin askeri güvenlik bölgesi ilan edilmesinin halkın demokrasiye olan umudunu kırdığına dikkat çekildi.
Açıklamada, yüzde 10 ülke barajının toplumsal istikrarsızlığa yol açtığı, temsilde adalet ilkesinin çiğnendiğinin bugün daha açık bir biçimde görüldüğü dile getirildi.
“Tüm siyasi partileri kendi aralarında bir sağduyu anlaşması yapmaya çağırıyor, seçmenlerin karşısında siyasal, ekonomik ve toplumsal sorunlara nasıl çözüm bulacaklarını anlatmalarını istiyoruz” denilen açıklamada, barıştan ve demokrasiden yana olan adaylardan da, sosyal adalet, barış hakkı ve demokratikleşme taleplerini öne çıkarmaları istendi.
Açıklamayı imzalayanlar
Adem Avcıkıran, Ahmet Öcal, Akın Birdal, Altan Tan, Ararat Dink, Aydın Çubukçu, Ayhan Bilgen, Büşra Ersanlı, Canip Yıldırım, Celal Beşiktepe, Celalettin Can, Coşkun Üsterci, Dilşah Özge, Doğu Ergil, Eşber Yağmurdereli, Galip Ensarioğlu, Kamil Ateşoğulları, Levent Korkut, M. Cengiz Güleç, Mehmet Elbistan, Melek Göregenli, Mesut Yeğen, Metin Bakkalcı, Murat Çelikkan, Mustafa Kahya, Nazan Üstündağ, Necmiye Alpay, Nusret Doğruak, Orhan Doğan, Orhan Miroğlu, Raffi Hermonn, Ragıp Duran, Ruhi Koç, Sait Şanlı, Sedat Özevin, Sennur Sezer, Serdal Kuyucuoğlu, Seydi Fırat, Sezgin Tanrıkulu, Songül Erol Abdil, Şah İsmail Bedirhanoğlu, Şinasi Haznedar, Şiyar Rişvanoğlu, Tarık Ziya Ekinci, Vedat Türkali, Yavuz Önen, Yıldırım Kaya, Yurdusev Özsökmenler, Yusuf Alataş, Yusuf Zeren, Zeki Gül ve Ziya Halis. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net