Kemal Sunal’a gülmek 3

Kemal Sunal’a gülmek 3

Fotoğraf: Derya Kayacan/EVRENSEL

Sokakta Kemal Sunal’ı sormak üzere çevirdiğimiz herkesin yüzünü bir gülümseme kaplıyor. Görüşler, özlemler ortak: Ona benzeyen biri daha yok


Kemal Sunal, ölümünün üzerinden geçen zamana rağmen halk tarafından sevilmeye devam ediyor. Sokaklara düşüp yolunu çevirdiğimiz insanların, Kemal Sunal’ın adını duyduklarında hemen gülümsediklerini gördük. Kimsenin Sunal hakkında olumsuz bir düşünceye sahip olmadığını idrak etmemize rağmen, insanların kendilerinden biri gibi benimseyecekleri bir sinema oyuncusu daha bulmak zordur. Oynadığı filmlerle eş değer oranda sevildiğini, yarattığı tiplemelerin hemencecik hatırlandığını işittik. Toplumun görmezden gelinen, horlanan, bir şekilde kendini ifade etme sıkıntısı çeken kesimlerinin sinemada ve televizyon ekranında Kemal Sunal’ın rengi ile cisimleşmesi, sokağın sesi olarak anlaşılmasına vesile olmuş.
Metronun önünde çalıştığı mağazanın el ilanlarını dağıtan Necmettin Kızılay, Kemal Sunal’ın en sevdiği sanatçılardan biri olduğunu söylüyor. Çevirdiği filmlerdeki komik olayların hoşuna gittiğini söyleyen Kızılay, “Çünkü bizden biri gibi oynuyor. İnsani geliyor ve halka verdiği bir sevinç var” diye özetliyor düşüncelerini.
Ayakkabı boyacısı Hüseyin Ene, güleç bir insan olarak tanımladığı Sunal’ın acı ve gerçekleri oynadığını söylüyor. Sunal’ın gariban ve marabayı, kapıcıyı canlandırdığı filmlerini beğendiğini söyleyerek, “Özellikle kız vermedikleri çöpçü filmini çok seviyorum” derken adeta iç geçiriyor. Ene, “Bizim gibi insanların sorunlarını dile getirdiği için namuslu bir adamdır. Kimsenin yapamadığı matraklıkları onun kadar kimse beceremez” diye ekliyor.
Durakta yanına iliştiğimiz öğretmen Güzel Taşdemir, bir gözü beklediği otübüste, diğer gözüyle sorularımızı yanıtlayarak Sunal’ın güldürürkenki eğitici yanını vurguluyor. Sunal’ın canlandırdığı rollerdeki şaşkınlığın çok sıcak olduğuna dikkat çeken Taşdemir, “Ona benzeyen hiçbir sanatçı yok. Orijinal ve sokaktan biri gibi” diye tanımlıyor Sunal’ı.
Sahici oynuyor
Sunal’ı sıradan bir vatandaş gibi algıladığını söyleyen büfe işletmecisi Zafer Döngel, bazı filmlerindeki küfürlü konuşmalarını eleştiriyor. “Çocuklar Sunal’dan çok etkileniyorlar. Çünkü oynadığı roller çok sahici. Bence filmlerinde küfür olmasaydı daha iyi olurdu. Yine de zararı yoktur. Bir filmini 3-4 sefer izlediğinizde sıkılmıyorsunuz” diye özetliyor düşüncelerini.
Ev hanımı olan Neriman Önsal, Sunal’ın filmleri arasında en çok Hababam Sınıfı’nı beğendiğini vurgulayarak başlıyor söze. Sunal’ın ölümüne çok üzüldüğünü söyleyen ve onun iyi bir insan olduğuna dikkat çeken Önsal, “Sanki hep gülüyormuş gibi kafamda kaldı. Evimizde hâlâ çoluk çocuk birlikte seyrediyoruz. Bazen küfür olsa da idare ediyoruz. Kendimize yakın hissediyoruz” diyor.
Temizlik işçisi olan Mustafa Aras, Sunal’ın mizahi yönüne dikkat çekiyor. Aras, oynadığı karakterlere Sunal’ın kendi rengini verdiğini belirterek şu ifadeleri kullanıyor: “Onun kalitesinde bir mizahçı yok. 10-60 yaş arası her zaman izlenebilir. Halkın sorunlarına duyarlı biri olarak ve onurlu yaşadı.” Sunal’ın gerçek yaşamında da yardımsever olduğuna dikkat çeken Aras, “Hiçbir sanatçı onun kadar samimi değildir” diyerek sözlerini bitiriyor. (İstanbul/EVRENSEL)

Sunal anlatıyor Halka yakın bir sinema
Türk ulusu yüzyıllardan beri mizah anlayışına yatkınlığı olan bir millettir. Mizah sevdiği gibi mizahi mizaca, espritüel kişilere de sempatisi yoğundur.
Türk ulusu, genelde duygusal bir karaktere sahiptir ve Kemal Sunal, güçsüzlere, haksızlığa uğrayanlara karşı şevkat, sevgi ve sempati duygularını yoğunlaştırarak ön plana çıkartmıştır. Halk, kendinden bir şeyler bulduğu ölçüde kendini sanatçının yerine koyar, onunla özdeşleşir. Bu durum Kemal Sunal filmlerinde açıkça görünen bir olgudur.
Keloğlan’ın saflığını, Nasreddin Hoca’nın uyanık, cin fikirlerini, ince esprilerini günümüze taşıyarak onlara benzeyecek sanatçı tipi aranması, Kemal Sunal ve diğer komedyen tiplerini doğurmuştur.
Sinema izleyicisi, Kemal Sunal’da sözünü ettiğimiz niteliklerin çoğunu bulduğu için filmlerine yoğun ilgi ve sevgi göstermiştir.
Sunal’ın filmlerinde canlandırdığı tiplerin, günlük hayatta her zaman karşılaşılan sıradan insanlar, halktan kişiler olması en büyük özelliğidir.
İyi niyetli, saf, temiz, kötülük düşünmeyen, sakar, saflığıyla işleri birbirine karıştıran, ancak zekasıyla ya da tesadüfen işin içinden çıkıp art niyetli kişilerin kötü yüzlerini ortaya çıkaran Kemal Sunal’ın yarattığı bu tipleme, sonuç itibariyle izleyicinin gerçek hayatta bu yöndeki özlemlerini yansıttığı içindir ki onun oynadığı rolden daima böyle bir beklenti içinde olmuşlar, genelde Kemal Sunal filmleri de bu doğrultuda gerçekleşmiştir.
Sunal filmlerinin konularını günlük hayattan alması, basit ve kolaylıkla algılanabilecek şekilde olması, espri anlayışının ulusal mizah anlayışına uygunluğu, halktan tiplerin canlandırılması, filmlerden çıkarılacak ders ya da iletilmek istenen mesajın kolayca algılanabilmesine olanak vermektedir.
Kötülerin, köşe dönücülerin, üçkağıtçıların normal hayatta da çok güçlü görünmelerine rağmen, en küçük ters çıkışta dağılmaları, güçsüz de olsa iyi niyetli kişilerin karşısında ya da doğru ve doğruların karşısında daima kaybetmeye mahkum oldukları mesajı, bu nedenlerle kolaylıkla algılanabilmektedir.
Genelde ticari amaçla yapılmayan çok az şey vardır. Sinema dünyasında da ticari amaç güdülmeksizin bir film yapılması elbette düşünülemez. Ancak, salt ticaret amaçlı yapılan sinema eserlerinin de kalıcı olması mümkün değildir.
Kemal Sunal filmlerinden ticari kâr elde etme amacı ön planda olmamış, özenle yapılmış filmler, kârlı film ya da kâr getirme sonucunu kendiliğinden doğurmuştur. Kâr için, sanat anlayışından taviz verilmemiştir. Bu durum özellikle Kemal Sunal filmlerine sanatçı açısından bakan kitleler ve sinema izleyicileri üzerinde etkili olmuştur.
3 yaşından 123 yaşına...
...
Kemal Sunal’ın kimliğinde Türk izleyicisi kendini buluyor. Feodal değerlerden koparak kente gelmiş, ama endüstriyel değerleri benimseyememiş, yani iki arada bir derede değerler sistemi arasında sıkışıp kalmış insanı anlatıyor. Bu sıkıntılar çerçevesinde yaşanan gülünçlükleri anlatıyor. Ama aynı zamanda doğru yolu, güzelliği, saflığı, dostluğu, aşkı, güvenirliği de aramaktan vazgeçmediği için sonunda başarıyı yakalayan tiplemelerdir Kemal Sunal’ın canlandırdıkları.
...
Sonuç olarak, Kemal Sunal filmlerini 3 yaşından 123 yaşına kadar herkes izliyor. Türkiye’de her gün 3 yaşına kaç çocuk giriyorsa (ki her gün kaç çocuk 3 yaşına giriyor, bunu hesaplamak lazım) hepsi Kemal Sunal yeni seyircisi oluyor. Bu da gösteriyor ki Kemal Sunal, uzun yıllar izlenme rekorları kırmaya devam edecek...
(Kemal Sunal’ın Sel Yayıncılık tarafından yayınlanan yüksek lisans tezi “TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü”den alınmıştır.)
İnan Kızılkaya

İLGİLİ HABERLER

20 Haziran 2018 21:54
‘FETÖ lehine paylaşımlarda bulunduğu’ iddiasıyla gözaltına alınan Gazeteci Ece Sevim Öztürk çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
20 Haziran 2018 21:09
Gazeteci ve Yazar Hakan Gülseven, Eski Sakarya Valisi Coş’a yönelik hakaret iddiasıyla açılan davada tutuklandı. Ertesi gün tahliye edildi.
20 Haziran 2018 17:59
Zonguldak Ereğli'de bulunan Tat Çelik fabrikasında çalışan işçiler, toplu sözleşme sürecinin tıkanması üzerine greve çıktı.
20 Haziran 2018 17:31
Makedonya'nın adının 'Kuzey Makedonya Cumhuriyeti' olarak değiştirilmesini öngören anlaşma, mecliste yapılan oylamada kabul edildi.
20 Haziran 2018 16:42
Engelli Hakları Forumu'nun ‘Engellilerin Seçim Bildirgesi’ başlıklı açıklamasında, olayların nesnesi değil öznesi olmak istedikleri belirtildi.

Toplam Query: 34