30 Haziran 2007 00:00

Sonuna kadar gidilsin

İstanbul’un Ümraniye ilçesindeki bir gecekonduda ele geçirilen patlayıcı maddelerin izini süren polis, Bursa ve Eskişehir’e de sıçrayan çete operasyonunda adı derin devletle özdeşleşen “Ergenekon” adlı yapılanmayla ...

Paylaş

İstanbul’un Ümraniye ilçesindeki bir gecekonduda ele geçirilen patlayıcı maddelerin izini süren polis, Bursa ve Eskişehir’e de sıçrayan çete operasyonunda adı derin devletle özdeşleşen “Ergenekon” adlı yapılanmayla karşılaşırken; Diyarbakır’ın Koşuyolu Parkı’nda 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamada ise Türk İntikam Tugayları (TİT) bağlantısı tespit edildi.
Diyarbakır Koşuyolu Parkı’nda 12 Eylül 2006’da 10 kişinin ölümü, 16 kişinin de yaralanmasına neden olan patlamayla ilgili olarak bombanın fotoğraflarının yer aldığı Türk İntikam Tugayı’na ait bir internet sitesine teknik takip yapan polis, üç kişiyi gözaltına aldı.
Edinilen bilgiye göre, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, patlamayla ilgili üç kişinin Mardin’de bulunduğunu belirledi. Özel Harekat Timleri Mardin’in Yenişehir Mahallesi’nde bir eve “çok gizli” operasyon düzenleyerek üç kişiyi yakaladı.
Yakalanan 21 yaşındaki B.A. ile E.A. gözaltına alındı. Bu kişilerin evinde çok sayıda simkart bulundu. İki kişinin verdiği bilgiler doğrultusunda TİT adlı yasadışı örgüt üyesi olduğu ileri sürülen Elazığ’ın Alacakaya ilçesi nüfusuna kayıtlı 19 yaşındaki Ö.Ş. de Mardin’de başka bir evde yakalandı. Üç kişi daha sonra sıkı güvenlik önlemleri altında sorgulanmak üzere Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne getirildi.
Konuşma dökümleri elde
27 Haziran günü gözaltına alınan üç kişinin sorgulamaları sırasında soruşturmanın gizliliği nedeniyle avukat görüşmesi yapılmaması için nöbetçi mahkemeden de karar alındı. Zanlıların ikamet ettikleri adreste ele geçen çok sayıda simkartla ilgili 1-20 Eylül 2006 tarihleri arasında yapılan konuşma dökümlerinin ilgili GSM kuruluşlarından istenmesi ve kartların dinlemeye alınması için mahkemeden ayrıca telefon dinleme kararı alındı.
TİT üyesi olduğu ve zanlıları yönlendirdiği iddiasıyla da Kayseri nüfusuna kayıtlı olduğu bildirilip kimliği gizli tutulan bir kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Üç kişi, TİT üyesi olmak suçundan tamamlanan sorgulamalarından sonra terör davalarına bakmakla yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Zanlılar, “sadece internet üzerinden bazı yazışmalar yaptıkları ve sabit ikametgah sahibi oldukları” gerekçesiyle serbest bırakıldı. Soruşturmayla ilgili olarak dava açılıp açılamayacağına GSM kuruluşlarından gelecek görüşme dökümlerinden sonra karar verilecek.
12 Eylül’de adını duyuran TİT, en son Akın Birdal suikastıyla konuşulmuştu.
TİT tehdit etmişti
Diyarbakır’daki patlamanın ardından basın kuruluşlarına e-mail geçen bir kişi olayla ilgili ‘http://www.turkintikamtugayi.com’ adlı internet sitesini adres göstermişti. ‘http://www.turkintikamtugayi.com’ adlı internet sitesinde bombanın hazırlanışına ilişkin fotoğrafları yayınlanmıştı. Sitede ayrıca ‘Yüce Türk halkına’ başlığıyla yayınlanan TİT bildirisinde, şu ifadelere yer verilmişti: “Son dönemlerde yurdumuzun birçok yerinde eli kanlı PKK terör örgütü hain pusularla ve hain baskınlarla ülkemizin birçok yerinde kanlı eylemler gerçekleştirip birçok askerimizi, polisimizi, gencimizi şehit etmektedir. Biz TİT olarak; PKK’nın batıda şehit ettiği her bir Türk için Diyarbakır’da 10 Kürdü öldüreceğimize şehit kanıyla oluşmuş bayrağımız üzerine ant içeriz. Hiçbir Türk evladının kanı yerde kalmayacaktır.” (HABER MERKEZİ)

Pamuk’u öldürmek için yardım istemişler
İstanbul’daki çete operasyonunda gözaltına alınan Semih Tufan Gülaltay’ın sorgusunda ürpertici bilgilere ulaşıldı. Star gazetesinin haberine göre, Danıştay saldırısının arkasındaki kayıp 3. hücreyle bağlantısı tespit edilen Gülaltay’ın İstanbul Emniyeti’ndeki sorgusunda Yazar Orhan Pamuk’a suikast konusu da gündeme geldi. Organize Şube Müdürlüğü’nde yedi buçuk saat ifade veren Gülaltay’a polis, X isimli bir kişinin Ferit E’nin telefonuna gönderdiği mesajı sordu.
Kayıtlara göre, 09.03.2007 günü gönderilen mesajda “Abi biz iki kişi Orhan Pamuk’un ömrüne son vermeye karar verdik. Bize yardımcı olur musun” deniliyor.
Generaller de var iddiası
Star gazetesinin 29 Haziran Cuma tarihli nüshasındaki haberde, Gülaltay’ın başında olduğu örgütte, 4 general ve bir kurmay albayın da bulunduğu iddiasına yer veriliyor. Habere göre, Gülaltay polisteki ifadesinde, emekli Tuğgeneral İdris K. ile Arnavutluk ve Bulgaristan’da ‘iş yaptıklarını’, İstanbul 1. Ordu Komutanlığı’nda görevliyken Kurmay Albay Haşim U’nun da resmi üniformayla kendisini sık sık ziyarete geldiğini anlattı. Gülaltay’ın, teknik takipteki telefon görüşmelerinde “Orduda ve emniyette bulunan gerçek vatanseverlerin kendisini desteklediğini” söylemesi de dikkat çekti.
ÖNCEKİ HABER

Dink davası 2 Temmuz’da

SONRAKİ HABER

Akar: Bedelli askerlikten 9 milyar 533 milyon lira gelir elde edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa