ÖZGÜRLÜK YOLU

ÖZGÜRLÜK YOLU

  • Başbakanlıktan erkenden istifa edeceğini ilan eden İngiliz Tony Blair, en yetenekli politikacıların bile kamuoyu baskısından azade kalamayacağını kanıtladı.


    Başbakanlıktan erkenden istifa edeceğini ilan eden İngiliz Tony Blair, en yetenekli politikacıların bile kamuoyu baskısından azade kalamayacağını kanıtladı.
    Blair’in yetenekleri (çene çalma ve çabuk düşünme gibi) neredeyse efsanevi. Delişmen İngiliz siyasetinin dümeninde geçirdiği 10 yılı sadece, 11 yıl görevde kalan Muhafazakâr Başbakan Margaret Tatcher geçebildi.
    Dönemin BBC kayıtlarına göre, İşçi Partisi milletvekili olarak sahneye çıktığında; kendisini “sosyalist” olarak tanımlıyordu. Ancak siyasi yetenekleri, Irak’ın kanlı sunağında telef oldu. ABD Başkanı George W. Bush’a borçlu olarak, büyük hevesle baş ortak rolünü oynadı; ta ki hem Irak hem de İngiltere’deki olaylar bir U dönüşünü zorunlu kılana kadar.
    Partisine gelecekteki seçimlerde bir koz kazandırmak için Blair geçenlerde, Irak’taki İngiliz askerlerinin geri çekileceğini duyurdu. Zaman, bunun yeterli olup olmadığını gösterecek.
    Blair’in yeni İşçi Partisi’nin soldan eleştirisini yapan Conor Lynch, “Labour and Trade Union Review”un (Emek ve Sendika Dergisi) son sayılarından birinde, bu partinin yönetici sınıflara hizmet etme istidadını yazdı: gözlerini budaktan sakınmaksızın, İngiliz yönetici sınıflarının tüm içgüdülerini taşıyan gruplara liderlik ettiler. O sınıf ki, tüm sınıf ve eğilimlerden halkı birleştirmekte her zaman başarılı olmuştur...
    İşçi Partili politikacıların bu içgüdülerini ancak, 1970’lerin sonundaki Almanya’yı tanımaya başladığımda idrak ettim. Alman kasaba ve şehirleri, bunları yapmanın görevleri olduğuna inanan politikacılar tarafından iyi idare ediliyor ve güzel yerler haline getiriliyordu.
    İngiltere’de ise hükümetteki liderler çöp toplanması, konut onarımları, güzel parklar ve bahçeler, sokakların temizlenmesi gibi konuları kendilerinden aşağıda işler olarak görüyor. Onlar, tüm dünyayı Nükleerden Arındırılmış Bölge falan gibi şeylerle değiştireceklerini düşünüyor.
    Bir de şimdiki duruma bakın; her iki üç yılda bir yeni bir savaş çıkarıyorlar. Yerel hükümetlerdeki halefleri kendilerine cömertçe ödemeler yapıyor. Konseylerin “vekilleri” var ve “icra başkanları” başbakandan daha fazla maaş alıyor. Peki konutlar, çöp kutuları, parklar ve sokaklar ne alemde?!
    Dolup taşan cezaevleriyle ve -umarım- başka istila edilecek yer olmayınca; gettolaştırmanın sonuçlarına karşı özellikle 24 saat ayyaşlık ve kitlesel kumar düşkünlüğü gibi İşçi Partisi’nin mirası olan sorunlarla büyük bir savaş planlıyorlardır.
    Tony Blair, Bush’a ihtiyaç duyduğunda, esaslı ve yaygın bir destek verdi.
    Şimdi o günler geride kaldı. Zaman, İşçi Partisi’nin de geride kalıp kalmayacağını gösterecek.
    ***
    Not: Makale; Tony Blair’in, İngiltere Başbakanlığı görevinden resmen istifa etmesinden kısa bir süre önce kaleme alınmıştı.
    Mumia Abu-Jamal
    www.evrensel.net