PETKİM işçisinin seçim tercihi belli!

KİT’leri satan da susan da vatan haini…
Memleketi babalar gibi satanlara cevabımız, 22 Temmuz’da sandıkta…
Özelleştirmeci partilere oy yok…


KİT’leri satan da susan da vatan haini…
Memleketi babalar gibi satanlara cevabımız, 22 Temmuz’da sandıkta…
Özelleştirmeci partilere oy yok…
Türkiye’nin petrokimya endüstrisinin temel taşı PETKİM’in girişindeki pankartlara göre, PETKİM işçisinin sandıktaki tercihi belli.
Çünkü PETKİM Aliağa Kompleksi 1985 yılında kuruldu ve 1987 yılında ise özelleştirme kapsamına alındı. Bu süreçte 20 yılda 6 hükümet değişti. Ancak PETKİM özelleştirme kapsamında çıkmadı. Tam tersi, her hükümet bir öncekinden daha özelleştirmeci oldu. Sonuçta 22 Temmuz genel seçimlerine birkaç hafta kala PETKİM yeniden ihaleye çıkartılırken, işçileri ziyaret ederek oy isteyen partilerin seçim bildirgelerinde ise özelleştirmenin durdurulacağı, ya hiç yer almadı ya da “Yapılsın ama iyi yapılsın” denildi.
MHP ‘İstismar olmasın’ diyor
Önceki gün işçileri ziyaret eden MHP’nin bildirgesinde, özelleştirme sözü yer almıyor. Sadece, “Kamu ihale sisteminde yatırımcı kuruluşların ihale sistemi dışına çıkartılması ve istismar edilmesine dönük istisnalar ortadan kaldırılarak işlemlerin hızlı, doğru, güvenli ve verimli yürütülmesini teminen bütünüyle yeniden düzenlenecektir” deniyor. Yani özelleştirme karşıtlığı yok, sadece “usulüne uygun yapılacak” taahhüdü yer alıyor.
PETKİM’e gelince yok
İşçilere karşı PETKİM’in özelleştirilmesine karşı olduğunu savunan, ancak Cumhurbaşkanlığı seçimini cansiperane önlerken, nedense özelleştirmeleri bir türlü engelleyemeyen CHP’nin bildirgesinde de “Rüşvet ve yolsuzlukların, ‘özelleştirme ve ihale’ vurgunlarının kökünü kurutacağız; yolsuzluklara bulaşanların yargı önünde hesap vermelerini sağlayacağız. İhale, özelleştirme, imar planı kararları ve arazi tahsislerinin hukuk, eşitlik ve saydamlık içinde gerçekleştirilmesini sağlayacağız” deniyor. Yani CHP de özelleştireceğini açıklıyor.
DP neden işçiyle konuşamadı?
Demokrat Parti İzmir yöneticileri ise PETKİM işçilerini ziyaret etmiş, ancak konuşma yapmak istememişti. İşçinin karşısına çıkmaya cesaret edememelerinin nedeni, DP’nin bildirgesindeki şu satırlarda gizli: “Kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine öncelik verilecek.” Saadet Partisi’nin seçim bildirgesinde ise özelleştirmeler ile ilgili herhangi bir madde yer almıyor.
Seçim bildirgesi yerine Uzan’ın ‘seçim taahhütleri’ni açıklayan Genç Parti’nin de özelleştirme karşıtı bir ‘söz’ü yok. Zira Uzan’ın kendisi de özelleştirmeden kazanç sağlayanlar arasında yer alıyor.
İşçiler en çok AKP’ye tepkili
“Babalar gibi satarız” ya da “Ülkemi pazarlamakla mükellefim” gibi taahhütleri en temel seçim bildirgesi sayılabilecek AKP ise seçimden iki hafta önce PETKİM’i ihaleye çıkartması nedeniyle işçinin en çok tepki gösterdiği parti. 21 yıllık işçi Ahmet Yıldırım, “Bu özelleştirme AKP’nin oylarını etkileyecektir” derken, 15 yıllık işçi Suat Boran ise “23 Temmuz’da vatanı AKP’ye, IMF’ye peşkeş çektirmeyeceğiz” diye konuştu. Harun Sözer, hiçbir hükümetin yeni fabrika kurma, işsize ekmek sağlama programı olmadığını belirterek “ülkeyi seven, bu ülkeye yatırım yapan, bu ülke insanına değer veren” bir partinin iktidara gelmesi isteğini dile getiriyor. PETKİM’in satışını ‘yabancı sermayeye peşkeş’ olarak tanımlayan Rüştü Parmaksız, “AKP’ye cevabı, halk seçimlerde verecektir” kanısında. 22 yıllık işçi Bünyamin Çakır ise “İktidara gelen her siyasi parti özelleştirme yanlısı hareket etti” dedi. İzmit tesisi kapatılınca Aliağa’ya gelen Havva Özkan, 19 yıllık işçi ve hükümete tepkili. Hasibe Keskin’in emekliliğine 7 yıl var. “AKP’den önce de özelleştirme oldu. Her hükümetin yaptığı aynı şey” diyen Keskin, çocuklarını PETKİM’in ekmeği ile büyüttüğünü anlatıyor. Hanife Yazıcı ise yeni işçilerinden. Özelleştirme ile işsiz kalacağını bildiği için AKP’ye karşı.
(İzmir/EVRENSEL)

Özelleştirmeye karşı Bin Umut
Özelleştirmeyi savunan siyasi partilere oy vermeyeceklerini duyuran PETKİM işçilerini, Bin Umut İzmir Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel, Emek Partisi İzmir İl Başkanı Hasan Hüseyin Evin ve DTP İzmir İl Başkan Yardımcısı Yusuf Kaya ziyaret etti. “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganı ile kürsüye çıkan İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel, işçileri, yıllarca özelleştirme politikalarını savunmuş ya da ses çıkartmamış, ancak seçim döneminde PETKİM işçilerine özelleştirme karşıtı olduklarını söyleyen partiler konusunda uyardı.
“Demokrasi için birleşen Bin Umut Adayları olarak, aynileşmiş, sağcısı solcusu birbirine karışmış partiler ve güçler karşısında halkın, işçinin, emekçinin, ezilenlerin sesi olarak baştan tavrımızı belirledik. Özelleştirmeye karşıyız. PETKİM’in, TEKEL’in bütün kamu işletmelerin satılmasının arkasında sinsi bir işgal planının olduğunu biliyoruz” diyen Tüzel, “ulusalcı” geçinen güçlerin, ellerine önce bayrak aldıklarını ancak sonra da Erdemir, Oyak Bank gibi kuruluşları sattıklarını hatırlattı.
Yalan söylüyorlar
Tüzel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kim doğru kim yanlış, kim sahtekar kim işbirlikçi, bugün halkın gözünde çok daha açık şekilde görülüyor. AKP tek değil, solcu diye kendini tanıtan CHP de aynı IMF programını, aynı sosyal güvenlik tasfiyesini savunmaktadır. Seçimler olunca işçiyi hatırlayanlar geliyorlar, özelleştirmeye karşı çıktıklarını söylüyorlar. Yıllardır bu ülkede özelleştirme programı uygulanıyor, her yerinde sizlerin, işçinin, emekçinin alın teri olan bu fabrikalar satılırken onlar bu parlamentoda yoklar mıydı? Artık parlamentoda işçinin, emekçinin; barış isteyen, demokrasi isteyen, özelleştirmeye karşı çıkan, IMF anlaşmalarını yırtıp atacak, ülkenin onurlu namuslu sesleri olacak.” (İzmir/EVRENSEL)
Elif Görgü/Özer Akdemir
www.evrensel.net