Fotoğraf: Evrensel

Alternatif olmayınca...

Pendik’e bağlı Kavakpınar Mahallesi, ilçenin en kalabalık nüfusuna sahip mahallelerinin başında yer alıyor. Resmi rakamlara göre 50 bin nüfusa sahip olan mahallede bu dönem 27 bin civarında seçmenin oy kullanması bekleniyor.


Pendik’e bağlı Kavakpınar Mahallesi, ilçenin en kalabalık nüfusuna sahip mahallelerinin başında yer alıyor. Resmi rakamlara göre 50 bin nüfusa sahip olan mahallede bu dönem 27 bin civarında seçmenin oy kullanması bekleniyor. Mahallede, geçen seçimlerde en çok oy alan parti AKP olmuştu. 2002 genel seçimlerine göre 272 bin 333 seçmene sahip olan Pendik’te 202 bin oy geçerli sayılmıştı. İstanbul 1. Seçim Bölgesi’nde yer alan ilçede ilk üç partinin aldığı oy yüzdeleri ise geçen seçimlere göre şöyle: AKP yüzde 44.81 ile birinci, CHP yüzde 19.21 ile ikinci ve GP yüzde 7.25 ile üçüncü parti olmuştu. AKP’nin yine birinci parti olması beklenirken, oy oranının nasıl olacağı ise belli değil.
Seçimlerle ilgili çok değişik görüşler dile getirilirken, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında Meclis’te milletvekili bulunan partilere tepkilerini AKP’ye oy vererek gösterecekleri yönündeki görüş daha ağırlıkta. Meclis’te var olan partiler ve hükümete tepkili olan seçmenin de alternatif konusunda sıkıntı yaşamasından dolayı oyunu kime vereceği ise belirsiz.
Kavakpınar Mahallesi, Tokat, Sivas, Giresun, Ordu illeri başta olmak üzere pek çok ilden göç almış. Mahallenin eski kahvelerinden olan Deniz Kafe’deyiz. Bu kahveye değişik yörelerden gelen insanlar var. Gültekin Kırcalı, Erzurumlu Şekvet ve Bandırmalı Ahmet’in oturduğu masadayız. Onlar sohbet ederken Coşkun Tuncar’da geliyor. Masadaki konuşmalara göre; AKP Hükümeti diğer hükümetlere göre başarılı. Nedeni ekonomideki fiyatların uzun süre aynı kalması olarak gösteriliyor. AKP’yi tercih etmenin nedenlerinin başında ise, AKP karşısında ciddi bir alternatif olmaması. Bundan dolayı da, “kötünün iyisi” olarak değerlendikleri AKP’ye oy vereceklerini söyleyenler daha çok.
Sevmiyorum ama oy vereceğim
Samsunlu Gültekin Kırcalı, “Onu sevdiğimden değil, bunlar içinde en iyisi bu adam. Kötünün iyisi. Onun için AKP’ye vereceğim” diyor. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaşananlara bir türlü anlam vermediğini ifade eden Kırcalı, AKP’ye haksızlık yapıldığını düşünüyor. “Deniz Baykal, hükümeti devirince o zaman 70 milyar zarar etmiştim. Şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Anayasa Mahkemesi’ne götürmesi beni yine zarar ettirdi. Aldığım işler durdu” diyen Kırcalı, yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak ilk başta CHP’yi gördüğünü söylüyor. Var olan hükümeti ekonomik açıdan başarılı bulan Kırcalı, nedenini fiyatların uzun süre aynı kalması olarak açıklıyor. Tekrar Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sözü getiren Kırcalı, CHP’yi kast ederek, neden şimdi Anayasa Mahkemesi’ne gitmediğini soruyor. Birde parti listelerinde yaşanan gelişmelere değinen Kırcalı, ülkede istikrarın olması için de tek partinin iktidar olmasını istiyor.
Herkes suçlu
Genç seçmenlerin olduğu bir masaya geçiyoruz. Seçimlerle ilgili kısa da olsa görüşlerini alıyoruz. İki kişi görüş belirtmek istemediğini söylüyor. Serkan Topçu, tercihini CHP’den yana kullanacağını belirtiyor. Nedeni ise, AKP’nin gelmemesi için. Hükümetin iktidarda olduğu sürenin kendisine işsizlik olarak yansıdığını anlatan Topçu, AKP’nin güçlü çıkmaması durumu olması halinde oyunu AKP’ye verip vermeyeceğini sorduğumuzda, “O zaman düşünürdüm” diyor.
Geçen seçimlerde oyunu MHP’ye veren Serkan Hamsioğlu, tekrar aynı partiye oy vereceğini anlatıyor. İdeolojik olarak MHP’ye oy verdiğini söyleyen Hamsioğlu, AKP’ye yönelik yapılan eleştirilere genel olarak katılmadığını belirtiyor. AKP’yi rejim için tehdit olarak görmediğini ifade eden Hamsioğlu, milliyetçi görmediği için de tercihinin MHP olduğunu kaydediyor. Sürecin AKP’ye yaramasında ise, CHP kadar MHP’nin de içinde olduğu bütün siyasi partilerin rolünün olduğunu dile getiren Hamsioğlu, istikrar için tek partili bir hükümetin seçimden çıkmasını istediğini söylüyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Zenginden almıyor

Erzurumlu Şekvet, geçen seçim süreci ile şimdiki seçim süreci arasında fark göremiyor. “Bankaları soyanlar geri döndüler. Türkiye biraz düzeldi ya geri gelip yine paraları götürmek istiyorlar. Adamı emekli yapıyor 65 yaşında. 65 yaşına kadar yaşam var mı? Adam öldüğü zaman her şey biter. Böyle kanun olur mu?” diyen Şekvet, AKP Hükümeti’ni şimdiye kadar gelen hükümetlere göre başarılı buluyor. Esnaf olduğunu anlatan Şekvet, “Esnafım, en az bir vergim oldu mu gelir alır. Ama zengine geldi mi almıyorlar. Olan yine garibana oluyor” diyor.
Emekli olan Bandırmalı Ahmet ise, önce konuşmak istemezken, hükümete yönelik yapılan olumlu değerlendirmelere karşı tepki göstererek konuşmaya başladı: “Memnun değilim. Oy vermeyeceğim. Geçen dönem verdim. Ben yardım talep ettim, kiradayım. Ev için Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na mektup gönderdim. Devletin böyle fonunun olmadığını söylediler... En son ilçe kaymakamlığına havale ettiler. Oradan geldiklerinde emekli olduğum için ve sosyal güvenceye sahip olduğum için talebim kabul edilmedi. Tayyip Erdoğan’ın çocukları Amerika’da okuyor. Çocukları kimin parası ile okuyor? Senin, benim paramla, vatandaşın parası ile okuyor.” Ahmet, tercihinin olmadığını belirterek, tepki için kimseye oy vermeyeceğini söylüyor.
Coşkun Tuncar, Bülent Ecevit’ten dolayı hep oyunu DSP’ye vermiş. AKP’nin mahallede yine birinci parti olabileceğini anlatan Tuncar, kesin bir tahmin yapmanın zor olduğunu söylüyor. Geçmiş hükümetlere göre AKP’yi başarılı bulan Tuncar, AKP karşısında ciddi bir alternatif olmamasından dolayı tercihini AKP’den yana yapma olasılığının daha fazla olacağını anlatıyor.
Şerif Karataş
www.evrensel.net