Bin Umut Adayları Türkiye için umut

Bin Umut Adayları Türkiye için umut

Bin Umut Adayları Türkiye’nin umudu...” diyen DTP, EMEP ve SDP, ortak basın toplantısıyla “Ya gerçek demokrasi ya hiç” diyen herkesi Bin Umut Adaylarına oy vermeye çağırdı.


Bin Umut Adayları Türkiye’nin umudu...” diyen DTP, EMEP ve SDP, ortak basın toplantısıyla “Ya gerçek demokrasi ya hiç” diyen herkesi Bin Umut Adaylarına oy vermeye çağırdı.
DTP Eşbaşkan Vekili Selma Irmak, EMEP Genel Başkan Vekili Haydar Kaya ve SDP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kahya, dün Mülkiyeliler Birliği’nde, Bin Umut Adaylarına destek toplantısı düzenlediler. Ankara 1’inci Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Şükrü Erbaş ile sendikacılar, meslek ve kitle örgütü yöneticilerinin de katıldığı toplantıda, ortak açıklamayı Mustafa Kahya yaptı.
Siyasal yaşamına HEP’le başlayan ve Kürt vatandaşların demokratik taleplerini savunan politik geleneğin temsil hakkından yoksun kalmasının, Kürt sorununun siyasal temsil hakkıyla alakalı olduğunu görmezden gelemeyeceklerini belirten Kahya, mevcut seçim sistemi ve baraj sorununun demokrasi sorunu olduğunu söyledi. 1965’te TİP ile, yakın tarihte DEP ile Meclis’te sağlanan kısmi halk temsiline tahammül gösterilemediğini, önlerinin tıkandığını kaydeden Kahya, Bin Umut Adayları ile “Türkiye’deki milyonların temsiliyetinin önüne çekilen antidemokratik engellerin bertaraf edilmesinin” amaçlandığını söyledi.
Çözüm demokraside
Demokratik istemlerin arttığı süreci darbelerle, 28 Şubat benzeri müdahalelerle kesintiye uğratmak isteyenlerin, şimdi de internet üzerinden muhtıralar yayınladıklarını; siyasal meşruiyetin yok edilmek istendiğini kaydeden Kahya, “Farklı olanı tehdit olarak algılayan, dahası düşman olarak görenlerin sayısı hızla artıyor. Toplum düşman kamplara itiliyor, farklı inanç ve kanaat sahibi insanların vahşi yöntemlerle katledilmesi vicdanlarımızı yaralıyor; bizleri huzursuz ediyor” diye konuştu. Kürt sorunundan kaynaklı çatışmaların giderek arttığını, iki taraftan da birçok genç insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Kahya, çözümün demokraside, demokratik mekanizmaları harekete geçirmekte olduğunu söyledi.
Bağımsızlar seçeneği
Bağımsız adaylarla topluma yeni bir seçenek sunmanın gereğine inandıklarını kaydeden Kahya, antidemokratik seçim barajını aşıp demokrasi mücadelesine katkıda bulanacaklarını ifade etti. Bağımsız adayların seçimlerden başarı ile çıkacaklarına ve parlamentoda demokrasiden yana herkesin sesi olabilecek duruş sergileyeceklerine inancını dile getiren Kahya, “Savaşın değil barışın dilini konuşarak, şovenist kışkırtmaların, şiddetin ve antidemokratik girişimlerin önünde güçlü barikat oluşturacaklar” dedi.
Türkiye sınırları içinde çözülebilecek Kürt sorununun, Ortadoğu’daki karmaşık emperyalist ilişkilerin ve çıkarların bir uzantısına dönüşme tehlikesi taşıdığını kaydeden Kahya, sınır ötesi operasyonun asıl hedefinin de yaşadıkları coğrafyada yeni bir siyasi statü elde eden Kürtler olduğunu söyledi. Bu operasyonun gerçekleşmesinin, “Yeni ve kanlı bir sürecin başlamasına neden olacağı” uyarısı yapan Kahya, “Öncelikle ötekileştirici, yabancılaştırıcı ve düşmanlaştırıcı tüm söylemler terk edilmeli, siyasetin dili, şiddete yol açan ayrımcılıktan ve milliyetçilikten arındırılmalı” diye konuştu.
Bin Umut Adaylarının, “Ya gerçek demokrasi ya hiç” diyen, kendini “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı” olarak tanımlayıp “Türküm, Kürdüm, Arabım, Çerkezim, Ermeniyim, Abazayım, Rum ve Süryaniyim ama kimseye düşman değilim” diyen herkesin adayı olduğunu kaydeden Kahya, “Çağrımız, ülkemizin demokratikleşmesini ve Kürt sorununun demokratik çözümünü isteyen, savaştan çıkarı olmayan, şovenist, militarist güdülerle değil vicdanlarının sesiyle hareket eden tüm yurttaşlarımızadır” diye konuştu.
EMEP’in adaylarını destekleyeceğiz
Ortak metnin okunmasının ardından Kahya, SDP olarak seçim işbirliğini önemsediklerini, bağımsız adayların olmadığı illerde EMEP’in listelerini destekleyeceklerini açıkladı. DTP Eşbaşkan Vekili Selma Irmak da amacın, demokrasinin önüne örülen duvarda gedik açmak olduğunu belirterek tüm demokrasi güçlerine çağrı yaptı. “Türkiye için tarihi bir süreçtir” diyen Irmak, “savaştan, şiddetten yana kamplaşmaya karşı demokrasiyi savunan bir kamp” oluşturmak istediklerini söyledi.
EMEP Genel Başkan Vekili Haydar Kaya da barajı aşacakları iddia edilen partilerin hiçbirinin seçim bildirgelerinde yoksullar ve ezilenler için çözüm olmadığını söyledi. “Bin Umut Adayları hepimizin umudu” diyen Kaya, 44 ilde parti olarak seçimlere katıldıklarını ve işbirliğini önemsediklerini belirtti.
‘Başbakan’a da sıra gelecek’
Başbakan’ın “Bağımsızlara gidecek oy boşa gidecektir” sözünün hatırlatılması üzerine Irmak, bu sözün Başbakan’ın endişe ve korkusunu gösterdiğini söyledi. Irmak, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 krizi yaşayan ve Şemdinli’de geri adım atan Başbakan Erdoğan’a, “Demokrasiye sahip çıkmaz, halkın sesine kulak tıkarsa sıra kendisine de gelecektir, geliyor da” diye seslendi. Irmak, Başbakan’ı; “Beyaz Türk” olmadığını ve tüm yurttaşların başbakanı olduğunu ispata çağırdı. (Ankara/EVRENSEL)

DTP, EMEP ve SDP’nin ortak talepleri
  • Seçim barajı, adil temsilin önünde bir engel olmaktan çıkarılmalı.
  • Siyasi partilerin faaliyetlerini kısıtlayıcı ve yasaklayıcı engeller kaldırılmalı.
  • İfade, örgütlenme, basın ve sendikal özgürlüklerin önündeki tüm engeller kaldırılmalı.
  • Yerinden yönetimin yolu açılmalı, böylelikle temsil ve katılımın önündeki engeller kaldırılmalı.
  • Kürtlerin siyasal temsilcileri ve partileri, emek ve özgürlük güçlerinin temsilcileri, barışın ve demokrasinin tesisi sürecinde her düzeyde meşru ve gerçek muhataplar olarak kabul görmeli.
  • Eşit haklar ve sorumluluklar ile donatılan yeni bir anayasa hazırlanmalı.
  • Kadınların her düzeyde kurum ve kurullarda yer almalarının önündeki tüm yasal ve fiili engeller kaldırılmalı.
  • Gençliğe potansiyel suçlu gözüyle bakmaktan vazgeçilmeli, inisiyatif tanınmalı, gelecekten yoksun milyonlarca genç için yeni olanaklar yaratılmalı.
  • Sağlık ve eğitim başta olmak üzere temel hizmetler parasız olarak sağlanmalı; herkese sosyal güvenlik, temel bir yurttaşlık hakkı olarak tanınmalı.
  • Toplumsal, kamusal ve siyasal yaşama katılımı sağlayacak, planlanmış ve kamuoyu vicdanını rencide etmeyecek bir siyasi af veya demokratik katılım programı yürürlüğe konmalı.
  • Faili meçhul cinayetler aydınlatılmalı, suç işlemiş resmi görevliler adil bir şekilde yargılanıp cezalandırılmalı.
  • Koruculuk sistemi kaldırılmalı, korucular sosyal güvenceleri ile birlikte başka istihdam alanlarına kaydırılmalı.
  • Zorunlu göçün yol açtığı ekonomik, sosyal ve psikolojik tüm yıkımların etkilerini giderecek önlemler alınmalı.
  • Bölgedeki yoğun yoksulluğu ve bölgeler arası dengesizliği giderici pozitif ayrımcılığı esas alan kalkınma plan ve projeleri gerçekleştirilmeli.
  • Bölgenin doğal kaynaklarından ve enerji işletmelerinden sağlanan üretim değerlerinin bir bölümü, bölge kalkınması ve yoksullukla mücadele amacıyla kullanılmak üzere yerel yönetimlere verilmeli.
  • Farklı kültürlerin varlığı, tarihsel ve sosyolojik bir gerçek olarak kabul edilmeli.
  • Kamusal alanda Kürtçenin serbestçe kullanılabilmesi için yasal ve hukuki düzenlemeler yapılmalı...
    www.evrensel.net