HAYATIN İÇİNDEN

  • On yedi gün sonra sandık başına gideceğiz. Bu seçimin “en” leri çok.. Bu güne kadar yapılmış seçimlerin en önemlisi. Eğer bu seçimde de öncekilere benzer insanlar çoğunluğu ele geçirip, öncekilere benzer bir iktidar kurarlarsa, ...


    On yedi gün sonra sandık başına gideceğiz. Bu seçimin “en” leri çok.. Bu güne kadar yapılmış seçimlerin en önemlisi. Eğer bu seçimde de öncekilere benzer insanlar çoğunluğu ele geçirip, öncekilere benzer bir iktidar kurarlarsa, vay halimize. Ayağımızdaki don bile “Yabancı sermaye getirecek” diye satışa çıkartılabilir.
    On yedi günü kalmış seçimin heyecanı yok denecek kadar az. Genellikle partiler, partililer, seçmenlerden çok, sadece, seçilme şansı olan, ya da seçilebilme barajını uçurumun kıyısından güç bela yakalamış vekil adayları heyecanlı. Bilir bilmez, yerli yersiz, usturuplu usturupsuz bol kepçeden sallıyorlar.
    -Bu seçimde iktidarımız devam ederse, Türkiye çok daha fazla ilerleyecek, inşaaaallah.
    Beri yanda bir milliyetçi(?), elinde ip. Dünya barışının, ülke barışının, hatta mahalle barışının insanlığın gelecekteki en büyük umudu ve yaşama garantisi olduğunu sunduğumuz bu günlerde, hazret kükrüyor.
    -Al da as!...
    Kalabalık coşkulu. Hayatında “Yahu bu ülke bizim topraklarımız ve bundan sonra da gidebileceğimiz en küçük bir toprak parçası yok” dememiş, bir saksı çiçek dikmemiş. Kızgın gençler bağırıyorlar.
    - Vatan bölünmez!....
    - Hepimiz bilmem neyiz, hepimiz eliptiğiz.
    Kimi, gazeteleri gasp etmiş, rakibine belden aşağı vuruyor. Sağlık Bakanı’na bir TV programında soruyorlar, soruyorlar.
    - Hastanemizdeki hemşire sayısı?
    - Beriki atılıyor. “Durum berbat, hemşireler devlet hastanesine kaçtı... Orada 4 hastaya 1 hemşire düşerken bizde rakam yükseldikçe yükseliyor.
    Bir uyanık sözü dolaştırıp kene ısırığına getiriyor.
    - Sayın bilmem kim. Bu sivrisineklerin hortumunu yok etsek de bu sıtmayı önleyebilsek fenamı olur?..
    - İşi bilen çok. Her kafadan bir ses.
    Ama politikacılar uyanık. Kenenin yanından bile geçen yok.
    - Sıtmayı şu kadardan şu kadara indirdik.
    Beriki ısrarlı.
    - Sayın Bakan ne olacak bu işler.
    - İyi olacak inşallah. İyi olacak.
    Kayıkçı kavgası sürüp gidiyor. Ağzını açan “Neo-liberal politikaların global bilmem nesinden post modern sonuçlar çıkartarak, bu sonuçları oya dönüştürme telaşında. Hayatında Marks’ı okumamış kelek, kalkmış ekonomi dersi, hem de kapitalist ekonomi dersi veriyor. Kimsede çıt yok. Halkımız ne versen yutuyor gibi duruyor.
    Durup durup sol elinin tersiyle vuracak mı?
    Yoksa öylece durup, duracak mı?
    Arif Nacaroğlu
    www.evrensel.net