‘Aç kalmamak için mücadele etmeliyiz’

“Çayımız bizim petrolümüzdür” diyen üreticiler, tüm çay üreticilerini IMF politikalarını yürütenlere karşı mücadeleye çağrıyor. Çay taban fiyatının düşük olması, kota ve kontenjanın yarattığı sıkıntılar, gübre fiyatlarının ...


“Çayımız bizim petrolümüzdür” diyen üreticiler, tüm çay üreticilerini IMF politikalarını yürütenlere karşı mücadeleye çağrıyor. Çay taban fiyatının düşük olması, kota ve kontenjanın yarattığı sıkıntılar, gübre fiyatlarının yüksekliği gibi sıkıntıları sıralayan üreticiler, siyasetçilere güvenmediklerini söylüyor.
Rizenin Fındıklı ilçesinde çay üreticisi köylüler, genel seçimlerden beklentilerini, AKP Hükümeti’nin uyguladığı tarım politikalarını ve yaşadıkları sorunları gazetemize anlattı. Evinde ziyaret ettiğimiz Gündoğan Yıldız, ÇAYKUR’u güvence olarak gördüklerini özelleştirilmesi durumunda üreticilerin çıkmaza gireceğini dile getirdi. “Bugün özel fabrikalar kafalarına göre ücret ödüyor. ÇAYKUR hiç yoksa dengeleri sağlıyor” diyen Yıldız, bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin üreticilerin sorunlarını çözmediğini belirtti. Yıldız, “Hükümetlerin hepsi IMF’nin ve ABD’nin güdümüyle siyaset yapıyor. Bence sorunlarımızı ancak kendimiz çözebiliriz. Üretici birleşmeli gerekirse emeğinin karşılığını alana kadar tarlada ürününü toplamamalı. Dişini sıkmalı, aç kalmak pahasına mücadele etmeli” diye konuştu.
‘Perişan durumdayız’
Köy kahvesinde bir araya geldiğimiz üreticilerden Mustafa Hindistan da “Perişan durumdayız. Çayımızı alım yerine götürüyoruz dönüm başına 10 kilo kontenjan var. 10 dönüm çayım var. Günde 100 kilo çay vererek bir ayda nasıl kota doldurulur, nasıl çay biter” dedi, Hindistan şöyle konuştu; “Çocukluğumda 1 kilo çay 125 kuruş 1 kilo küp şeker 75 kuruştu. Bugünse 1 kilo çay 61 YKr iken 1 kilo şeker 2 YTL oldu. Bize alternatif ürünler sunuyorlar, çayımızın alternatifi yok. O bizim petrolümüz ve fiyatı en az 1.5 YTL olmalıdır.”
Bizi evinde ağırlayan Rahibe Hindistan ise iki yıl önceki fındık paralarını hâlâ alamadıklarını söyleyerek “Şimdi ödüyorlar ama cüzdanda ne kadar fındık verilmiş belli olmasına rağmen şahitle gelin ve 2 taksitle paranızı alın diyorlar” dedi. Cengiz Ergüven de AKP’nin IMF politikalarıyla tarımı bitirdiğine dikkat çekerek “Siyasiler halkımızı koyun gibi güdüyor. Bir torba kömüre satın alıyorlar. Buna ‘dur’ demeliyiz” diye konuştu.
‘Birleşmeliyiz’
Tüm Köy-Sen Fındıklı Şube Yöneticisi Coşkun Demir ise sorunları şöyle anlattı; “En büyük sorunumuz çay taban fiyatının geriye doğru gitmesi. ÇAYKUR’un özelleştirme çabaları, bir avuç insan daha fazla kazansın diye yerli üretici hiçe sayılarak yabancıya yönenilmesi, gübre fiyatlarının neredeyse kara borsa gibi fahiş fiyatlarla satılması sorunlarımız arasında. Sorunlar karşısında üreticilerimiz örgütlü olmak zorunda. Karşımızda örgütlü bir güç var ve bizlere istediklerini dayatabiliyorlar. Siyasiler seçim zamanı kapı kapı dolaşıp tüm sorunları bir bir sıralıyorlar. Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz misali yaptıkları ortada. Sendika üreticilerin örgütlenmeleri için en önemli araçların başında yer alıyor. Bir kömür işçisi yaz ayında greve giderse kimse oralı olmaz, kışın soğuğunda grev yaparsa hissettirir kömürün eksikliğini. Sözün kısası her alanda olduğu gibi üreticiler de kendi sorunları etrafında birleşip mücadele etmelidir.” (Rize/EVRENSEL)
Hasan Güner/Onur Erşahin
www.evrensel.net