Hrant’ı korumayanlar duruşmada kuş uçurtmadı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 12’si tutuklu 18 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması dün başladı.


Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 12’si tutuklu 18 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması dün başladı. Dink cinayetini azmettirdikleri iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları istenen Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in de aralarında bulunduğu 18 sanık, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma nedeniyle Beşiktaş ve çevresinde alınan olağanüstü önlemler dikkat çekti. Yollara barikatlar kurularak, herkes üst aramasından geçirildi, çatılara keskin nişancılar yerleştirildi. Alınan önlemler, “Hrant Dink’i sağlığında korumayanlar, davayı koruyarak, gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemeye çalışıyorlar” yorumlarına neden oldu.
Duruşma kapalı yapıldı
Dink’i öldürdüğü belirtilen O.S. 18 yaşından küçük olduğu için kapalı olarak yapılan duruşmaya sadece sanıklar, taraf avukatları ve müşteki olan Dink ailesi dışında kimse alınmadı.
Duruşma, sanık avukatlarının provokatif tutumu nedeniyle gergin bir ortamda başladı. Sanık Yasin Hayal’in avukatı Fuat Turgut, gazetecilerin soruları üzerine, “Davadan hiçbir şey beklemiyorum. Buradan karar ne çıkarsa çıksın hiçbir kararı adil kabul etmeyecekler. ’Niye bütün Türkler mahkum edilmedi’ diye muhtemelen açıklama yapacaklar” dedi.
Ortada bir örgüt ve çete olmadığını savunan avukat Turgut, çete suçlaması için zorlama yapıldığını öne sürdü. Turgut, sanıklara sütten çıkmış ak kaşık muamelesi yaparak, Yasin Hayal’i kullananların yargılama sırasında ortaya çıkacağını, müvekkilinin milli duygularından yararlanıldığını savundu.
Herkese sataştı
Gazetecilere “Siz Agos’un muhabirleri misiniz” diye soran Fuat Turgut, ardından “Türkiye Hrantçısı, Ermenisi bol olan bir ülke oldu” diye konuştu.
Bu arada Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ve kızları Delal ve Sera adliye binasına girerken Avukat Fuat Turgut, “Hepiniz Ermenisiniz. Ermeni pasaportunuz var” diye bağırdı. Bunun üzerine müdahil avukatlarından Ümit Abanoz, Turgut’un üzerine yürüyerek, “Cübbeni çıkart sen provokatörsün” şeklinde tepki gösterdi ve “Dışarı çıkartın bunu” dedi. Gerginlik, polislerin araya girmesiyle sona erdi.
Asıl failler yakalanmadı
Dink ailesi avukatlarından Erdal Doğan, dava öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Doğan, asıl faillerin yakalanmamış olmasının kendilerini tatmin etmediğini belirterek, “Sanıklar dinlenildikten sonra mahkemeden taleplerimiz olacak. Bugünkü gelişmeler bununla ilgili” dedi.”
Sanık O.S’nin yaşının tespitine ilişkin Adli Tıp raporunun mahkemeye ulaşıp ulaşmadığına” ilişkin bir soru üzerine Doğan, kesin olmamakla birlikte raporu beklediklerini dile getirdi.
Yüzlerce kişi toplandı
Hrant Dink’in öldürülmesi davasına başlanmadan önce Beşiktaş Adliyesi yakınında bulunan Barbaros Parkı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi, Dink’in öldürüşünü bir kez daha lanetledi.
Aralarında Bin Umut adaylarından Doğan Erbaş ve Ufuk Uras’ın yanısıra Baskın Oran, Oral Çalışlar, Hakan Tahmaz, Aslı Erdoğan, Ragıp Zarakoğlu, Mehmet Ali Alabora, Ece Temelkuran, Gençay Gürsoy, Ethem Mahçupyan, Ayşe Önal, Aydın Engin, İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman, Emek Partisi İstanbul il yönetimi, çok sayıda siyasi parti, sendika ve kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu yüzlerce kişi Barbaros Parkı’nda basın açıklaması yaptı.
Hepimiz tanığız
“Hepimiz tanığız adalet istiyoruz” yazılı siyah pankart açan grup, “Hepimiz Ermeniyiz hepimiz Dink’iz” yazılı siyah dövizler taşıdı. Yakalarda Hrant Dink’in resimlerini taşıyan grup, duruşma öncesi parka gelen Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’i alkışlarla karşıladı.
Hrant Dink Davasını İzleme Koordinasyonu adına açıklama yapan Torez Dinçöz, “Barış güvercinini güpegündüz ensesinden kurşun sıkarak öldüren katiller bugün yargılanmaya başlıyor” dedi. Dinçöz, gerçeklerin karartılmaması için toplandıklarını dile getirerek, “Dink’i yargılayan mahkemenin önünde biz de vardık. Onu hedef haline getirenleri kınayan da bizdik. Yeterince güçlü değilmişiz ki, sesimizi, kardeşimizi elimizden aldılar. Toplumu bölen milliyetçiliğe, nefret üreten ırkçılığa karşı, barışın, kardeşliğin, farklılıklarımızla birlikte yaşamanın sesi olacağız” diye konuştu.
Dinçöz, Dink gibi kendilerinin de bu ülkenin insanlarının aydınlık geleceğine inandıklarını belirterek, “Korkunun değil umudun, düşmanlığın değil sevincin, savaşın değil, barışın kazanacağını biliyoruz. Dink’i öldürenler bu ülkeye barışı ve huzuru çok görenlerdir. Onlar, korku ve vicdansızlık her yere hakim olsun istiyor. Hakların kardeşliğini savunmak için buradayız” dedi.
Dinçöz’ün açıklamasının ardından grup dağılırken, yaklaşık 100 kişilik bir grup, duruşma sonuna kadar Barbaros Parkı’nda sessizce bekledi.
Salon elverişsiz
Bu arada duruşmanın ilk oturumuna öğle saatlerinde ara verildi.
Duruşma çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, ailenin ve yakınları ile Agos Gazetesi ve Birgün gazetesinin yaptığı müdahillik taleplerinin kabul edildiğini söyledi. Çetin ayrıca duruşmaya TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış ile Milletvekili Cavit Torun’un da gözlemci olarak geldiklerini ancak alınmadıklarını belirtti.
Duruşma salonunun elverişsiz olduğunu vurgulayan Çetin, bundan sonraki duruşmaların büyük bir salonda yapılması konusunda talepte bulunacaklarını dile getirdi.
Çetin, 600’e yakın avukatın mahkemeye vekalet sunduğunu ve yaklaşık 80 müdahil avukatın duruşmaya katıldığını, 12 sanık avukatının da duruşmada hazır bulunduğunu anlattı. (İstanbul/EVRENSEL)
Çetin: Çete, sanıklardan ibaret değil
Avukat Fethiye Çetin, gazetecilerin soruları üzerine, yoğunluk nedeniyle ilk duruşmada çapraz sorgu sistemine geçilemeyeceğini, ancak bazı sanıkların sorgularının tamamlanabileceğini ifade etti. Çetin, “Soruşturmanın sadece cinayetle sınırlı kalması konusunda şikâyetiniz vardı. Bununla ilgili ne söyleyeceksiniz?” sorusunu yanıtlarken de, “Savunma politikamız bu noktalarda yoğunlaşacak. Çete, sanıklardan ibaret değil. Çok planlı, organize bir çete. Bütün çetenin ortaya çıkartılması gerekir. Jandarma ve polisin bu olayda neredeyse kasta varan bir ihmali mevcut. Bunların üzerine gidilmeli ve bu davayla birleştirilmeli” diye konuştu. Çetin, bu tür suçların Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 8. maddesine göre bağlantılı suç olduğunu ifade etti. (İstanbul/EVRENSEL)
İddianameden
Cumhuriyet savcıları Selim Berna Altay ile Fikret Seçen tarafından hazırlanan iddianamede, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in, “Hrant Dink’in öldürülmesine azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor. İddianamede, O.S’nin de “Hrant Dink’i öldürmek” suçundan, yaşının 18’den küçük olduğu da dikkate alınarak 18 yıl ile 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep edilirken sanığın “terör örgütüne üye olmak” ve “ruhsatsız silah taşımak” suçlarından da 8.5 yıl ile 18 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Mustafa Öztürk, Tuncay Uzundal, Zeynel Abidin Yavuz, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu’nun da Dink’in öldürülmesine yardım etmek suçundan 22.5 ile 35 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülen iddianamede, Yaşar Cihan ile Halis Egemen hakkında da “terör örgütüne yardım etmek” suçundan 7.5 yıl ile 15 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.
İddianamede, Salih Hacısalihoğlu, Alper Esirgemez, İrfan Özkan, Osman Alpay, Erbil Susaman, Numan Şişman, Şenol Akduman ve Veysel Toprak’ın da 7.5 yıl ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.
(İstanbul/EVRENSEL)
Adliye çevresinde adeta kuş uçurtulmadı
Duruşma öncesinde Beşiktaş’ta bulunan adliye binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Barbaros Bulvarı’nda trafik kontrol altına alınmaya çalışılırken adliyeye çıkan yollara polis barikatları kuruldu. Sokağa girmek isteyen herkes kimlik sorgusu ve üst aramasının ardından içeri girebildi. Adliye içine girmek isteyenler de iki ayrı noktada kimliklerini göstererek adliye binasına girebildiler. Adliyeye çocukları ve yakınları ile gelen Rakel Dink’e ise siyah tişörtler giyen bir grup korumalık yaptı. Ayrıca adliye binası üzerinde keskin nişancılar bekletildi. Cezaevinden getirilen sanıkların bir kısmı ön kapıdan çevik kuvvet polislerinin oluşturduğu koridor eşliğinde içeri alınırken aralarında O.S, Yasin Hayal ve Erhan Tunce’in bulunduğu sanıklar ise ring araçları ile savcı ve hakimlerin giriş yaptığı kapıdan içeri alındı.

www.evrensel.net