Halk seni unutmayacak

Doğubayazıt’ta geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren DEP eski Milletvekili Orhan Doğan’ın cenazesinin, önceki gün akşam saatlerinde Şırnak’ın Cizre ilçesine ulaşmasının ardından burada görkemli bir cenaze töreni düzenlendi


Doğubayazıt’ta geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren DEP eski Milletvekili Orhan Doğan’ın cenazesinin, önceki gün akşam saatlerinde Şırnak’ın Cizre ilçesine ulaşmasının ardından burada görkemli bir cenaze töreni düzenlendi. Törende konuşan DEP eski Milletvekili Leyla Zana, “Her zaman ‘Ben ömrümü barışa adayacağım’ diyordu. Son cümlesine kadar barışta ısrarlı oldu. Barış emekle gelir. Bizim yoldaşımız bu emeği verdi. Ve canını da verdi” dedi.
DEP eski Milletvekilli Orhan Doğan’ın cenaze konvoyu, önceki gün saat 18.00 sıralarında Şırnak’ın Cizre ilçesine ulaştı. Buradan Otogar alanına doğru düzenlenen ve yaklaşık 200 bin kişinin katıldığı yürüyüş yaklaşık 2 saat sürdü. 2 saat sonra alana varan kitlede yer yer izdihamlar yaşandı. Alana sığmayan kitlenin bir kısmı ise Cizre surlarına çıkmak zorunda kaldı. Yürüyüş sırasında, “Güneşin yoldaşı ölümsüzdür”, “Seninle özlem duyduğumuz barışı getirmek bizim namus borcumuzdur” ve Orhan Doğan’ın sözü olan “Kürtler bu ülkeye demokrasi getirmek bizim namus borcumuzdur” dev pankartları dikkat çekti.
‘Ona minnet borçluyuz’
Otogar Camii’nde dini vecibeler yerine getirildi. Dini vecibelerin yerine getirilmesinin ardından anma töreni düzenlendi. Demokrasi mücadelesinde yaşamlarını yitirenler anısına bir dakika saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşu sırasında zafer işaretleri yapan kitle sık sık, “Şehit namirin”, “Güneşin yoldaşı ölümsüzdür” sloganı attı.
Törende bir konuşma yapan Orhan Doğan’ın en büyük kızı Ayşegül Doğan, “Babamın bu halkın ve bizim üzerimizde büyük emekleri vardı. Biz ona minnet borçluyuz. Bizim bu minnetti kaldırmamız gerçekten çok zordur. Bu halkın şehididir. Kürt halkının başı sağ olsun” dedi.
Zana Kürtçe konuştu
Doğan’ın ardından Kürtçe konuşma yapan DEP eski Milletvekilli Leyla Zana ise şunları söyledi: “Gün vardır, insan bayram eder. Gün gelir insan yas tutar. Yasta yas, bayramda ise bayram etmek lazım. Biz bugün Kürdistan çocuğunu başını dik olarak sizin huzurunuza getirdik. O her zaman bu halk için mücadele etti. Mücadele süresince sürekli ‘Günün 24 saati bana az geliyor. Ben 24 saattin 4 saatini yatarak, 20 saatini de bu halka hizmet vermek için harcıyorum. Ancak bu da bana az geliyor. Keşke bir gün 24 saatten daha fazla olsaydı’ derdi. Bugün sizler Orhan Doğan’ı başı dik bir şekilde Kürdistan için damat yaptınız. Orhan her zaman barış ve kardeşlik için çalışıyordu. Orhan’ı burada iki cümle ile size anlatmam mümkün değildir. O hiçbir zaman ben kelimesini kullanmadı. Her zaman ‘Halkım’ dedi. Her zaman Kürdistan ve Türk halkına söz vererek özgürlük ve mücadelesi için mücadele etti. Daha önce Orhan’ı Cizreliler milletvekili yaptınız. Oysa bugün Serhat’tan Botan’a herkes Orhan’ı vekil olarak kabul etti. Bu ödülü Orhan’a sizler verdiniz. Buna da sahip çıkmanız gerekiyor. Ben bu halkın iradesini çok iyi biliyorum. Kimi nasıl ve nereye getireceğini çok iyi biliyorum. Sevgili yoldaşımın dostları; hepiniz hoş geldiniz. O her zaman önünü gören bir insandı. Her zaman ‘Ben ömrümü barışa adayacağım’ diyordu. Son cümlesine kadar barışta ısrarlı oldu. Dostlarından da bu yönlü beklentisi çoktu. Barış emekle gelir. Bizim yoldaşımız bu emeği verdi Ve canını da verdi. Bugün Mem û Zin diyarında görkemli bir şekilde onu uğurluyuz. Ben bütün dostları önünde saygıyla eğiliyorum. Hepinizin başı sağ olsun.” Törenin ardından Doğan’ın naaşı, Mem û Zin Türbesi’nin arkasında bulunan Cizre Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. (Cizre/EVRENSEL)
www.evrensel.net