GÜNLÜK

  • Geçen günlerdeydi.Muğla tarafında “normal” olarak orman yanıyordu.


    Geçen günlerdeydi.
    Muğla tarafında “normal” olarak orman yanıyordu.
    Normal olarak diyoruz çünkü bu aylar geldiğinde o bölgelerde mutat orman yanmaları başlardı.
    Orman yakıcılarını ise bakan bey açıkladı:
    Her köyün bir orman yakıcısı delisi vardı
    Yani bunun Türkçe meali şu oluyordu:
    Ormanları köylüler yakıyor.
    Suçu da cezadan muaf köy delisinin üstüne atıyordu.
    Kuşkusuz zaman zaman memleket dahilinde bir takım köylünün arazi açmak için orman yaktığı vakidir.
    Ama bütün orman yangınlarını köylüye yüklemenin…
    O yangınlarının hepsini köyün delisinin üstüne yüklemekten ne farkı vardır?
    Diyelim öyledir.
    O zaman bölgede anti terör amaçlı köy yakanlar deli midir?
    Ya da ille de yakılması şart değil ya…
    Orman arazisini imara açmak…
    Kaçak villa yapımına göz yummak…
    Yetmedi bir bakan olarak orman içinde villa sahibi olmak…
    Veya…
    Karadeniz’in en güzel ormanlarını nükleer santral için mahvetmek…
    Dünya güzeli Fırtına Vadisi’ni katletmek nedir?
    Öyleyse bizi deliler mi yönetmektedir?
    ***
    Neyse biz konumuza dönelim.
    İşte böyle “normal” bir yangındı.
    Yani “sezon” açılmış…
    Muğla taraflarında orman yanıyor...
    Ağaçlar kavruluyor…
    Kuşlar ağlıyordu.
    Orman yangını söndürme amaçlı uçak havalandı.
    Denize alçaldı.
    Su aldı.
    Dönüp de suyu yanan orman üzerine boşalttığında ormana gökten balık yağdı!
    Belki de dünyada ilk kez…
    Bir orman yangını ateşinde balık ızgara bizim memlekette yapıldı!
    Zaten başka yerde olsa şaşılırdı!
    Uçak, denizde balık çiftliğine dalmış…
    Suyla birlikte balıkları hortumlamış…
    Ve yanan ormanın üzerine boşaltmıştı!
    Önceki gün Bursa taraflarında bir başka orman yangını başladı.
    Yangınla mücadele uçağı havalandı.
    İznik gölüne su almak için daldı.
    O sırada gölde dalgıçlar boğulan insan cesedi arıyorlardı.
    Ve yangın söndürme uçağı az kalsın dalgıçları hortumlayacaktı.
    Ve hortumlanan dalgıçlar yangın sönsün diye yanan ormanın üstüne atılacaktı!
    Her ne kadar dalgıçlar suya dalarsa da…
    Bu kez yanan ormana tepeden balıklama dalacaklardı.
    Ve belki de ertesi gün haber dünyada yankılanacak...
    Gazeteler şöyle manşet atacaklardı.
    Gökten dalgıç yağdı!
    Yücel Sarpdere
    www.evrensel.net