Acıları dün gibi taze

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Sivas-Madımak Katliamı’nı lanetleme, canları anma mitinginde en önde evlatlarını yitiren aileler yer aldı. Miting alanında anneler, babalar ve kardeşlerden 14 yıl aradan sonra duygularını,...


Her yıl olduğu gibi bu yıl da Sivas-Madımak Katliamı’nı lanetleme, canları anma mitinginde en önde evlatlarını yitiren aileler yer aldı. Miting alanında anneler, babalar ve kardeşlerden 14 yıl aradan sonra duygularını, düşüncelerini öğrenmek istedik. Aldığımız ortak yanıt; “acı, öfke ve özlemlerin dün gibi sürdüğü” oldu.
Üç evladından Asuman ve Yasemin’i Madımak’ta kaybeden Yeter Sivri, o günden sonra zaten normal bir hayat yaşayamayan annelerden oldu. Canından çok sevdiği kızları sürekli içinde, o ise sürekli hastanelerde, ilaçlarla ayakta kalmaya çalıştı. Yeni by-pass geçiren Yeter Sivri, “CHP’ye, Baykal’a teşekkür ederek başlamak istiyorum” diye söze başladı ve “Maraş’ın baş katilini getirdi, Sivas’ınkini ne zaman getirecek partiye” diye sordu. “14 yıldır Baykal’ın değil bizim ciğerimiz yanıyor” diyen Yeter Sivri, “14 yıldır 2 Temmuz’u yaşadığını” söyledi. Anne Sivri, son nefesine kadar çocuklarının mücadelesini sürdüreceğini belirterek “On defa by-pass olsam da bu can bu bedenden çıkmadığı sürece çocuklarımın mücadelesini sürdüreceğim” dedi.
‘Baykal bir gün Madımak’a gitmiş mi?’
Öfkesini, acısını ve özlemini taze tutan başka bir anne de Pakize Doğan. Serkan’ını Madımak’ta kaybeden, Serdar’ı ise son anda yaralı kurtulan Pakize Doğan, “14 senedir aynı acı, aynı sıkıntı, aynı özlem” dedi. Madımak’ı ateşe verenlerin milletvekili yapıldıklarını, “Gazanız mübarek olsun” diyenlerin yargılanmadıklarını belirten Pakize Doğan’ı en çok etkileyen, üzen, acı veren ise Madımak Oteli’nin et lokantası yapılması. Pakize Doğan, “Asıl suçlu devlet. Maşalar yargılandı ama asıl çomağı sokanlar, asıl suçlular, devlet yargılanmadı” dedi. CHP’ye, Deniz Baykal’a öfkeli olan Pakize Doğan, “Bir gün Madımak’a gitmiş mi, bir çiçek koymuş mu? Şimdi ev ev dolaşıp oy istiyor. MHP ile birleşti. Bir daha yaksın bizi” dedi.
‘Laik, demokrat bir gül yetiştirmiştim’
Tek evladı Nurcan’ı, Madımak’ta bırakan Fidan Şahin de “Laik, demokrat bir tek gül yetiştirmiştim. Ona ne Aleviliği ne Sünniliği öğrettim. Nurcan tek çocuğumdu. Kendim için doğurdum diyordum. Oyuncağı elinden alınan bir çocuk ne hissederse, benim duygularım da aynı” diye anlattı özlemini. “Yalnız kendim sevmek için doğurmuştum” diyen ve bu ateşin hiç sönmeyeceğini belirten Fidan anne, iki maşayı yargılayarak içlerini soğutmak istediklerini, ama aileler olarak o gün orada görev yapan tugay komutanı, belediye başkanı, o dönemin başbakanı, cumhurbaşkanının da yargılanmasını istediklerini söyledi. Madımak’ın müze olmasının biraz olsun içlerini serinleteceğini belirten Fidan Şahin, Madımak’ta kebap yiyenlere de öfkeli.
Konuşamadı bile...
13 yaşındaki Koray’ını ve kızı Menekşe’sini kaybeden Anne Hüsniye’nin yaşamı ise o tarihten sonra altüst oldu. Katliamdan bir yıl sonra bir kızı olan ve adını Menekşe koyan Anne Hüsniye eşinden ayrıldı. Şimdi kızı ile birbirlerine can oldular. “O kadar doluyum ki” diyen Anne Hüsniye, “14 senedir aynı acı” sözlerinden başka bir şey söyleyemedi, akan gözyaşlarını ise tutamadı.
Belkıs Çakır’ın babası Kamber Çakır, “Türkiye laiktir, laik kalacak” mitinglerinden oldukça etkilendiğini, o mitinglerin bir halk hareketi olduğunu ve kendisini umutlandırdığını söyledi. “Türkiye laik değil ama olmalı” diyen Baba Çakır, Madımak’ın et lokantası yerine müze olmasını istedi. Kamber Çakır, sadece Belkıs’ın değil semah ekibindeki çocukları sayarak “19 şehidin babasıyım” dedi. Baba Çakır, “Bu bir devlet katliamıdır. Sadece o gün maşalar kullanılmıştır” dedi.
Handan Metin’in ablası Hülya Metin de “Acı yaşadıkça artıyormuş. Yeni olmuşçasına taze” dedi. Masada bir kişi eksik olduklarını, ODTÜ Felsefe’de okuyan kardeşi yüzünden ODTܒnün oralardan geçemediğini, çok istedikleri halde mezuniyetini göremediklerini belirten Hülya Metin, “Yalnızca yaşayanların bilebileceği bir acı. Hiç bitmeyecek” diyerek bir daha yaşanmaması için de o bilinçle geleceğe yön vermek gerektiğini söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

‘Madımak müze olsun’ dilekçesi

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser, Madımak Oteli’nin et lokantası ruhsatının iptal edilerek müze yapılması için Sivas Belediyesi’ne dilekçe gönderme, fakslama ve elden teslim etme eylemi başlattıklarını bildirdi. Yahudilere yönelik kıyımlardaki Auschwitz-Birkenau kampının devlet müzesi, Almanya’nın Solingen şehrinde beş Türk vatandaşının yakıldığı binanın önüne anıt yapılmasını örnek gösteren Eser, başta Sivas olmak üzere ülke insanının bu utançla yaşamaktan kurtulmasının, barış ve kardeşliğin yolunun Madımak’ın Barış ve Kardeşlik Müzesi’ne dönüştürülmesi olduğunu kaydetti. Eser, tüm vatandaşları Sivas Belediyesi’ne dilekçe göndererek et lokantası ruhsatının iptalini istemeye çağırdı.
Sultan Özer
www.evrensel.net