GÜNLÜK

  • Daha iki gün önce uyarmıştık biz aslında;
    “Şimdi demokrasi zamanı” yazan afişler sallanıyordu caddelerde.
    Ampulün seçim sloganlarından birisi olarak.


    Daha iki gün önce uyarmıştık biz aslında;
    “Şimdi demokrasi zamanı” yazan afişler sallanıyordu caddelerde.
    Ampulün seçim sloganlarından birisi olarak.
    Ve demiştik ki, bunlar demokrasiden bahsediyor, kendinizi sağlama alın…
    Daha iki gün geçmişti ki, manzara bu kez Kırklareli’nde ortaya çıktı.
    Öyle ya, “şimdi demokrasi zamanıydı!”
    TOKİ konut yapıyordu.
    Malum, TOKİ şu sıralar ampulün en gözde kuruluşlarındandı.
    Adeta hükümet gibi çalışıyor…
    Hatta hükümet gibi de değil…
    Tek başına iktidardan da öte…
    Mahalle yıkıyor…
    Yenisini dikiyor…
    Fiyat belirliyor…
    İhale veriyor…
    Alıyor satıyor…
    Haaa, bir de şimdilerde beyefendiye seçim mitingleri organize ediyor!
    İşte bu TOKİ’nin konutlarında çalışan işçiler üç aydır maaş alamıyor.
    Şimdi TOKİ, onlar bizim değil, müteahhit firmanın işçileri diyecek!
    Yakışır tabii!
    İnşaatlar TOKİ’nin; İhale veriyor…
    Beyefendi miting yapıyor… Anahtar dağıtıyor…
    Bunların hepsi TOKİ’nin oluyor.
    Ama o binaları diken işçiler maaş alamayıp…
    Aç karınlarına köle gibi çalıştırılınca TOKİ duruma karışmıyor!
    İmanlı arkadaşlar yaa!
    ***
    Üç aydır ücretlerini alamayan işçiler paralarını istediler.
    Öyle ya, bir nevi devlet işinde çalışıyorlardı…
    Kim bilir beyefendi seslerini duyar…
    Anahtar dağıttığı gibi ücretlerini de dağıtırdı!
    Nitekim devlet duyarsız kalmadı. Anında işyerine geldi.
    Üç aydır ücretlerini alamayan işçileri dayaktan geçirdi!
    Üç aydır bu sıcaklarda harç taşıyıp bina yapan…
    Kan ter içinde kalan işçiler dayağı yedi. Karakola götürüldü.
    Ücreti vermeyen patrona ise kimse dokunmadı.
    Ücreti vermeyen… İşçileri haraca kesen patron şikayet ediyor.
    Ücretleri ödenmeyen aç karınlı işçiler dayak yiyor!
    “Neeee…Bir de maaş istersiniz ha!”
    “Vay hain işçiler vay!”
    “Ne güzel kalkınıyoruz lann burada!”
    “Yoksa siz hür demokratik ve imanlı kalkınmanın düşmanı mısınız lann!”
    Oysa farkında değil ki işçiler bu memlekette ilahi adalet…
    Hak hukuk… İmanlı, vicdanlı ampul vardır!
    Üstelik “şimdi demokrasi zamanıdır!”
    Demokrasi ise bu ülkede aydınların vurulması…
    Ezilenlerin susturulması…
    İşçilerin emekçilerin öğrencilerin coplanması demektir!
    Nitekim öyle oldu…
    Ekmek isteyen işçiler demokratik coplarla…
    Biber gazlarıyla…
    Demokratik biçimde vuruldu!
    Yücel Sarpdere
    www.evrensel.net